Sağlıkta sorunlar devam ediyor

İzmir genelinde kamu hastanelerinde birçok bölümde malzeme eksikliği yaşanıyor.

Sağlık 07.10.2021 - 07:00 07.10.2021 - 07:00

Sağlık çalışanları malzeme ve ücret konusunda sıkıntılar yaşarken diğer yandan hastaneler ise her geçen gün daha da borç batağına doğru sürükleniyor.

SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKMEK ÜZERE

Birlik-Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol,” Hastanelerimizin gelir, gider dengeleri bozulmuş durumunda ve pandemiyle beraber bu durum daha da kötüye gitmiş vaziyettedir. Hastaneler yüzde 90’ı aldıkları malzemelerin fiyatını yaklaşık 24 ay sonra ödüyorlar. Bu durumda çoğu şirket bu ihalelere girmiyorlar. Girenler ise ilerleyen süreçleri düşünüp kendilerini korumak adına malzemenin o anki fiyatından yaklaşık 4 katı daha fazla bir fiyat biçiyorlar. Şu anki sistemde maalesef hastanelerimiz ticarethaneye dönmüş durumdalar. Hastaneler kazandığı parayla kendilerini çevirmeye çalışıyorlar. Bu devamlılığı olan bir yöntem değildir. Performans sisteminden vazgeçilmelidir. Şu anda sağlık sistemimiz çok zor durumda ve çökmek üzeredir. Günlük politikalar yerine uzun vadeli planlar ile sağlık sistemi elden geçirilmeli ve düzenlenmelidir” ifadelerini kullandı.

mansetAhmet Doruyol

MALZEME EKSİKLİĞİNDEN SÖZ EDEMEYİZ

Sağlık-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Cihan Bektaş,” Hastanelerde malzeme eksikliğine dair şu anda bize yansıyan veya şikayet edilen bir durum yok. En hassas nokta diyebileceğimiz ameliyathanelerimizde çalışan biri olarak şu ana kadar böyle bir eksiklikle de karşılaşmadım. Bazen malzeme alım şartlarıyla alakalı küçük gecikmeler meydana geliyor. Bu durumlarda genelde en geç 1 hafta içinde çözülüyor. Ama uzun süreli bir gecikmeden söz edemeyiz” dedi.

manset cihan-bektas

TEMEL MALZEMELERDE AKSAKLIKLAR YAŞANIYOR

Adını vermek istemeyen sağlık çalışanı A., “ Son 1 yıl içinde farklı zamanlarda 3 kere malzeme eksikliğinden dolayı tedavilerin aksadığı oldu. En son 3 ay önce tedavilerde çok sık kullandığımız enjektörde sıkıntılar yaşadık. Serviste bulunan hastalarının bazıları için hasta alt bezinde de eksiklikler oluyor. Genelde bu bez yoğun bakımda olan hastalar için kullanılıyor fakat bizim bulunduğumuz serviste de ihtiyaç duyduğumuz anlar oluyor. Maddi durumu olan hasta yakınları bunları kendi ceplerinden karşılıyor. Yeteri kadar olmadığı için başka birimlere gidip oralardan tedarik etmeye çalıştık. Yaşadığımız sıkıntıları hastane yönetime bildirmemize rağmen bu taleplerimize karşılık istenilen sayıda malzeme elimize ulaşmıyor. Ayrıca bazı ilaçlar hastanenin eczanesinde uzun süre bulunamayabiliyor. Tedavilerde kullandığımız mide koruyucuda uzunca bir süre yoktu. Tabi bu eksiklerden dolayı zaman zaman hasta ile çalışanlar arasında gerginlikler oluşuyor. Durumu açıklamamıza rağmen hastalar bu durumun sebebinin sanki çalışanlarmış gibi algılayıp gerginliklerde oluyor. Yalnızca hastalara uygulayacağımız malzemelerde değil çalışanlar içinde önemli olan birçok eksik var. Bunlarında başında da tedavi sonrası çalışanların kendi hijyenini sağlamak adına sabun ve kurulama peçeteleri konusunda eksiklikler çekiyoruz. İzmir genelinde de aynı sorunların olduğuna dairde duyumlar alıyoruz.

24 SAATLİK NÖBETİN 8 SAATİ MESAİ SAYILDI

Adını vermek istemeyen bir başka sağlık çalışanı B,” Pandemi başladığından beri yoğun bakımda ciddi manada sıkıntılar yaşıyoruz. Perfüzör, pomp cihazı, ventilatör gibi cihazlarda sıkıntılar yaşadık. Ayrıca hastalara sürekli verilmesi gereken ilaçların tedarik noktasında da aynı sıkıntıları yaşadık. Bu zorlu süreçte her bir sağlık çalışanı özveriyle elinden geleninin fazlasını yaparken aynı şeyi maalesef Sağlık Bakanlığı ve Hastane yönetiminden göremiyoruz. Bayramda tüm kamu personelleri yarım gün çalıştı bizler ise 24 saat nöbet tuttuk. Hastane yönetimi daha sonra bize yatıran 24 saatlik mesainin 8 saati mesaiden sayılacak geriye kalan saatlerin parasını geri gönderin diye talimat verdi. Bununla alakalı elimizde dekontlarda durmaktadır. Sağlık çalışanları arasında gelir de bir adaletsizlik söz konusu. Hastalara ne kadar çok tetkik yapılırsa döner sermayeden o kadar çok ek gelir elde ediliyor. Örnek vermek gerekirse her serum veya bir şeker ölçümü döner sermayeden ek gelir demektir. Fakat yapılan her bir işlem hemşirelerin iş yükünü çok ciddi manada artıran durumların başında yer alıyor. Hasta açısından da baktığınızda tedaviye daha uzun zamanda ulaşıyor. Döner sermayenin çok büyük bir kısmı belli yere giderken diğer tarafa çok cüzi şekilde yansıyor” ifadelerini kullandı.


 

Yorumlar