07.12.2020, 07:57

Rüşvetin belgesi olur mu? (1)

Rüşvetin belgesi olur mu? (1)

Menemen’de yerel seçimde yüzde 53 oy oranıyla başkanlık koltuğuna oturan Serdar Aksoy’un 1,5 yılda yarattığı tahribat ve ilçede ortaya çıkan durum yazarlara “hikaye”, edebiyatçılara “roman” olur. CHP’nin “parti içi operasyon” yaparak, polis ve savcılık operasyonunu “bağımsız” zeminde yürütme hamlesi pek gerçekleşmiş gibi görünmüyor. Millet İttifakı’nın diğer paydaşı olan İYİ Parti’ye mensup birçok ismin tutuklanması doğal olarak muhalefetin “belediye başkanını siz belirlemediniz mi?” çıkışıyla da birleştirilince “gerçek ile algı” arasında bir fark olmadı. Meclis içinde aritmetik olarak fazla olan Millet İttifakı’nın mensupları Cumhur İttifakı’nın adayına oy verince seçim “kuraya” kaldı. Yazı-tura misali gerçekleşen seçimi CHP’li Deniz Karakurt kazandı. Sonrası zaten herkesin malumu. İzmir 2. İdare Mahkemesi rakip AK Partili Aydın Pehlivan’ın başvurusu üzerine tüm evrakları ve belgeleri görüntü kayıtlarıyla birlikte istedi. Buraya kadar her şey normal gözükebilir ama Menemen’de normal olmayan süreç de bir yandan sürüyor. Aday Pehlivan’a oylar normalden fazla çıkıyorsa AK Partili Hanifi Can’ın “bizim meclis üyemize 2 milyon teklif ettiler” sözü nasıl gerçekleşiyor? Menemen’de dilden dile dolaşan önemli bir iddia var. Bu da AK Partili Pehlivan’ın  birtakım vaatleri. Güvenlik başta olmak üzere inşaat ve gayrimenkul alanında işleri olan Pehlivan’ın “gece yarısı görüşmeleri” aslında ortaya atılan 2 milyon TL’nin gerçek tarafı mı? Ayrıca İYİ Partili Meclis Üyesi Celal Gelen ve CHP’li Rasim Yiğit Özge ile bir takım ticari ortaklıkları konuşuluyor. Oylaması gizli, pazarlıkları saklı Menemen seçimi daha çok su kaldıracağa benziyor.

KİM ÖNCE GİDER! (2)

Kinder sürpriz yumurtalı, şeffaf sandıklı seçimde talih kuşu Karakurt’a konunca CHP’de şöyle bir tartışma başladı; bu süreç nasıl buraya geldi, ya kutudan AK Partili çıksaydı, fatura kime kesilecekti? Örgütten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un bile zapt edemediği meclis üyelerinin tavrı kimin başını yerdi? Olur da mahkeme yeniden seçim, yeniden kura kararı verirse, sandıktan bu kez Pehlivan’ın çıkma ihtimali var. Salıcı’nın seçim günü salondaki atmosferi gördükten sonra söylediği ifade edilen “buradan bizim adayımız çıkamazsa önce ben sonra Seyit başkan gider. Zaten il başkanı da koltuğunda bile oturamaz” sözleri olası depremin şiddetini gösteriyor.

ÖRGÜTE SIÇRAR MI? (3)

Menemen seçiminde ilk başta topa giren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer sonrasındaki sürece karışmadı. Başkanvekili Mustafa Özuslu’nun kısır müdahalesiyle son bulan aday belirleme girişimi parti örgütünün ağırlıklı olarak Deniz Karakurt’tan yana tavır koymasıyla tamamen eridi. Parti, şu sıralar belediyedeki değişimin örgüte etkisi üzerinde çalışıyor. İlçe Başkanı Turan Erdoğan’ın, Aksoy’un adayı olarak sandıktan çıkmış olması ilçe yönetiminin de masaya yatırılmasına neden oldu. Erdoğan’ın yerine bazı kesimler tarafından düşünülen isim ise kongredeki rakibi olan Ömer Güney’in ta kendisi. Yönetimiyle birlikte belediyeyle organik bağları bulunan Erdoğan’ın akıbeti kısa süre içinde netleşecek. Bu arada bir de sürpriz hamleden bahsedelim. Borç batağında, işçiye maaş ödemekte zorlanan belediyenin kısa sürede toparlanması için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ciddi desteğine ihtiyaç var. Karakurt’un gelişi ve pozisyonu gereği Büyükşehir’le diyaloğunun hemen oluşmayacağı yorumları yapılıyor. Soyer’in ilçede “yardımcı ve koordinasyon” görevi için Ali Kemal Elitaş ismine sıcak baktığı da konuşuluyor.  

KONGRE YOK YENİLEME VAR (4)

Koronavirüs salgını sadece ekonomiyi değil siyaseti de çok yakından etkiledi. Siyasi iletişimde en önemli unsur olan bir araya gelme, sarılma, tokalaşma ve kucaklaşma gibi eylemler uzun süredir gerçekleştirilemiyor. Bu yüzden partiler en etkili iletişim organı olan medya ve reklam alanlarını yüksek oranda kullanıyor. Hal böyle olunca bakanlık salgının yayılım hızını dikkate alarak tüm toplantı ve organizasyonları iptal etti. Siyasi partilerin de kongreleri donduruldu. Bu durumun ne kadar süreceği ise henüz bilinmiyor. AK Parti’de Teşkilat Başkanlığı’nın kararıyla durdurulan kongre takviminden İzmir de nasibini aldı. Normal şartlarda Aralık ayının ilk haftasının içinde yapılması düşünülen İzmir il kongresi de ertelendiği için İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin “atama” süresi uzamış oldu. Bir dönem Adalet Bakan Yardımcılığı görevi de yoğun şekilde dillendirilen Sürekli’nin performansının genel merkezden yüksek not aldığı konuşuluyor. İzmir’den sorumlu Teşkilat Başkan Yardımcısı Manisa Milletvekili Murat Baybatur ile İzmir Koordinatörleri Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir ve  Kütahya Milletvekili Ahmet Tan’ın doğrudan üst makamlara iletilmek üzere sunduğu “olumlu” değerlendirme mevcut iradenin devam edeceğini gösteriyor. Parti tarafından uyumlu ve dengeli özellikleri nedeniyle tercih edilen Sürekli’nin ekipsel çatışmaları en aza indirmesi, güç dengeleri arasında ince ayarı koruması gibi nedenler İzmir’i diğer teşkilatlar arasında öne çıkarttı. Elbette milletvekillerinin performansı da önemli ama bir partinin teşkilatlarında motivasyon yoksa yaklaşık 100 bin yeni üyeyi ne vaat ederseniz edin partiye getiremezsiniz. Bu arada İl Başkanı Sürekli’nin bir yenilenme ve rotasyon düşündüğü bilgisini aldım. Yürütme değişikliği kendi inisiyatifinde olan Sürekli önümüzdeki zaman diliminde Ankara’dan “yönetim” değişikliği için vize isteyebilir. Atandığı günden bu yana çalışma performansına ayak uyduramayan, yorulan ve beklenileni veremeyen isimlerin yerine yeni isimler gelebilir. İlçelerdeki değişimde boşa çıkan bazı isimlere “yanına alma” teklifi getiren Sürekli’nin niyeti de gerçekleşmiş olur. Rotasyonda kimler mi gider? Onu da bir sonraki yazıya bırakalım!

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@