Av. Ahmet Tamer'in 22 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Ülke ekonomik krizlerle boğuşurken, eve ekmek götürme derdindeki halkın sorunları çözüm beklerken, muktedir ve şürekası krizi görmezden gelmeye devam ediyor.

‘Türkiye’nin hedeflerini benimseyememiş olan muhalefet; yalanlarla, iftiralarla, yalan yanlış söylemlerle, sahte krizlerle maalesef üreticimize, yatırımcımıza güvensizlik aşılamaya devam ediyor’ ifadeleri, bu hafta bir bakanın ağzından çıktı.

Şaşırdık mı? Bence şaşırmadık. Zira, kendilerine göre ülkede akaryakıt ve ekmek kuyruğu yok, yoksulluk da yok, hele yolsuzluk hiç yok. Ülkede hiçbir sorun yok.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in tabiri ile 'Milletçe Şirinler Köyü’nde yaşıyoruz. Bu arkadaşlara göre bizler nankörlük ediyoruz. Milletçe toplanmışız, kafamızdan sorun uyduruyoruz. Aslında herkes çok mutlu. Ama sırf onu gıcık etmek için milletçe mutsuzmuş gibi yapıyoruz.'' ifadeleri tam da yerini buluyor.

İktidar, ülkede ekonomik kriz yok diyor ama gelin kriz nasıl oluşuyor, somut bir şekilde bakalım;

-TÜİK'in açıkladığı yıllık enflasyon, son olarak %73,50 iken; profesör ve akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) 'na göre ise yıllık enflasyon, son olarak %160 üzerinde. Sokakta kime sorarsanız sorun TÜİK'e güven hemen hemen hiç yok durumda.

-İktidar, TÜİK eliyle açıkladığı enflasyon rakamları uyarınca faizi kontrol altında tutmaya çalışıyor. Bankaların uyguladığı faiz oranları da enflasyon rakamlarının altında kalınca tasarruf sahiplerinin bankalardaki birikimleri de eriyor. Piyasadaki bu oynaklık ve güvensizlik ortamı, tasarruf sahiplerinin geleceği görememesinden ötürü yatırıma dönüşmüyor.

- Birikimi ve sermayesi enflasyon karşısında eriyen yatırımcı ise bunun önüne geçmek adına taşınmaz, konut veya arsa alımına yöneliyor. Enflasyondan korunmak isteyen tasarruf sahiplerinin taşınmazlara talepleri arttıkça enflasyon üzerindeki baskı da artıyor ve talep çok, satış az olunca taşınmaz fiyatları da yükseldikçe yükseliyor.

- Devletin açıkladığı düşük enflasyon oranları ise ücretli çalışan ya da emekli olan sabit gelirli her kesimi etkiliyor. Gerçek enflasyon karşısında, TÜİK verilerine göre düşük enflasyon oranlarında maaşları düşük oranda artan ücretli çalışanların, gerçek gelirleri de sürekli artan fiyatlar karşısında alım güçleri düştüğü için hızla eriyor.

- Vatandaşın alım gücünün düşmesiyle alışverişler azalıyor. Esnafın sattığı ürünün maliyeti arttığı halde alım satımlar azaldığı için daha düşük kar ile satım yapmak zorunda kalan esnaf da etkileniyor ve piyasalarda durgunluk başlıyor. Ekonomi her geçen gün çöküyor ve bu silsile böylelikle devam ediyor.

Peki bu silsileyi yaratan kim???

Bu düzeni kuran kim???

Bu durgunluğa önlem almayan kim???

Gel gör ki Erdoğan ve kurmayları ekonomik kriz nedeniyle her hafta ve halen muhalefeti suçluyor. Yetmiyor, geçmişteki 'CeHaPe' zihniyetini de suçluyor. Hikaye hep aynı, bugünde de geçmişte de 'CeHaPe' zihniyeti suçlu.

-Sanki geçmişte ülkeyi, 10 yıl Menderes değil ' 'CeHaPe' zihniyeti yönetti,

-Sanki ülkeyi, geçmişte 25 yıl Demirel ve devamı değil 'CeHaPe' zihniyeti yönetti,

-Sanki ülkeyi, geçmişte 15 yıl Özal ve devamı değil 'CeHaPe' zihniyeti yönetti,

-Sanki ülkeyi, 20 yıl Erdoğan değil de halen 'CeHaPe' zihniyeti yönetiyor…

El insaffff…

‘CeHaPe’ zihniyetinde bu hafta yaşanan bazı olaylar!!!;

- “Halka yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu nedeniyle bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören, basın, internet medyası ve sosyal medya paylaşımlarına yeni yaptırımlar getiren ve sansür endişesi oluşturan kanun teklifi TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.

-Gezi Davası kararlarına şerh düşen hakim Turhal’a, Cemal Kaşıkçı davasının Suudi Arabistan'a devrine ilişkin karara şerh düşen yani muhalefet eden ve aynı görüşte olmayan hakim ise Kahramanmaraş’a sürüldü.

-Muğla'da Pınar Gültekin'i diri diri bir varile sokup yakan ve sonra da üzerine beton dökerek katleden caniye verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası 'haksız tahrikle' 23 yıla indirildi, iktidar eliyle sürekli değiştirilen ceza infaz yasasına göre ise 14,5 yıl hapis yatıp aramıza karışacak.

Ve daha niceleri…

Sen neymişsin be ‘CeHaPe’!!!

Öz cümle ve nihayet;  Gerçek adalet herkese hak ettiğini vermek ve kimseye zerre haksızlık etmemek değil midir? İsminin başında adalet olmasıyla demek ki adil olunmuyor…