16.08.2013, 21:00

Rol model ne olmalı?

Evlilikler rol model oluyor da ayrılıklar neden rol model olamıyor?..¶

İlla ki bir kavga mı olmalı?

İlla ki taraflar birbirini kessin, biçsin, öldürsün, hakaret mi etsin?

Veya küfürleri ile sırlarını deşifre ile mi uğraşsın?

Maalesef eğitimsizliğimiz iyice devrede.

Günümüz evlilikleri boşanmayı da artık içinde barındırıyor...

Öyle anneannelerimiz gibi bir yastığa baş koyduk kenetlendik yok artık...

Sanırım her şeye kolay ulaşım bunu sağladı...

Teknoloji gelişti, iş kalmadı, kusurlar çoğaldı...

Ya da zamane insanları sabırsız...

Ya da ya da ya da bir çok ya da sıralamak mümkün...

Sıkılmak zamanı şimdilerde...

Evlilikte sıkılmak...

İlişkilerden sıkılmak...

Arkadaşlıklardan sıkılmak...

Olağanlıktan, monotonluktan sıkılmak vs vs...

Artık tahammülsüzlüğü var kişilerin birbirlerine...

Hal böyle de olunca evlendiğin gibi boşanır oluyorsun...

Ancak toplumumuzda bir de şu var ki şaşırtıyor...

Ayrılmalar mutlaka şaşaalı mı olmak zorunda?..

Veya kavgalı mı?

Medeni bir şekilde ayrılma yaşanamaz mı?

Veya illa ki her şey bitti çocuklarını asla göremezsin mi yaşanmalı?

Tapuladık mı biz onları?

Hatıraların kötüsü kalırken akılda iyiler ne çabuk da unutulur bu gibi durumlarda?

Hemen şikayetler başlar ve veryansınlar...

Veya her ayrılan pılıyı pırtıyı mı toplar?..

Kaçırır...

Güzellikler de olmalı... Bir rol model boşanma oluyor da, arada ne yazık ki...

İnsanımızın şunu iyice öğrenmesi gerek.

Her birey kendini düşündüğü kadar karşısındakini de, çocuğunu da düşünmek zorunda...

Zarar verecek davranışlar, oyunlar, düşünceler aslında kişinin kendisine çok büyük zarar vermekte...

Bu nedenle rol model olarak, ‘kavgayı, kötülüğü’ değil, güzelliği ve barışı içimize sindirmeli ve herkesi olduğu gibi kabul edebilmeyi öğrenmeliyiz...

 

 

‘‘Benzin değil, kalori tüket’’

Spor, spor, spor diye çırpınırken sloganımızda ‘benzin değil kalori tüket’ olsun bundan sonra... Bu nedenle de bisikletlerinizi küflendikleri yerden çıkartıyorsunuz, gerekirse işe bisikletle gidip geliyorsunuz... Bu hayal değil...

Yurtdışında elinde çanta ayağında topuklu ayakkabı ile bisiklet binerek işe giden birçok kadınla karşılaştım... Bu bilinçlilik nereden geliyor?..

Biz ise tek kişi arabaya kurularak trafiği mahvettiğimiz gibi lüks yaşıyoruz...

Bu gidişata neden son verilmiyor?

İlla ‘dünyada petrolün tükenmesi mi’ gerekli?

İlla zora mı girmeniz gerekli?

Lütfen artık kumdan kafanızı çıkartın... Dev dev jeepler ile şehirde gezip, benzin yakarak hava atacağınıza, dünya ne alemde bir düşünün...

Biz tüm bilinçli kişileri bu slogan ile doğacılığa davet ediyoruz... Haydi hem spor, hem de yaşadığımız dünyamızı düşünme zamanı...

Ha bu arada duyar gibiyim... ‘Bisiklet yolları var da biz mi gitmedik’ gibi...

Buradan belediyelere de sesleniyorum tabii ki... Çevre düzenlemesi yaptığınızda kumdaki kafanızı çıkartın...

Ve Bornova Belediyesi’ni Bornovalılar için kiralık getirteceği 500 bisiklet için de kutluyorum...

Ege Üniversitesi ile başlatılacak proje çerçevesinde bisiklet yolları ve parkurlar oluşturulacak... Hadi diğer yerel yönetimler sizleri de bekliyoruz...

 

 

Dip not;

Türkiye İstatistik Kurumu’nun, Türkiye'nin 1990-2011 yıllarını kapsayan sera gazı emisyon envanterini açıklaması neticesinde öğrendiğimiz şu;

Türkiye’nin 2011 yılı sera gazı emisyonu CO2 eşdeğeri olarak 422,4 milyon ton (Mt)...

1990’da 3,42 ton iken 2011’de bu rakam yüzde 124’lük artış ile 5.71 tona yükseldi.

Kısaca Türkiye’nin kişi başı sera gazı emisyonu hızla artıyor... Bu dikkat çekici bir ayrıntı ne yazık ki...

Ve en büyük payı da %71 ile enerji kaynakları aldı. Ardından endüstriyel işlemler, atık ve tarımsal faaliyetler geliyor...

Almanya’nın emisyonları 810 Mt, İngiltere’nin 470 Mt, Çin’in 9,700 Mt, ABD’nin 5,420 Mt, Hindistan’ın ise 1,970 Mt, İtalya’nın ise 420 Mt, olarak tahmin edildi...

Ayrıca 2013 yılındayız... Önümüzdeki yıllarda yapılacak ölçümlerin sonuçlarını tahmin etmek hiç de zor değil...

Düşünelim...

 

 

Fıkra;

Padişahın biri bir gün sarayının etrafına kocaman bir göl yaptırır.
Gölün içine bütün vahşi deniz yaratıklarını atar ve ülkenin dört bir yanına "her kim buradan yüzerek karşıya geçerse mirasım ve kızım onundur" diye muştular salar.
Suya atlayan herkes ya geri döner ya da vahşi balıklara yem olur. Derken adamın birinin hiç ardına bakmadan son hızda yüzdüğünü görürler.
Padişah nefes nefese kalmış olan adama sorar:
- Söyle bakalım kızımı mı istiyorsun?
Adam hala nefes nefesedir:
- Hayır.
- Tahtımı mı istiyorsun?
- Hayır
- E söylesene be adam ne istiyorsun benden?
- Onu bunu boşver de beni iten herifi bul bana!

 

 

 

Günün sözü; 'İş konuşmak olunca mangalda kül bırakmayanlar, iş icraata gelince ortada yoklar.’ Can Yücel...

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@