Bu hafta sayfamıza verdiği eğitim ve seminerle adından söz ettiren Psikolog Kutay Ürkmen’i taşıdık. “Ne haliniz varsa gülün”, “Hizmette sinir yoktur” gibi adını verdiği eğitim ve seminerler ile Kurum Psikologluğu üzerine konuşurken, pandemi döneminde çalışan psikolojisini de masaya yatırdık. Ürkmen, “Senin için en kıymetli kişi kimdir sorusunu biz hep yanlış sorup yanlış cevaplamışız. Senin için en kıymetli kişi kimdir sorusunun cevabı “sen” olmalısın, yani kişinin kendisi olmalı. Yani “ben” olmalıyım. Bunu egoistlik olarak algılamamalıyız. Bir de benim seminerimde bahsettiğim “hayallerinizi ve hayatınızı ertelemeyin” kısmı var. İmkanlar ve şartlar dahilinde yapmak istediğiniz hiçbir şeyi ertelemeyin. Çünkü yarın dediğimiz şey aslında gerçeklik de var olmayan bir şey olabilir. Bizim var olacağını zannettiğimiz bir kavram” diyerek de bizleri iç dünyamıza yolculuğa çıkarıyor.

kutya urkmen (2)

P: Kutaycığım, ilk önce seni tanıyabilir miyiz?

K: 1972 Ankara doğumluyum. Ama bir yaşımdan beri İzmir’de oturuyorum. Alaybey İlkokulu, Karşıyaka Ortaokulu ve Karşıyaka Lisesi’nden sonra Hacettepe Üniversitesi psikoloji bölümünü kazandım. Bu arada annem beni Hacettepe Üniversitesi’nde doğurmuş. Doğduğum üniversiteye okumaya gittim. Sonra İzmir’e geldim özel sektörde çalışmaya başladım. Son 12 yıldır da kendi işimi yapıyorum. Ofisimde serbest psikolog olarak danışanlarımla görüşüyorum. Bir de eğitim danışmanlık firmam var. Gülümsemenin Büyüsü adlı bir oyunum var. Önümüzdeki hafta 868.’sini gerçekleştireceğim bir seminer var. Türkiye dışında yedi farklı ülkeye de gitti seminer. Bir taraftan da bu seminerin içinde olan BKM Mutfak’ta Standup gösterisi yapıyorum. “Ne haliniz varsa gülün” ismini koyduk. Yine eğitim vereceğim bir seminerde hizmet sektörü için kullanmak istediğim bir isim var. “Hizmette sinir yoktur”. Misafir ilişkileri ya da müşteri ilişkileri yoğunluğu olan işler, çalışanların öfke kontrolü, beden dili İle ilgili unsurları anlatacağım bir seminer.

P: Aslında bir çok iş kolunda psikolojik danışmana ihtiyaç var ve dolayısıyla patronlar, işverenler çalışanlarının psikolojilerinden çok üretim ya da satış amaçlı sürekli beklenti içindeler belki de işyerlerine psikolojik danışman koysalar sizin gibi o zaman olumlu anlamda her şey daha çok iki katına çıkacak diye düşünüyorum ne dersin? Dolayısıyla hem çalışan tarafında hem de işveren tarafında her şey stabil ve daha doğru gidiyor olacak.

K: Günümüzde iletişim ve psikoloji daha önemli hale gelmeye başladı. Bugüne kadar hep ihmal edilen bir konuydu bu. Avrupa’da olan bir çok özel firmanın “Kurum Psikolog” uygulaması var. Firmanın kapasite, ihtiyacı ve çalışan sayısına göre bu kurum psikologu olarak çalışan kişi sayısına göre belirli günlerde ya da saatlerde firmanın içinde yer alıyor. Benim hali hazırda kurum psikologluğu yaptığım üç firma var. Sektörde çalışan kişilerin haftada bir sorunlarını dinleyip notlarımı alıyorum ve ona göre geri bildirimde bulunuyorum. Ona göre işveren tarafından çalışan motivasyonu ve performansı iletmede bu çalışanların dosyalarına işleniyor. Sonuç olarak işverenlerin memnuniyeti arttı ve çalışanlar firmam bana değer veriyor duygusunu hissetmeye başladılar. Özellikle mavi yaka çalışanlarımızın böyle bir hizmeti dışarıdan alma gibi durumları çok zor olduğu için onlar için de çok verim sağlayan bir hizmet oldu.

psikolog kutay1

P: Şirketlerin ekip dayanışması motivasyon eğitimleri gibi çalışmalarla ilgili teklif geliyor mu ve buralarda ne gibi çalışmalar yapıyorsun?

K: Tabii ki de katılıyorum. Çalışanlarının motivasyon eğitimlerine önem veren bir çok firmayla çalışıyorum. Türkiye’de 156 firmayla seminerimi paylaştım. Şu ara günümüz şartlarından dolayı sanırım talep daha da fazlalaştı. Çünkü pandemi dönemi hepimizi çok yordu ve bunalttı. Benim seminerim birazcık daha farkındalık üzerine kurulu bir seminer. Çünkü kişileri kendi yolunu kendileri çizmeleri konusunda sadece yol gösteriyoruz. “Gülümsemek” dediğimiz konu insanın olduğu her yerde var olması gereken bir şey. Çalışanların sabah servise bindiğinde gülümseyen bir yüzle günaydın diyor olmaları herkesi mutlu eder.

P: Pandemi döneminde bir çok işveren çalışanlarını evlerinden home office olarak çalıştırdı, fakat çalışanlar home office çalışırlarken bir yandan çocuk, ev işi, iş yerindeki yoğun tempo derken bir çoğumuzun psikolojisi de bozuldu. Bununla ilgili sana gelenler hangi dertleriyle geldi ve bu durumu nasıl çözdünüz?

K: İlk 1-2 ay bunların efektlerini çok görmemiştik. Bu şuna benziyor Peyvend, okuldayken bir sel olur bizi evlerimize gönderirlerdi ve biz dünyanın en mutlu çocuğu olurduk, bu örnekle yola çıkarsak ilk başlarda böyle olan düzen tüm personel için, herkes için zaman geçtikçe çok sıkıcı hale gelmeye başladı. Biz bir de çok sosyal varlıklarız sosyalleşemediğimiz zaman orada sıkıntılar başladı. İşe giderken ne kadar sıkılıyor olsak da dışarıya çıkıp kendimize bir bakım yapıyor olmak bile motive edici arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde ise sosyalleşmenin her daim psikolojimizi düzelttiğini görüyoruz. Bizim birincil önceliğimiz hayata tutunmak ama bir taraftan da bunun zararlarını hep gördük ve hala daha yaşıyoruz. Bazı işlerde bazı sektörlerde pandemi döneminde yapılan araştırmalar sonucu bazı işyerlerinde iş yoğunluğu, üretimi ve satışın daha çok arttığı görülüyor, bazı sektörlerde ise her konuda düşüş olduğu görülmüş. Yani bu iş koluna göre değişiyor. Bazı işverenler tarafından da şu soru işaretleri oldu tabii, biz şu residence a şu kadar kira ödüyoruz, bu kadar katta bu kadar personeli çalıştırıyoruz madem, pandemi döneminde herkes evlerinden çalıştı, biz bunu daha önce neden yapmadık? Sorusu hep akıllarına geldi.

 212420570-elcin

P: Şimdi Kutay böyle konuşunca aklıma öyle bir soru da geliyor tabi. Şimdiye kadar büyük şirketlerde yapılan ekip dayanışması motivasyon eğitimleri olmasa da olur muydu acaba? Çünkü şu an işverenler evlerinden ya da dışardan personellerini çalıştırdıkları zamanda işin gittiğini görüyorlar.

K: Daha önce bu eğitimi alan firmaların pandemi döneminde ki bu süreci daha kolay atlattıklarını gördük Peyvend. Daha az verim kaybıyla geçirdiklerini gördük.

P: Siz psikologların pandemi döneminde online eğitimleriniz nasıl oldu? Daha doğrusu ne kadar etkili oldu online olduğu için?

K: Bizim kuşağımız online a alışık bir kuşak değil. Pandemi döneminde iş motivasyon eğitimine geldiği zaman online eğitim olduğu için zoom üzerinden yaptığımız tüm eğitimlerin geri bildirimini aslında çok alamadık, neden? Çünkü interaktif bir eğitim olduğu için benim seminerim kamera kapalı ya da ses kapalı olduğu zaman geri bildirim o kadar kişi arasından çok az oluyor ya da hiç olmuyor dolayısıyla orada benim söylediklerime kim gülüyor kim bir geri bildirimde bulunuyor bilemiyorum. Online eğitimin handikapı özellikle grup eğitimlerinde evet biraz fazla.

P: Peki Kutay işe alım süreçlerinde mülakatlarda bir psikolog olmalı mı sence?

K: Bir psikolog olmalı. Bir firmanın başarılı olmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi bence doğru personel seçmesidir. Size iş başvurusuna gelen bir personel verimsiz bir personel olmayabilir, hangi alanda size ne kadar verimli olacağı önemli.

isdunyasi

P: Son olarak ekonominin ve piyasanın bu kadar zor olduğu dönemlerde bizim mutlu olmaya da ihtiyacımız var. Bizim kendi farkındalığımızın oluşması için ailemize bir şekilde mutluluğu yansıtmak için ne yapmamız gerekiyor? İlk önce biz ne yapmalıyız ki mutlu olmalıyız sonra çevremize bu mutluluğu nasıl saçmalıyız?

K: Senin için en kıymetli kişi kimdir sorusunu biz hep yanlış sorup yanlış cevaplamışız. Senin için en kıymetli kişi kimdir sorusunun cevabı “sen” olmalısın, yani kişinin kendisi olmalı. Yani “BEN” olmalıyım. Bunu egoistlik olarak algılamamalıyız. Bir de benim seminerimde bahsettiğim “hayallerinizi ve hayatınızı ertelemeyin” kısmı var. İmkanlar ve şartlar dahilinde yapmak istediğiniz hiçbir şeyi ertelemeyin. Çünkü yarın dediğimiz şey aslında gerçeklik de var olmayan bir şey olabilir. Bizim var olacağını zannettiğimiz bir kavram.

P: Çok teşekkür ederim Kutaycığım bu güzel sohbet için.

K: Ben teşekkür ederim.