Sayılkan: Sağlıktan tasarruf olmaz

Sayılkan: Sağlıktan tasarruf olmaz

İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, “Her sene Şubat’a kadar olan dönem sancılı bir dönem...

Sayılkan: Sağlıktan tasarruf olmaz

İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, “Her sene Şubat’a kadar olan dönem sancılı bir dönem...

Sayılkan: Sağlıktan tasarruf olmaz
11 Şubat 2019 - 10:10

 İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, “Her sene Şubat’a kadar olan dönem sancılı bir dönem oluyor. 19 Şubat akşamı yeni fiyatlara geçilecek, vatandaşın çektiği çile de son bulacak ama bu yöntemle yıllar boyu sağlık sektörü götürülemez” dedi

Türkiye’de ilaç fiyatlarıyla ilgili olarak 5-6 yıldır uygulanan bir yöntem olduğunu belirten İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, “Bir euro kuruyla belirlenerek ilaçlar da bu kura göre belirleniyor. Bir yıl boyunca euro kurundaki artış takip edilerek ocakta ne kadar kur artışı olduğu netleştiriliyor ve şubat ayında bu artış ilaç fiyatlarına yansıyor. Bu kurdaki artışın birebir uygulandığını söyleyemeyiz. Geçtiğimiz yıl yüzde 23 oranında zam yapılması gerekirken, Bakanlar Kurulu kararıyla ilaca yapılacak zamma yüzde 15’lik bir üst sınır getirildi. Bu nedenle yüzde 15 zam yapıldı ve bu zam oranıyla beraber ilaç fiyatlarında baz alınan euro kuru 2.69 oldu”  diye konuştu. Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlı olduğunu söyleyen Sayılkan, “Ülkemizde yüzde 60-64 oranında yabancı firmaların ilaçları satılıyor. Euro kuru 2.69 oranına sabitlenince gerçek euro değeriyle aradaki makas açılıyor ve bulunmayan ilaç sayısı artıyor. Kasım Aralık aylarından itibaren, adres tarih göstererek zam yaparsanız, Aralıkta ürettiğin ilacı bekletip, Şubatta satınca %15 fazla kazanacaksın dersen, insanlar da ilaçları bekletir. Bu durumda da ilaçlar yavaş yavaş yoka girer. 5 yıl önce aynı tarihlerde yaptığım açıklamada demişim ki 471 kalem ilaç piyasada yok, vatandaş perişan. Bu açıklamanın üzerinden 5 yıl geçmiş tablo aynı, hiç bir şey değişmemiş. Değişen tek şey bazı ilaçların artık Türkiye’de hiç bulunmaması. İnsanları hedef gösterip, hakaret etmek yerine bu konuda iyi bir analiz yapılması lazım. İthalatçı yabancı bir firmasınız Euro’nun 6 lira olduğu ülkeye, 2.69 kurla ilaç vermeniz isteniyor. Bu çok kabul edilebilir olmuyor, ticari anlamda tercih edilmiyor. Yabancı firmalar yavaş yavaş ortadan kayboluyorlar, ilaç getirmiyorlar ya da çok az getiriyorlar. Sonuç olarak burada bir gerçek var, Türkiye’deki işletme giderleri artıyor, ithalatçılar için euro kuru artıyor, bununla ilgili bir zam talebinde bulunuyorlar. Keşke başka bir yöntem olsa, kendimiz üretiyor olsak ama bu bir gün de düzeltilebilecek bir şey değil tabiki. Bugün yapılması gereken, kur oranlarında firmalarla uzlaşıp çözmek lazım, aksi halde her sene bu konuyu konuşuruz” dedi.

STOK KONUSU

Yaptıkları açıklamalardan sonra Sağlık Bakanlığı’nın bulunmayan ilaç listelerini istediklerini ifade eden Sayılkan, “Oysaki Sağlık Bakanlığı’nın İlaç Takip Sistemi var. İlaç nerede üretilmiş, hangi tarihte İzmir’e gelmiş, satılmış mı duruyor mu hepsini görebiliyor. Ellerinde bu veriler varken hala ilaç piyasada varmış gibi, bu bizim yaptığımız açıklamaları engelleyip azaltmaya çalışan hamleler yapılıyor. Ya da bu açıklamaları yapmayın vatandaşı galeyana getirmeyin gibi bir yaklaşım var. Diğer taraftan da stokçu depolar varmış gibi bir algı yaratılıyor. Hiçbir aklı başında eczacı ticari olarak böyle anlamsız hamleler yapmaz, eczacılar stok yapıyormuş gibi gösteriliyor. Biz aylardır insanlara ilaç bulamadığımız için hem para kazanamıyoruz, yıllardır birlikte olduğumuz insanlara bu ilaç yok bulamam demek de kötü oluyor. Bulamadığımız ilaçlar nedeniyle bizimde işlerimiz aşağı düştü,  işletme giderlerimiz artıyor, hasta kaybediyoruz. Bu sebepler göz önüne alındığında stok yapmanın mantık dışı bir şey olduğunu düşünüyorum. İlacı üreten firmalar ve dağıtan kuruluşlar bu işin diğer tarafındadır. Çünkü bir ilacı iki ay bekletip sonra piyasaya çıkardıklarında yüzde 15 kar edeceklerdir. Bir eczacı için 100 liralık ilacı satmayıp, 2 ay sonra 115 liraya satması akıllı bir iş değildir. Eczacılar ilaç bulamıyor ki stok yapsın. Piyasada ilaç bulunamamasının bir mağduru vatandaşlar diğer mağduru eczacılardır” açıklamalarında bulundu.” dedi. 


“KAREKODLA HER ŞEY TAKİP EDİLEBİLİR”

Denetimlerde 32 eczacının stok yaptığı yönündeki haberlerle ilgili konuşan Sayılkan, “32 eczacı nasıl bir stok yapmışlar ki, bütün Türkiye’de ilaç yokluğuna sebep olsunlar. Bu sektördeki herkes biliyor ki bunun sebebi bu değil. Sebebi euro kurunun düşük olması ve senede bir zam yapılması, 19 Şubat olarak önceden tarih veriliyor olmasıdır. 20 Şubat’tan sonra piyasada bulunamayan bütün ilaçlar ortaya çıkacaktır. Orada görev Sağlık Bakanlığı’na düşüyor. İlacın üzerindeki karekoddan ilaç neredeymiş de çıkmış takip edebilirler. Böyle potansiyel suçlular yaratıp hedef göstermek yerine gereği yapılmalı, yapanlar kimse cezalandırılmalıdır. Eczacıysa onlar da cezasını çekmeli ama Türkiye’de milyonlarca kutu ilacı alıp stoklayabilecek bir eczacı olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı. 

“ZAMLAR TEK SEFERDE YAPILMAMALI”

Piyasada ilaç bulunmaması sorununun çözümü hakkında konuşan Sayılkan, “Bu sorunun çözümü için ithalatçı firmalarla, üretici firmalarla oturup bir orta yol bulunması gerekiyor. İlaçlar piyasada yok dediğimizde yalanlama geliyor. 1800 eczane bulunan İzmir’de 180 eczanede bir ilacın bulunuyor olması ilacın var olduğu anlamına gelmez. Bornova’daki bir hastayı Narlıdere’de ilaç var diye oraya göndermek doğru bir yöntem değil. Bir ilaç piyasada var diyebilmek için eczanelerin %90’ında bulunabilir olması gerekir. Hastalar ilaca kolayca ulaşabilmelidir. Çok acelesi olan, kronik rahatsızlığı olan insanlar var, hızlı çözüm gerektiren hastalıklar var. İnsanlar sokak sokak dolaşıp, ilaç arıyorlar. Biz hala stoğu kimin yaptığını tartışıyoruz. Firmalarla uzlaşmak ve zam oranını bir seferde yüksek oranda değil, örneğin 4 ayda bir şeklinde yapmak daha iyi olacaktır. Böylece beklentiyi düşürüp, zam oranını ilacın kaybolmasına neden olmayacak hale getirmek gerekir. Firmalar bu maliyetlerle bu işi döndüremediğini söylüyor, bazı yabancı firmalar belki de Türkiye’yle devam edip etmeme kararı verecekler, ilaç getirme ve üretmeyle ilgili sıkıntı var. Bu işi çözmenin yöntemleri belli, kaynak aktarmak gerekiyor. Sağlık sektöründen bahsediyoruz, gerekirse başka bir hizmetten fedakarlık edip, buraya aktarmak lazım. İnsanların ilaç bulamadığı, tedavilerinin aksadığı bir ülkede yapılan işlerin bir anlamı kalmaz. Yaşamın temeli sağlık diyoruz, sağlıktan tasarruf etmeye çalışıyoruz” açıklamalarında bulundu. 

“SAĞLIKTAN TASARRUF EDİLMEZ”

2018 yılında euro kurunun yüzde 40 oranında arttığını ancak zammın bu oranda yapılmayacağını söyleyen Sayılkan, “ İlaca getirilen zam euro kurundaki artışa göre belirleniyor ancak bu sene yüzde 40 artış olmasına rağmen ilaca bu oranda zam yapılmayacak. Biz yapılmamasına razıyız ama hizmeti sürdüremiyoruz. Çünkü ilaçta dışa bağımlıyız. Türkiye’de 95 yıldır doğru hamleler yapılsaydı, ilaç üretimi yapan firmalarımız olsaydı, her sene yeni ilaçlar, moleküller bulup, dünyaya biz satıyor olsaydık başka olurdu. Biz şuanda Türkiye’deki hastalar için yurtdışındaki ilacı getirmeye çalışıyoruz. Ancak belirlenen euro kuru nedeniyle üreticiler ilacı ülkemize getirmek istemiyor. Her sene Şubat’a kadar olan dönem sancılı bir dönem oluyor. 19 Şubat akşamı yeni fiyatlara geçilecek, vatandaşın çektiği çile de son bulacak ama bu yöntemle yıllar boyu götürülemez, sağlıklı bir yöntem değil. Orta yolu bulmaya mecburuz bu kadar tedavisi devam eden, hastası olan bir ülkede insanlar ilaç peşinde koşarken buradan tasarruf etmeye çalışmak doğru bir iş olmaz. Türkiyede insanlara verilecek sağlık, eğitim, güvenlik hizmetlerin ucuza değil bedavaya verilmesi gerekiyor bana göre. İlk sıraya koyulması gereken sağlık hizmetlerinde tasarruftan vazgeçilmesi gerekiyor. Bu işte bir orta yol bulup sektörle birlikte çözmek gerekiyor. Birlikte bu parayla bu kadar insanın sağlığına nasıl yetişileceğini konuşmak lazım. Aksi halde her şubat ayında biz bunları konuşmaya devam ederiz, bu böyle sürer gider” diye konuştu.  

“ŞEKER İLAÇLARINI KARŞILAMIYOR”

Şeker ilaçlarının devlet tarafından karşılanmasıyla ilgili konuşan “Hangi grup ilaçların hangi koşullarda karşılanacağı çok somut değil, hastanede yatan hastaların ilaçları zaten devlet tarafından hastane eczanelerinden karşılanıyor. Diyabet hastalarının ilaçlarının devlet tarafından karşılanacağı doğru değil, vatandaşları beklentiye sokmayalım” diye konuştu

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Derse Bakan Pakdemirli Giriyor
Derse Bakan Pakdemirli Giriyor
Sanatçı Fatma Girik, Ameliyat Oldu
Sanatçı Fatma Girik, Ameliyat Oldu