01.02.2021, 06:56

Sağlam olmalı…

Toplumda git gide artan kontrolsüz öfkeler ve sonuçları hızla artıyor.

Düşünce özgürlüğü daha da azalarak insanları derine çekiyor.

Bireylerin dilediği gibi fikirlerini beyan edememeleri ise birçok kişiyi psikolojik çöküşe itmiş durumda.

Gözü dönmüşlük arttı.

Kontrolsüzlük arttı. Öfke arttı.

Sonuç insan olmaktan çıkıldı.

Şimdilerde çanlar Avrupa için çalıyor.

***

Peki, sorarım size bu kontrolsüz öfkenin nedeni nedir?

Empoze edenlerdir.

Masumu kışkırtanlardır. Kandıranlardır. Gerçekleri gizleyenlerdir.

Kırk bin defa düşünmek gerek. Kırk bin defa sorgulamak gerek.

Vicdan taşıyan her insanın sorgulaması gerek.

İnsanın iş hayatında, sosyal hayatında, özel hayatında sağlam durması gerek.

Direnmek gerek.

Tökezlememek için, ayakta kalabilmek için. Sağlam bir psikoloji gerek.

İnsan kalabilmek için sağlam olmak gerek…

***

Görmüyor musunuz?

Giderek orman kanunlarına yaklaşıyoruz.

Orman kanununda büyük küçüğü yer değil mi?

Tam olarak durum böyle.

Biliyoruz insan doğası biraz bencillik üzerine kurulu ancak bizim içgüdülerimiz var onlara ne oldu peki?

***

Çoğunluk "bana bulaşmayan yılan bin yaşasın" sözü üzerinden yürüyor.

Bir günaydını esirgeyen toplum olduk.

Asık surat ile gezen ve hoşgörüyü yitirmiş.

İnsanlara karşı hiç saygımız kalmadığı onca düşüncesizlikler silsilesinden kolayca anlaşılabilir.

***

Erdemli miyiz?

Dürüst müyüz, vicdan sahibi miyiz, kimiz?

Hiç bir ülke, insan hakları konusunda sütten çıkmış ak kaşık değil. Çok ayıp var.

Kendi yaşamından başka hiç bir canlının yaşamına saygısı olmayan insanlar topluluğu var.

Hiç bir kurala uymamayı marifet sayanlar var.

O nedenle sağlam olmalı.

***

Binlerce yıldan beri onlarca medeniyet yaşamış insanlık sıkışıp kaldı yerinde.

Renklerine, hikâyelerine, inançlarına daldı ve kaldı.

Hangi müziği dinlemeleri, hangi kitapları okumaları söylendi.
İnsana yatırım yapmayan, maddeye yapan, emeğe saygı duymayan, düşünen ve üreten insanları yeren bir ülke olduk çıktık.

Tüm bu çirkinlikler hangi sokma akıl ile bize geldi?

Dürüstlük, fedakârlık, insancıllık geriledi. İşte bu yüzden sağlam olmalıyız.

***

Toplum değişiyor ve değişecek.

Ancak değişim fikir birliği içinde olmalı.
Toplumsal evrim uyum birliği içinde olmalı.
Sonuç olarak değişim gelişim ile olmalı.

 

 

Dip not;

Gül...

Rivayet odur ki:

Pir Sultan Abdal, idam edileceği darağacına doğru yürümeye başlar.

Hızır Paşa emir verir:

“Herkes Pir Sultan’ı taşlasın, taş atmayanın boynu uçurulacak. Bilsin.”

Uğruna mücadele ettiği halk, Pir Sultan’ı taşlamaya başlar.

Taşlar Pir Sultan’a kadar gelmekte, ama ona değmeden yere düşmektedir. Pir’in musahibi (can yoldaşı)Ali Baba, taş atmasa da can korkusundan Pir’e bir gül atar.

Gül, Pir’e değer ve yaralar.

Can dostunun bu hareketinden incinen Pir’in dudaklarından şu nefes dökülür:

“Şu kanlı zalımın ettiği işler,

Garip bülbül gibi zaralar beni.

Yağmur gibi yağar başıma taşlar,

İlle de dostun bir fiskesi yaralar beni.

Dar günümde dost düşmanım belli oldu.

Bir derdim var idi, şimdi elli oldu.

Ecel fermanı boynuma takıldı.

Gerek asa, gerek vuralar beni.

Pir Sultan Abdal’ım can göğe ağmaz.

Haktan emrolmazsa rahmet yağmaz.

Şu ellerin taşı hiç bana değmez.

İlle dostun gülü yaralar beni.”

 

Mutlu kalın...

 

 

Fıkra;

Temel’in İstanbul’dan gelen konukları muhteşem villasını gezerken bayanlardan biri sordu:

– Kız Fadime, siz çıldırdınız mı?

Fadime konuğunun şaşkınlığını anlamıştı. Açıkladı:

– Kız ne yapalum… Habu kocam Temel var ya, tuttur ki köpek besleyelim deyin…

Ben da paluk besleyelim dedum.

Soninda üç aşağı beş yukarı köpekbaluğunda karar kılduk.

 

 

Günün sözü;

"Sebeplerimi hatırlamadan sonuçlarını hatırlamak epey zor." Friedrich Nietz

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@