Peyzaj Mimarları Odası’ndan Kültürpark çıkışı: Mücadele 12 bin metrekareye indirgenemez

Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Elvin Güler, Kültürpark’ın, bir park olduğunu ve değerlendirmelerin bu doğrultuda yapılması gerektiğine dikkat çekti. Güler, “Parklar için peyzaj mimarları çalışır asıl olan görüş de odamızın, şubemizin görüşüdür. 420 bin metrekarelik alanın sadece 12 bin metrekaresine yapılacak binayı tartışmak, mücadeleyi küçültür” dedi.

Güncel 23.06.2021 - 14:55 23.06.2021 - 15:22

Halime Erdoğan/Yenigün/Özel-Türk Mimar ve Mühendisler Odası’na (TMMOB) bağlı Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Elvin Sönmez Güler, İzmir’de birçok tartışmaya sebep olan Kültürpark, Basmane Çukuru ve İzmir Büyükşehir Belediye binasının akıbetine yönelik önemli değerlendirmeler yaptı. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kültürpark Komisyonu Üyesi olarak, kentin simgesi olarak Kültürpark’ın korunmasına yönelik ciddi çalışmalar yapan Elvin Güler, Kültürpark’ın bir park olduğuna vurgu yaparak, alanı sadece yapı yoğunluğu açısından değerlendirmenin yanlış sonuçlar doğuracağına dikkat çekti. Kültürpark Koruma Planlarına dair bilgi veren Güler, “Kültürpark çalışmalarının yaklaşık 2 yıl önce 2’nci etabı başladı. Süreci başından beri aktif olarak takip ediyoruz, yürütücüyüz. Kültürpak için yeni bir sayfa açıldı. Toplantı süreçleri başladı. 16 toplantı gerçekleştirdik, toplantılar sürecinde birtakım veriler talep ettik. Koruma amaçlı imar planı yapabilmek için veriler gerekir ve bu veriler mevcut değildi. Bazı üniversite ve kurumlarla işbirliği yapılarak veri altyapısı tamamlandı. Bu doğrultuda biz de koruma amaçlı imar planlarında neler talep ettiğimiz ve nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine yönelik raporumuzu hazırladık. Toplam 39-40 maddelik taleplerimizi de içeren raporumuzu Büyükşehir’e verdik. Kültürpark, zaten bir park ve bizim için öncelikli olan, alanın ekolojik dengesinin korunması. Çünkü çok yıpranmış ve yaşlanmış durumda, darbelere, dıştan gelen etkilere artık tahammülü yok. Buranın bir an evvel onarılarak gerçekten korunması gerekiyor. Bu anlamda bizim taleplerimize, Büyükşehir’den birçok maddede olumlu dönüşler oldu ama plan notuna bazı maddeler girdi. Diğer maddeler ise proje sürecine ötelendi. Bazı maddelerde yer alan talepler zaten proje sürecinde yer alacak taleplerdi, plan notu olarak zaten konulamazdı ama bazı girebilecek olanlar da proje sürecine bırakıldı” dedi.

“KÜLTÜRPARK, SÜRECİ BİTMEDİ”
Alanda sert zemin yüzeyinin azaltılarak, geçirgen zemine dönüştürülmesinin önemini belirten Güler, “Koruma kurulundan geçtikten sonra proje aşaması başlayacak. Odalar olarak katılım sürecinde olduğu gibi, proje sürecinde de olmak istiyoruz. Proje sürecine dahil edileceği ifade edilen taleplerimiz yapılıyor mu, bunu da takip edeceğiz. Yani Kültürpark süreci bitmiş gibi algılanıyor ama henüz bitmedi. ‘40 talep maddesinden 9’u girdi’ olarak bakarsanız bu olumsuz bir tablo ama işin iç yüzü başka türlü. Kültürpak’la ilgili yapılan değerlendirmelerde sert zemin yüzeyinin azaltılması önemli bir konu. Kültürpark tartışmaları hep yapı ve beton bina odaklı oldu ama bu bir park! 420 bin metrekareden bahsediyoruz. Mevcut duruma baktığınızda, yapı metrekaresini alana oranladığınızda aslında oldukça az. Çok rahatsızlık verecek düzeyde değil. Kültürpark’a zarar veren şey sadece yapı azlığı ya da çokluğu değil. Çok ciddi miktarda beton düzey var, su tutma kapasitesi ve oradaki ekolojik dengede sıkıntılar yaratıyor, kapasitede dengesizlik yaratıyor. Bunların azaltılmasıyla ilgili ciddi olumlu dönüşler alındı. Yapı yüzeyi azaltılacak, yapı yüzeyi derken otoparklar, yürüyüş yolları anlamsızca çok geniş betonarme yüzeyler, bunların minimuma indirilerek, geçirimli yüzeylere dönüştürülmesi, sulama sistemlerinin randımanlı hale getirilmesi bu alan için ekolojik kazanımlardır. Bunlar görmezden gelinerek yapı oranı üzerinden bir tartışma olması yanlış. Burası bir park, parkı neden hala yapı üzerinden tartışıyoruz” diye sordu.

“MÜCADELE 12 BİN METREKAREYE İNDİRGENEMEZ”
Kültürpark’ın bir park olduğunu ve 420 bin metrekarelik alana dair sadece 12 bin metrekarelik yapı alanının tartışılmasının, mücadeleyi küçülteceğini aktaran Güler, “Yapıyla ilgili hangarların olduğu bölgede zaten yapılan ekolojik taramalar, ısı adası ölçümleri sıkıntılı olduğunu gösteriyor. Bu hangarların orada yarattığı tahribat ve park için olumsuz etkisini zaten konuşmaya dahi gerek yok. Çünkü tarafsız bir kurumun, üniversitenin raporu ortada, açıp okuyan bunu görüyor. Zaten biz de ‘bunları, burada istemiyoruz’ dedik, sözümüzün de arkasındayız. Bize söylenen oradaki hangarların tamamen söküleceği ama aynı yere 12 bin metrekarelik bir yapı planlandığıydı. Biz bunun da arkasında değiliz ama ben Kültürpark mücadelesini 12 bin metrekarelik yapıya indirgeyemem. Bu çok sığ bir yaklaşım olur. Bize göre kazanım olan değerleri yok sayamayız. Biz bunları anlatıyoruz ama muhalif olmak isteyen, siz ne yapsanız muhalif oluyor. Dinleyene derdimizi anlatıyoruz. Ben bir mimar gibi, şehir plancısı gibi konuya bakamam. Ben konuya başka bir pencereden bakıyorum. Bu taraftaki artı ve eksileri değerlendiriyorum. Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası farklı bir pencereden bakar ama özüne gidersek hepimiz aynı noktadayız, aynı şeyi düşünüyoruz sadece yorum farklarımız var. Asıl olan burası bir parktır. Parklar için peyzaj mimarları çalışır asıl olan görüş de odamızın, şubemizin görüşüdür” açıklamasında bulundu. İzmir Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı İlker Kahraman’ın, “Kültürpark’ın ismi Kent Park olsun’ talebinin hatırlatılması üzerine konuşan Güler, “Kültürpark, zaten bir kent parkıdır. Ben İlker Başkanın bunu ifade ettiğini düşünüyorum. Kendisi konuya çok hakim, bir yanlış anlaşılma olabilir” dedi.

“BASMANE ÇUKURU, KÜLTÜRPARK’A DEVREDİLSİN”
İzmir’de birçok tartışmaya neden olan, yıllardır atıl duran Basmane Çukuru’nu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yeni belediye binası yapmak istiyor. TMSF ile Büyükşehir arasında görüşmeler devam ediyor. Peyzaj Mimarları Odası olarak, çukura bakış açılarını sorduğumuz Güler, “Basmane çukuru aslında Kültürpak sınırları içinde olan ama Kültürpark’tan ayrılan bir alan. Yıllardır kaderine terkedilmiş vaziyette, ne olacağı belirsiz. Birçok soru barındırıyor. Bizim isteğimiz Basmane çukurunun, Kültürpark’a yeniden dahil olmasıdır. Teknik ve yasal olarak bu mümkün değilse eğer, alanın belediyenin kullanımına tahsis edilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Asla özel firmalara, müteahhit firmalara verilmemelidir. Basmane çukuru kamunundur ve kamu için kullanılmalıdır. Büyükşehir Belediyesi tüm ilişkilerini ve kaynaklarını kullanarak alanı yeniden almalıdır.” diye konuştu.

“BÜYÜKŞEHİR BİNASI KÜLTÜREL MİRASTIR, KORUNMALIDIR”
Elvin Sönmez Güler, İzmir Büyükşehir Belediye binasının kültürel bir miras olduğunu ifade ederek, “İzmir Büyükşehir Belediye Binası çevresindeki binaların büyük çoğunluğu merkezi hükümete ait. Bu binaların yıkımı gibi kararlar İzmir Valiliğinin vereceği kararlardır. Bu konuda bizden bir görüş sorulmadı, önce bir görüş sorulması lazım ki, biz de yerinde inceleme yaparak görüş belirtelim. Bu konuda böyle bir süreç işlemiyor, kendileri bir süreç yürütüyorlar. İzmir Büyükşehir Belediye Binasına yönelik ise toplantılar yapıyoruz, süreç devam ediyor. Hatta üçüncü toplantı söz konusu binada yapıldı, bu aynı zamanda bir keşifti. Heyet olarak binanın içini kat kat dolaştık. Teknik bilgiler verildi. Henüz netlik kazanmış bir durum yok. Konuya, ‘Bu bina sadece bir bina mıdır yoksa İzmir’e mesaj veren bir yapı mıdır’ sorusunu, sorarak bakmak gerekiyor. Yarışma neticesiyle yapılmış bir bina, hikayesi var, binayı tamamlayan bir meydan düzenlemesi yapılmış. Binanın verdiği mesajı devam ettiren bir meydan bu. Yerel yönetimin gücünü gösterebildiği, temsiliyet kabiliyeti açısından önemli bir yapı. Burayı sadece bir bina olarak algılayamazsınız, bu sebeple de ‘Tamam yıkalım’ diyemezsiniz. Bunu bir kültürel miras alanı olarak görmek ve korumak gerekir. Şu anda binanın bazı noktalarında az, bazı noktalarında orta hasar var. Kentimizde birçok tarihi bina var, onlar nasıl güçlendirilip, korunuyorsa aynısı İzmir Büyükşehir Belediye binası olarak kullanılan yapı için de uygulanmalı. Bina yıkılırsa, yerine aynısının yapılması zaten teknik olarak mümkün değil. Temsiliyetin devamı için yerine çok daha küçük bir bina yapılabilir ya da orası boş kalarak meydana dahil edilebilir. Biz bu iki yaklaşıma da katılmıyoruz. Mevcut yapının korunması gerektiğini düşünüyoruz. Tabi ki işlevi azaltılabilir. Burası bir müze, kütüphane, sergi salonu olabilir. Zaten olası bir güçlendirme, mimari formunda da değişiklikler yapacak. Daralacak… Güçlendirdikten sonra zaten içinde 2 bin kişi çalışamaz. Biz de zaten aynı işlevde devam etmesini savunmuyoruz, daha az işlev yükleyerek, korunması taraftarıyız” dedi.

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@