11.05.2021, 09:32

Sadaka, sadaka-i cariye, fitre ve zekat hakkında bilmemiz gerekenler :

“Şüphesiz Allah, kâfirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır” (Ahzâb, 64-65))

“Mümin kardeşinle münakaşa etme. Onun hoşuna gitmeyecek şakalar da yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz de verme.”(Al-Tirmidhi, “Birr”,58,59))                                                                                             

 

Sadaka, İnsanların ihtiyaç sahiplerine, ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile   yaptığı her türlü iyilik ve yardımlardır.Sadakanın belli bir oranı yoktur, farz da değildir, İslâm’ın şartlarından biri de değildir. Dinî yönden bir mecburiyeti de yoktur.  Ama Kuran ve Hadislerden öğrenildiği kadarı ile ihtiyaç sahiplerine iyilik yapılması, yardım edilmesi, onların sevindirilmesi, o kişiyi hem Dünyada hem de Ahret de ecir sahibi yapacaktır. O tür sevindirici  hayrı yapan kişi, Allah katından mükâfatını alacağı gibi, işlerinin rast gittiğine, daha düzgün gittiğine, kaza ve belalardan da korunduğuna şahit olacaktır.Onun için diyoruz ki İslam Dininde Sadaka önemlidir.

Sadaka, sadece para olarak, ya da maddi olarak yapılan bir iyilik de değildir. Muhtaç olanlara yapılan nakdî yardımlar bir sadaka olduğu gibi, geçim sıkıntısı çeken bir aileye yapılan pirinç, bulgur, yağ, şeker gibi gıda maddeleri yardımı da bir sadakadır. Görmede zorluk çeken birisini Caddenin bu yakasından öbür yakasına geçirmek de bir sadakadır. Yani sadaka, Allah(cc) tarafından toplum içindeki insanlar arasında görülen eksikliklerin, C. Allah’ın rızasını kazanmak için, o konuda gücü olan kişiler tarafından giderilmesidir, tamamlanmasıdır.

Peygamberimiz: “Bir hurmanın yarısı bile sadakadandır. Bunu da bulamayanlar, güzel ve tatlı söz söylesin. O da bir sadakadır” (Buhari) buyurarak, insanların bir eksikliğini gideren her türlü iyiliğin sadakadan sayılacağını haber vermektedir.Peygamberimizin şu sözleri sadakayı çok daha iyi anlatmaktadır: “Küs olan iki kişi arasını bulan, bineğine binmekte zorluk çeken bir kişiye yardımcı olan, gelip geçene rahatsızlık veren yoldaki taşı atan kişi, bir sadaka verme sevabına ulaşır.” (Ebu Hureyre)

Demek ki her türlü iyilik,iyi niyetli maddi ve manevi yardımlar, yapılan hayırlar, kişiye Allah katında mükâfatlar kazandıracak  sadakalardan sayılmaktadır.

 

SADAKADAN GÜDÜLEN AMAÇ NEDİR?

 Sadakadan amaç, toplumsal dengeyi bozdurmamak, sosyal barışı sağlamaktır. Tekrarlamakta fayda görüyoruz. Toplumumuzda derdini, çektiği geçim sıkıntısını  söyleyemeyen insanlar vardır. Kuran’a göre toplum, geçim sıkıntısı çeken, zor durumda olan, imkânsızlıklar içinde bulunan bu kişileri görmek ve onlara yardım ellerini, iyilik ellerini uzatmak zorundadır. Böyle düşünülürse, sosyal yardımlaşma, toplumsal barış daha kolay sağlanır. İslâmiyet bu anlayışı, koyduğu sadaka, fitre, zekat  kural ve kaideleriyle sağlamaya

çalışmıştır.

SADAKA KİMLERE VERİLMELİDİR VE NASIL VERİLMELİDİR

  1. Allah Tevbe Suresi’nin 60. Ayetin de, “Sadakalar(zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (Zekât toplayan) memurlara, gönülleri İslâm’a ısındırılmak istenen kişilere, kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihat edenlere ve yolculara verilir.” (Tevbe-60) Demek ki sadaka, yukarıda sayılan (Sadaka toplayan memurlar hariç) yedi sınıfa verilmelidir.

Dikkat edilecek bir konu da, sadaka verirken gösterişten mutlak kaçınmak ve sadaka verilen kişiyi de rencide etmekten kaçınmak gerekmesidir. Peygamberimiz, “Sadakanın gizli verileni,iyilik hazinelerindendir.” buyurarak bu konunun önemine işaret etmiştir. Kuran-i Kerim’de de sadakanın gizli verilmesi önerilir. Bakara Suresi 71. Ayet’inde,”Eğer sadakaları gizler ve gizlice fakirlere verirseniz, işte bu, sizin için daha hayırlı olandır.” (Bakara-271) buyrulması da bu sebeptendir.İslam ulemasının,“sağ elin verdiğini,sol el görmemelidir” demesi bu sebepledir.

             Sadaka, zekâttan bazı konularda farklıdır. Bu konuda öncelikle söyleyebileceğimiz, Zekâtın İslâm’ın şartlarından birisi olması ve malının 40 da bir oranı ile de sınırlandırılmış olması yönleriyle ayrılır.Sadakalar da böyle bir şart yoktur. Bir yardım ve iyiliktir. Allah katındaki ecri de çok büyüktür.

 

ZEKÂT KİMLERE VERİLMEZ?

Bu yönde usul ve geçerli olan  deyiş, “ Usul ve furuğuna sadaka ve zekat verilemez” şeklindedir.Yani zekât Anneye, babaya, ebe ve dedelere verilemez. Bu kişilere, usule giren kişiler olarak bakılır.Varlıklı kişi zaten bu saydığımız kişilere bakmakla mükelleftir. Fürüğdan amaç ise çocukları ile torunlarıdır. Öyleyse evlatlara ve torunlara da zekat verilemez.Tabi onlara da bakmak zorunda da ondan verilemez. Ama saydığımız anne,baba,ebe,dede ile evlat ve torunlar dışında kalan akrabalara verilir. Hatta C.Allah, saydıklarımız dışında kalan yakınlarımıza zekat verilmesini daha muteber sayar, daha  evla görür.

Zekat bunlar dışında aklı yerinde olmayanlarla akıl baliğ olmayan çocuklara da verilmez.Ancak o çocukların velilerine verilir.

 

SADAKA VERMENİN FAYDALARI:

    Sadaka vermenin sağlayacağı çok önemli faydalar vardır. Bu faydalar sadece Ahret için değil,Dünyadaki yaşamımızla da ilgilidir.Bunları maddeleyerek söylersek herhalde daha faydalı olacaktır.

1).Öncelikle söylememiz gereken, sadaka vermekle kişi Allah’ın emrini yerine getirmiş olacaktır. Bu da kişiye, C Allah’ın rızasını kazanma fırsatını verecektir. Bir Müslüman için Allah’ın rızasını kazanmaktan daha önemli bir şey olamayacağına göre sadaka kişiyi Allah’a daha çok yaklaştıracaktır. Kişinin kazanacağı en önemli  kazanç da bu olacaktır.

2).Hadis-i Şeriflere göre sadaka gizlice, riyadan uzak ve hulusi kalple ve kişileri incitmeden, kırmadan verilirse, insan ömrünü uzatacak kadar etkili olabilecek bir  hayırdır. Hadis-i Şeriflere baktığımızda görüyoruz ki Sadaka ömrü uzatmaktadır.Bu konu ile ilgili olarak Peygamberimiz, “Sadaka belaları def eder ve  ömrü uzatır.” (Heysemi, Mecmaüz -Zevaid) buyurarak sadaka vermenin çok büyük faydalar sağlayacağını, kişiyi kaza ve belalardan koruyacağını, hatta insan ömrünün uzamasına bile sebep olabileceğini bildirmekte ve gücü yerinde olan insanlarımızı, ihtiyaç içinde olanlara iyilik yapmaya ve yardımcı olmaya davet etmektedir. Kuran-i Kerim’ de bu görüşü teyit eden Ayetler vardır.  Bu bakımdan Sadaka işine ciddi olarak bakmak gerekir.

3).Peygamberimizin ifadesine göre sadaka, günahlara karşı bir kefarettir. Bu sebeple de sadaka, kişiyi cehennem ateşinden koruyucudur. “Bir hurma da olsa sadaka verin. Suyun ateşi söndürmesi gibi sadaka da hataları ve günahları söndürür, yok eder” (Müslim) buyrulması bu sebepledir.

4).Sadakanın sağladığı Çok önemli bir fayda da, toplum içindeki sosyal dengelemeyi sağlaması ve toplumsal barışın gelmesine yardımcı olmasıdır.

 

SADAKANIN TÜRLERİ

Dört çeşit sadaka vardır:

1) İslâm’ın Şartlarından birisi olan sadaka ki biz bu sadaka türüne zekât diyoruz. Bu,

farz olan bir sadakadır. Oranı, zekat düşen varlığını %,2,5 ya da kırkta birine tekabül eder.

2) Kişilerin C. Allah’ın rızasını kazanmak için verdikleri sadakalar ki bu tür sadakalara da Nafile sadakalar diyoruz. Zarar veren yoldaki taşın kaldırılması, Fakire para verilmesi, yiyecek, giyecek verilmesi, güzel söz söylenmesi bu tür sadakalar içine girer.

3) Üçüncü bir sadaka türü de, Fitre sadakasıdır. Her sene insanın kendi sağlığı için Ramazan Ayı içinde verilen sadaka olarak bilinir. Dinimizde, bu tür sadakayı verecek kişilerin de zengin olması aranır.Nafile sadaka dediğimiz ancak, kişilerin sağlık vergisiymiş gibi, sağlık veren Allah’a bir şükretmesiymiş gibi yorumlandığı için, kanaatimce kişilerin, çok zengin olmasalar da, güçleri oranında fitre vermeleri faydalı olur.  

 Fitrelerin, Ramazan Ayı içinde, bayram namazından çıkmadan önce verilmesi gerekir. Varlığı yerinde olanların bebek hâlindeki evlatları için bile fitreyi vermeleri gerekir. Ailede bunun sorumlusu da Aile büyüğü olan babadır.

4) Dördüncü bir sadaka türü de sadakayı Cariyedir. İnsanın sağlığında hayır için yaptırdığı: 1) cami, yol, okul hastane gibi kamu hizmetine yönelik yapı yapanlarla, 2) İnsanlığa ışık tutacak, fayda sağlayacak Hayırlı evlat   yetiştirenler, 3) Topluma fayda sağlayacak, toplumu doğru yola yönlendirecek eserler yazanlar, bu tür sadaka yapanlar içine girerler.

 

SADAKA TÜRLERİNİN VERME ZAMANI NE ZAMANDIR?

            Sadaka türlerinden sadece Fitre için zaman tayin edilmiştir Diğer sadak türlerinde  zaman aranmaz.Fitreler Ramazan Ayı içinde verilir.Vakit geçirilmeden bugün yarın fitreler verilmelidir.Zekat verme durumumuz varsa o da ramazan da tabi ki verilebilir.Ancak eğer kişi zekatını daha başka bir tarihte verme alışkanlığı içindeyse  o tarihte de verilmesi daha da iyi olabilir. Zekat verilecek varlığının üzerinden bir sen geçmesi şartı olduğu için, zekatın zamanı kişiye bağlıdır.Sadaka-i Cariyede böyle bir şart aranmaz..

 

ZEKÂT VE FİTRE VERMESİ GEREKEN BİR MÜSLÜMAN ASGARİDEN NELERE SAHİP OLMALIDIR?

Şimdi de nisabın miktarı ile bir Müslüman’ın asgariden zengin sayılabilmesi için mal varlığının ne olması gerektiği konusuna bakalım. Başka deyişle, kimlerin zekât verecekleri konusunu belirlemek için İslâmiyet’teki mal varlığı ölçülerine bakalım. Peygamberimiz tarafından belirlenen bu nisap, yani asgari zenginlik ölçüsü şöyle özetlenmektedir. Zekât verecek kişinin ve ailesinin yaşamını sağlayacak maddi varlığı  dışında: 86 Gram altını olacak veya bunun karşılığı parası olacak (Yaklaşık 35 bin lira). Ya da, 40 koyun veya keçisi olacak. Veyahut da 40 sığırı veya 5 devesi olacak. Bu miktar mal veya altın ya da bunların muadili  olacak maddi varlığı bulunacak. Ve bütün bunlar tümüyle kendisine ait olacak.Bugün için de bu ölçüler sürdürülmektedir. O bakımdan yukarıda zikredilen mal varlığına sahip Müslümanlar, bir önceki konuda ve yukarıda zikredilen özellikleri de taşımak şartı ile, zekât vereceklerdir.

 

Yorumlar