13.08.2020, 21:22

Rüya Nedir? İnsanlar rüyalarında Allah’ı, Peygamberi görebilirler mi?

Rüya, ilgililerce farklı farklı tanımlanan uyku sırasındaki bilinç altı hayalleridir. Bir başka ifade ile rüya, insanların uyku sırasında gördüğü görüntülü, mekanlı, sesli bilinç altındaki hayalen yaşantıdır.

Rüya, ilgililerce farklı farklı tanımlanan uyku sırasındaki bilinç altı hayalleridir. Bir başka ifade ile rüya, insanların uyku sırasında gördüğü görüntülü, mekanlı, sesli bilinç altındaki hayalen yaşantıdır. Rüyada iken insanların ruhları sanki gezmeye çıkmış gibi, gezerler, dolaşırlar. İş yaparlar, sohbet ederler, sevinirler üzülürler. Kişi uyku sırasında gördüğü bu hayali yaşantıyı, gerçek hayattaki yaşantılardan ayıramaz. Ölen babasını, annesini gördüğü halde onların öldüğünü bile hatırlamaz. Eğer yarı uyur, yarı uyanık haldeyken rüya görüyorsa onlardan bazılarının rüya olduğunu anlayabilir. Yoksa rüyanın gerçek yaşantıdan farklı bir yaşantı olduğunu, yanı görülenin bir rüya olduğunu anlayamaz.

Rüyaların çözülemeyen yönleri vardır. Çünkü rüya gören kişi rüyasında bazı kişilerle görüşür, konuşur.

Sadece kendisi değil karşısındakileri de konuşturur. Kendisinin konuşması bir yerde belki normaldir ama karşısındaki insanları da konuşturması, onlarla karşılıklı konuşarak sohbet etmesi çözümlenememektedir. Bazı İslam uleması bu sebeple, uyuyan insan ruhunun, diğer insanların ruhları ile ilişkiye girdiğini iddia ederler. İnsan ruhunun bedenden çıkarak gezdiğine inanan bile vardır.

Sigmund Freud’un rüya hakkındaki görüşleri

Rüyalar üzerinde  uzun araştırmalar yapan Sigmund Freud, rüyaları, günlük yaşantımızda olan olayların, şuur altındaki küçük çaplı ve basit şekillerde tekrarlanmasından ibaret olarak görür. Rüyalarla amel edilemeyeceğini, bunların birer hayal olmaktan öteye geçmeyeceğini, önemli bir yanının da olmadığını, bu sebeple de görülen rüyalardan bir sonuca ulaşmaya çalışmanın hayal olduğunu savunur.
“Düşlerin yorumu” adlı 2 ciltlik kitabında  rüya ve bilinç altını genişçe inceleyerek bu sonuca varmıştır. Toplumsal baskılar sonucunda kişinin kendisini frenlemesi ile bastırılan duygu ve düşüncelerin aslında yok olmadığını, bunların şuur altında biriktiğini ve bu biriken baskıların da, uyku halinde  şuur altından hayaller şeklinde dışa aktarıldığını savunarak rüyanın bu bilinç altında bastırılan düşünce, duygu ve isteklerin dışa vurulmuş şeklinden başka bir şey olamayacağını söyler.

İslam dinine göre rüya nedir? Bu konuda Kur'an ve Hadisler neder?

İslam dininde Freud’un görüşü reddedilir ve bazı rüyaların gerçekle ilgili olduğu savunulur. Yani her rüya, günlük yaşantıların dışa vurulması şeklinde yorumlanmaz. Öyle rüyalar vardır ki bunlar, sadık olan sahih rüyalardır. Bu rüyalardaki görülenler, Allah tarafından bazı kişilere telkinde bulunma veya ilham etme mahiyetindedir. Bunu Peygamberimiz, İbn-i Mace’nin rivayet ettiği bir hadisinde, “Peygamberlik gitti ve sona erdi. Benden sonra peygamberlik yoktur. Ancak mübeşşirat vardır ki o da, sahih rüyadır. Bu rüyayı kişi ya bizzat kendisi hakkında görür. Veya başkası onun hakkında o rüyayı görür.” buyurarak bazı rüyaların, bir bakıma Allah’ın insanlara bir telkini olabileceğini, peygamber gelmeyeceğine göre kalan tek yolun rüya yolu ile telkin ve ilham yolu olduğunu bildirir. Bu Hadis üzerine sahabeler Peygamberimize  Mübeşşirat nedir? diye sorarlar. Peygamberimiz de “Mübeşşirat, Müslüman Salih kişinin gördüğü rüyadır. O, nübüvvetin cüzlerinden bir cüzdür” buyurarak telkin ve ilham yolunun açık olduğunu bunun da kişilere rüya yolu ile ulaştırıldığını bildirmiştir.

Bilindiği gibi Peygamberimize peygamberliğinin ilk altı ayında vahiyler rüyasında gelmiştir. Peygamberimiz o altı ay içinde rüyasında ne gördüyse hepsi doğru çıkmıştır. Altı ayın sonunda da vahiylerin gelmesi gündüzlere kaymıştır. Yine Buhari’ de yer alan  “Peygamberlerin rüyası vahiydir” hadisinden anlıyoruz ki bütün peygamberlerin rüyaları vahiyle ilgilidir. Bu sebeple, İslam’da her rüyaya değersiz gözü ile bakılamaz.

İnsanlar rüyalarında  Allah’ı ve Peygamberi görebilirler mi? 
Müminler, bazı özellikleri üzerlerinde taşıdıkları ve  belli şartları da yerine getirdikleri takdirde rüyalarında peygamberimizi görebilirler. Ancak C.Allah’ı göremezler. Çünkü, C. Allah’ı yaşam süresi içinde hiç görmemiş ki rüyasında görebilsin. Sağlıklı düşünülürse, insanın neyi görüp neyi göremeyeceği zaten hemen anlaşılır. İnsan rüyasında, ancak daha önce gördüğü tanıdığı bir nesneyi görür. Varlığını hiç görmediği, tanımadığı bir nesneyi nasıl görür? Hiç görmemiş ki görsün. C. Allah’ın İhlas Suresi'nde: “Velem yekün lehü kü- füven Ahad” “Ya Muhammed! İnsanlara söyle, onlara tebliğ et! Ben hiçbir şeye benzemem. Evrende benim bir benzerim, bir eşim, bir emsalim yoktur.” buyurduğu görülür. Bu ayete göre düşünürsek, insan, eşi emsali, bir benzeri olmayan şeyi rüyasında nasıl görecektir. Görse görse, ancak hayal görebilir.

Demek ki müminlerin rüyalarında Peygamberimizi görmeleri mümkündür. Ama, C.Allah’ı görmeleri mümkün değildir.

Hz. Muhammed, öncelikle bilelim ki bizim Peygamberimizdir. Allah katından vahiylerin gönderildiği Allah’ın en sevgili kulu ve Resulü'dür. O’nun Peygamberliğine inanmak, imanın altı şartından da birisidir. O bakımdan müminler Peygamberlerini tanımak hatta görmek ister. Eğer kişi isyankâr, şirk koşmayan, kul hakkı yemeyen, adam öldürmeyen birisi ise ve Peygamberimizi görmeyi de çok ama çok çok arzu ederse, o takdirde görebilir. Ancak, anılan bu iki şartın olması gerekir.

Bu konuda bazı ulema  şu bilgiyi verir. Susayan bir  insanın su istemesi, suyu arzu etmesi, suyu düşünmesi gibi Müslüman’ın da  Peygamberimizi aynı şekilde görmek istemesi gerekir. Yoksa görsek de olur görmesek de olur, gibi bir düşüncede olanın görmesi mümkün değildir derler. Demek ki görmeyi candan istemesi lazımdır.

Bir müslüman, ne yaparsa peygamberimizi rüyasında görebilir

Tabi Peygamberimiz ahirete intikal ettiği için kişinin O’nu görmesi mümkün değildir. Ama  en azından rüyasında görmek isterse bu mümkündür. C. Allah’ı rüyasında göremez ama, İslam ulemasına göre, Peygamberimizi görmek isteyen bir Müslüman, Peygamberimizden nakledilen bir Hadis-i Şerif'e göre hareket eder ve gereğini yaparsa en geç bir hafta içinde Peygamberimizi görecektir. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi O’nu görmeyi çok candan istemesi gerekir. Susayan insanın suyu arzu ettiği gibi, kişinin de Peygamberimizi aynı şekilde görmek istemesi şarttır.

Nakledilen hadis aynen şöyledir:  “Beni rüyasında görmek isteyen mümin, cuma gecesi iki rekat Allah rızası için namaz kılar, her rekatta Fatiha Suresi'nden sonra Ayet-el Kürsi'yi bir kere, İhlas Suresi'ni (Kul hüvallahü ahad diye başlayan sureyi) on beş kere okur, ikinci rekat sonunda selam vererek namazdan çıktıktan sonra da bana salavat getirirse, o ümmetim beni öteki cumaya varmadan görür” (Şira) buyuran sevgili Peygamberimiz bu yolla Mümin birinin  bir hafta içinde kendisini görebileceğini bildirmektedir.

Bu konuda İslam uleması, “Kişi, rüyasında gördüğü kişi  için, (evet Peygamberimiz budur) diye bir düşünce içine giriyorsa, gördüğü peygamberimizdir” derler.

Bazı ulema da, Bakara Suresi 186. ayetine dayanarak,yapılacak dua ile de Peygamberimizin rüyada görülebileceğini söylerler. Tavsiyeleri şudur: “Cuma gecesinde, Besmele çektikten sonra yatan kişi, Fatiha'yı, İhlas Suresi'ni, okur ve  sağ tarafına yatarak Allah’tan“Allah’ım Peygamberimizi bana rüyamda görmeyi nasip et ya Rabbi” gibi benzeri şekillerde Allah’a dua ederse, C. Allah’ın da, “Kulum bana dua ettiği takdirde, dua edenin dileğine karşılık veririm.” (Bakara-186) vaadi nedeniyle mümin kişinin bu şekilde de Peygamberimizi görmesi sağlanır, demektedir.

Kur'an’da rüya ile ilgili bilgiler var mıdır?

Evet kitabımız Kur'an’da  rüya ile ilgili ayetler vardır. Peygamberimizin  gördüğü bazı rüyaların gerçekleştiği bütün Müslümanlarca görülen olaylardandır. Mesela Peygamberimiz Medine’de iken, Mekke’nin fethinin gerçekleşeceğine dair bir rüya görmüş ve bu rüyasını Ashabına anlatmıştır. Ashabın da bir beklentiye girdiği sırada C. Allah Fetih Suresi 27. ayetini nazil ederek “Allah’ın dilemesi ile Müslümanların başları tıraş edilmiş, kısaltılmış olarak ve emniyet içinde Mekke’ye  gireceklerdir.” buyrulan ayetiyle Mekke’nin fethinin gerçekleşeceğini duyurmuş ve  Peygamberimizin rüyasının gerçekliği ortaya çıkarılmıştır.

Ayrıca, Yusuf Suresi'nde Hz. Yusuf’un hapishanedeyken, hapiste olan firavunun aşçısı ile tatlıcısının gördüğü rüyaları tabir etmesi ve bunların gerçekleşmesi konuları ile ilgili olarak rüya ve rüya tabirleri hakkında geniş bilgi verilir. Aynı durum İbrahim Suresi'nde de, İbrahim Peygamber'in  oğlu İsmail’in kurban edilmesi ile ilgili rüyalardan bahsedilmektedir. Ve bu rüyaların sadık rüyalar olduğu hakkında  genişçe bilgi verilmektedir. Yani rüya konusu Kur'an’da geçen bir konudur.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@