Pınar Coşkuner Genç, 2024 Olimpiyatları'nda yelken branşında başhakem olarak atandı ve tarihte bu göreve atanan ilk kadın ve ilk Türk hakem oldu

IMG_1599 kopya

Türkiye’de ve dünyada yelkencilik alanında bir çok başarıya imza atarak Türk kadınının adını uluslararası alanda başarı ile temsil eden Avrupa Yelken Federasyonu Asbaşkanı, Dünya Yelken Federasyonu Bölgeler ve Gelişim Komitesi Başkanı Pınar Coşkuner Genç ile spor ve iş dünyası hakkında görüştük. Özel yaşamı ve iş dünyasının büyük bir bölümünde yelkencilik bulunan son olarak da 2024 Olimpiyatları'nda yelken branşında başhakem olarak atanan ve tarihte bu göreve atanan ilk kadın ve ilk Türk hakem olan Pınar Coşkuner Genç, “Biz Atatürk’ün kızları olarak yetiştirilirken şanslıydık, herhangi bir kadın erkek farklılığı hissetmeden büyüdük, kadınım diye herhangi bir şey önüme serilmedi, elimden de alınmadı” diyerek kadınlara ve gençlere örnek olmak amacıyla sıkı çalışmaya devam edeceğini belirtiyor.

P: Pınar Hanım biraz kendinizden bahseder misiniz?

P: Ben doğma büyüme İstanbul Kalamışlıyım. İlk önce ailemle yelken yapmayı öğrendim. Sonra Üsküdar Amerikan Lisesi’nde okurken bir sınıf arkadaşım beni İstanbul Yelken’e getirince İstanbul Yelken’in sporcusu oldum. Ardından da üyesi oldum. Şimdi de Haysiyet Divanı’ndayım. Uzun süredir üyesi olduğum için Yönetim Kurulu’ndayım. Yelkende yarışçı olarak başladım. Bu arada Milli Takıma girdim. Akdeniz Oyunları, Dünya Avrupa Şampiyonlarına katılma şansı buldum. Balkan Şampiyonu oldum. Ardından iş hayatı gelince milli takım geri plana gitti. Yarışmayı hiç bırakmadım ama, yarışmalara devam ederken hamile kalınca baktım ki yarışamayacağım, ne iş yapabilirim derken, zaten biz milli takımdayken İstanbul Yelken’den büyüklerimiz bizim hakem eğitimlerimizi almamızı sağlamıştı. Dolayısıyla oraya yöneldim. Yarışçılıkla beraber hakemliğe de devam ettim. Uluslararası hakem oldum sonra birçok başarılara imza attım. Londra Paralimpik Oyunlarında yarış yönetiminde görev aldım. Ardından Rio’da 4.70 sınıfında Olimpiyat’ta yine yarış yönetiminde yer aldım. Geçen Tokyo’da Olimpiyatlarda 4.70 sınıfının başhakemi oldum. Şimdi Paris Olimpiyat Oyunlarında da bütün hakemlerden sorumlu baş yarış yöneticisi olacağım. Bu sorumlulukta ilk defa bir Türk yer alıyor. İlk defa bir kadın yer alıyor. Dolayısıyla dünya yelken tarihine de geçmiş oluyorum. Türk sporunda da ilk defa bir spor branşında da tamamen bir Türk hakemlerin başında.

“HAYATIMDA DENİZCİLİK HEP VAR OLACAK”

Türkiye Yelken Federasyonu’nda Merkez Hakem Komitesi Başkanlığı yaptım. Avrupa Yelken Federasyonunda, Türkiye Yelken Federasyonunu temsil ettim. Bu temsilden sonra bana asbaşkanlık teklifi geldi. Bu 3 dönem önceydi. Böylece Avrupa Yelken Federasyonunun da ilk kadın asbaşkanı oldum. Şu anda da 1. Asbaşkanım. Onun dışında Dünya Yelken Federasyonunun bazı komiteleri var. Burada hem yarış komitesindeyim, hem de bölgeler ve gelişim komitesinin ilk kadın başkanıyım. İş olarak da masterlı bir ekonomistim ama klasik iş hayatından sonra denizcilik alanında çalışmaya başladım. Son 5 yıldır da tekne ve tekne malzemeleri satışındayım. İş hayatının çok büyük bir bölümünde tamamen zaten denizcilik vardı hep de var olacak.

P: Bu nasıl bir başarı Pınar Hanım, gerçekten bravo, tebrik ederim ama en önemlisi bu kadar başarılara imza atmış bir kadın olarak sizinle gurur duydum, tabii sadece bir kadın olarak değil, kendinizi denizlere adamış birisi olarak bizi yani Atatürk Gençliğini, Türkiye’yi bu kadar güzel yerlerde duyurduğunuz için size çok teşekkürler, sizinle ne kadar gurur duysak az. Ailede hiç örnek aldığınız bir yelkenci var mıydı?

 

P: Yelken konusunda alaylıyız. Bizim teknemizi Tuzla’da kendisi çizip arkadaşlarıyla ahşaptan yapıp ana yelkeni anneannem Amerikan bezinden dikiş makinasında dikmişti. Annemd e yelkencidir. Rahmetli dedem Gençlik ve Spor Müdürlüğü yapmıştı. 2 Olimpiyata kafile Başkanlığı yaparak gitmişti. Yarışçı yelkenci olarak kimse yok. Ama kızım benden sonra yelkenci oldu. Uluslararası İlişkiler okuyor. Üniversitenin yelken kulübünün de komodorluğunu yapıyor.

Gözden kaçırmayın

“Pandemiye rağmen 2021 yılında patlama yaşadık” “Pandemiye rağmen 2021 yılında patlama yaşadık”

yeni (1)

 

“KADINLARA VE GENÇLERE ÖRNEK OLMALIYIZ”

P: Türkiye’nin çok o kadar güzel kıyı şeridi, sahil kasabaları ve denizleri var ki, bunu çok iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum Pınar Hanım, daha önce neler yapılmıştı bu başkanlıklarda da siz geldikten sonra artık neler yapacaksınız mesela, ne gibi düzenlemeler ve yenilikler düşünüyorsunuz?

P: Bizim yapabileceğimiz çok şey var, klasik lafımız 3 tarafımız denizlerle çevrili en başta.  Ancak millet olarak denize bakmıyor arkamıza atıyoruz. Öyle ki denizlerden sadece rant elde edileceğini düşünen bir milletiz. Bunun kırılması gerekiyor. Yerel yönetimlerin de desteği ile, ailelerin desteği ile bunlar daha güzel bir şekilde daha güzel işler yapılabilir. Bu spor zengin bir spor değil, tabii malzeme satın alması pahalı, yurt dışında geliyor ama yapabileceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum. Özellikle kadınlara ve gençlere örnek olmak amacım.  İzmir başta olmak üzere Muğla olmak üzere buralarda bir çok yelken kulüpleri ve etkinlikleri oluyor. Biz Atatürk’ün kızları olarak yetiştirilirken şanslıydık, herhangi bir kadın erkek farklılığı hissetmeden büyüdük, kadınım diye herhangi bir şey önüme serilmedi, elimden de alınmadı. Ben ilk kadın sınıfının açıldığı nesildenim. Benim neslimle beraber ilk defa kadınlar yarışmaya başladı. Şu anda Türkiye Yelken Federasyonluğu Yıldızlar Kupası var gerçekleşen, optimist sınıfları, uluslararası hakem olarak sayı olarak çok aza düştük ama güzel işler yapıyoruz. Uluslararası hakemlerin yüzde 15’i kadın, çoğunluk Avrupa’da.

 IMG_1580 kopya

“İLK TÜRK KADIN BAŞHAKEM OLDU”

 

P: 2024’de Paris Olimpiyat Oyunları’nda ilk Türk kadın başhakem olduğunuzu öğrenince inanmamışsınız? Nasıl bir duyguydu bu?

 

P: Her şeyden önce annelerimden ve eşimden çok büyük destek aldım. Onlar olmasaydı ben bence buralara da gelemeyebilirdim. Daha önceki hakemliklerde görev aldığımda ben zaten Paris’te yine görev alırım diye düşünüyordum. Resmi bildirimden önce bir arkadaşım söyledi ve gözlerim doldu. Bu önemli bir yük. İlk kadın olmak tarihe geçmek çok önemli. Ben kadınım diye seçilmedim, ben Türk’üm diye de seçilmedim. Sadece en iyi kriterlere sahiptim. Çalışma ve stres bu duyuruyu alır almaz başladı zaten.

“BİZ TÜRKLER ÇOK ÇALIŞKANIZ”

P: Sizce neyi farklı yaptınız da seçildiniz sizce, ya da bundan sonra neyi farklı yapmalıyız ki, yurt dışında daha çok yerde Türk görelim.

P: Bu olimpiyatlarda 2 sınıf ilk defa yer alıyor, birincisi uçurtma sörfü diğeri deflow sörf, kendi salması üzerinde kalkan yelkenli. Marsilya’da yelken yarışları olacak. Biz yönetimsel anlamda yurt dışında yer alıyoruz zaten biz Türkler çok çalışkanız. Eğitimli olan kesim de belli seviyede, o yüzden iyi noktalardayız. Hakemlik olarak ise; belli yarışlara gitmeniz ve kendinizle ilgili olumlu referans almanız gerek. Koca bir kitapçığımız var kuralları olan, basit ve ana kurallar 10 tane onun dışında çok detaylı kurallar var, bunların bilinmesi uzun zaman alıyor tabii ama yarışçılıktan gelmesi daha doğru. Olimpiyatlarda daha madalyamız yok. Havuzu daha genişletebilmemiz, belli başlı haklar ve benzer yarışlarla daha iyi olacağını düşünüyorum. Bazen de şanssızlıklar oluyor. 4.70 erkeklerle kadınlar karışık sınıf oldu. Öyle olunca onlar karışık olması zaman alacak. Bize sponsor gerek, ekipman, ekipman, ekipman.