29.03.2021, 07:54

Sağlık mı ekonomi mi?

Dünya ülkeleri, bir yıldır bugüne kadar hiç görülmemiş bir şekilde korona ve mutasyona uğramış virüsleri ile mücadele ediyor. Bu zaman diliminde milyarlarca insan, işsiz kaldı, trilyonlarca doları bulan ağır ekonomik kayıplar oldu…
Bu virüsler sağlığımızı olduğu kadar dünya ekonomisini de olumsuz şekilde etkiledi. Ekonomisi gelişmiş ülkeler bile çok ağır hasar gördü. Yaşadıklarımız; “sağlığımızı korumak ekonomiyi korumaktır. Ekonomiyi korumak ise sağlığımızı korumak” kadar önemli olduğunu gösterdi...
Bir defa daha öğrendik ki, “toplumsal refahın artması için sağlık ve ekonomi birbirinden ayrılmaz bir bütünün parçalarıdır...”
Böyle bir gerçeğin farkına varan “ekonomisi çok gelişmiş dünya ülkeleri, hastalıkla mücadele ederken bir taraftan da güçlerini göstermek” adına birbirlerine karşı “savaş çıkaracak sözler” kullanmaktan da çekinmiyor…
Dünyada “kontrollü normalleşme” çabasının arttığı dönemlerde Amerika Birleşik Devletleri, Çin arasında önce “teknolojik savaş” başladı arkasından birbirleri ile olan “ekonomik ilişkileri askıya almak” için hazırlıklar hızlandı…
“25 Mart’ta Kuzey Kore’nin, Japon Denizi’nde attığı füze sonucunda 2018 yılında başlayan ABD ile olan “iyi ilişki” çabaları ise kopma noktasına geldi…
Geçen hafta içinde, ABD’nin Yeni Başkanı Joe Biden, “Avrupa Birliği ile Kovid-19 mücadelesi, ekonomik bağların yeniden canlandırılması” için çağrı yaptı. Ancak tarih yapraklarını biraz incelersek; ABD’nin Avrupa’da, İngiltere, Orta Doğu’da ise İsrail’den başka dostunun olmadığını görürüz. Diğer ülkeler ise “ABD’nin menfaati varsa sadece tanıdıklarıdır…”
Daha önce de yazdığım gibi Başkan Biden, seçim sonrası yaşanan Kongre Binası baskınından, eski Başkan Donald Trump’ın “azil edilme kararı ve virüs nedeniyle milyonlarca kişinin işsiz kalmasına” kadar yaşanan olayların, ABD’nin güç kaybına neden olmadığını bütün dünyaya göstermek istiyor.
ABD’nin bu tutumu da devam edecek gibi görünüyor.
Ancak koronavirüs ve mutasyona uğramış eklentileri sadece ABD’ye değil bütün dünyaya “kafa tutuyor” hasta ve ölü sayısı her geçen gün artıyor…
Bunun nedenlerinden birincisi bazı insan vücutlarında oluşumu ve kuluçka süresi, hastalık ile ilgili belirtilerin ortaya çıkmamasıdır. Bu da virüslerin sessiz sedasız yayılmasına neden oluyor…
İkincisi ise “Virüse karşı dünya genelinde ortak akıl yürütülmesi” yerine ülkelerin birbirlerine güç gösterilerinde bulunması…
Aksi takdirde Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus’un söylediği gibi; “Salgın bitme noktasından çok uzakta…”
Haftaya buluşmak dileği ile…

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@