Türkiye'de futbolun ilk oynandığı yer İzmir. Bornova çayırlarında o zaman azınlıkta olan Türk gençleri şehremizde yer alan yabancılara karşı ter meşin yuvarlakla aldıkları başarılı sonuçlarla baş kaldırıyordu. Günümüzdeki adı Süper Lig olan ligdeki ilk gol İzmir'de atıldı. İzmir'in yetiştirdiği yıldızların ismi sayfalar alır. Bu kentin bünyesindeki tüm kulüpler bence şehrin en kıymetlisidir. Şimdilerde ise ne yazık ki bazaları sportif olarak hak ettikleri yerde değiller. 109 yıllık Karşıyaka profesyonel liglerin en alt kategorisindi. Cuhmuriyetle yaşıt ve kentin ismini taşıyan 98 yaşındaki İzmirspor ise amatör ligde.


FORMANIN HAKKI VERİLSİN
Hep aynı cümleleri kullanıyoruz 109 yıllık çınar Karşıyaka için. 'Transfer yasağını kaldıran Kaf-Kaf, sezona büyük umutlarla girdi. Ancak bekleneni veremedi.' Artık bu yoruma yapmak kalıp haline geldi Karşıyaka için. Ancak pazar günü Ağrı'da alınan galibiyet bir çıkışın habercisi olur diye umut ediyoruz. Ağrı'daki kıvılcım inşallah gelecek haftalarda Kaf-Kaf'ta alev olarak devam eder. Şampiyonluk için yola çıkacaksın ancak 13 maçta topladığın 16 puanla zirve yarışının epey gerisinde yer alacaksın. Bu armaya gönül verenlerin hiç birini içine sinderemeyeceği bir tablo. Ağrı'dan gelen skor ve haberler umut verici. Uzun bir aradan sonra az pozisyon verilerek bitiriler bir maç. Önce geçtiği karşılaşmada skoru korumasını bilmesi. Karşıyaka'nın öz evlatlarından deneyimli defans oyuncusu Cenk Özbey'in attığı golle kazanılan üç puanda keyifleri arttırdı. Bu çıkış sürdüğü takdirde devre arasında yapılacak nokta takviyeler sonrasında üst lig yarışına ortak olunabilir. Kalan haftalarda kadro da yer alan oyuncular için de ayrı bir önem taşıyor. Yönetim ve teknik heyet geride kalan haftalarda eski veya yeni, kimsenin gözünün yaşına bakmadan kapıyı gösterdi. Bu takımda kalmak isteyenler geri kalan haftalarda formanın hakkını vermeli ve 109 yıllık kulüple yola devam etme hakkını kazanmalı. Yoksa bu armayı taşımak isteyen sayısız futbolcu var dışarıda. 


KÜLLERİNDEN DOĞUYOR
Uzun yıllardır amatör kümede mücadele veren İzmirspor ise bu sezon küllerinden doğuyor. Bölgesel Amatör Lig 9 Bölge 2. Grup'ta oynadığı 4 karşılaşmada 12 puanla yenilgisiz yoluna devam ediyor. Şimşek rakip fileleri 8 kez havalandırdı ve kalesini gole kapatmayı başardı. Başkan Nedim Topaloğlu ve teknik direktör Ali Metin önderliğindeki lacivert-beyazlılar gelecek için ışık saçıyor. Geçmişinde Türk futbolu ve İzmir'in futbolcu madeni olan İzmirspor'un en kısa sürede profesyonel liglere dönüş yapıp eski günlerine dönmesini bekliyoruz. O arma altında Metin Oktay, Tarık Gencay, Seyfi Talay, Sami Özok, Tufan Apaydın, Mutlu Kızıltan, Yiğit İncedemir, Yekta Kurtuluş, Cüneyt Yis, Soner Yurdakul ve Nezir Narin gibi yetişen benim ilk çırpıda aklıma gelenler. 


Süper Lig'in ilk golünü atan, Süper Lig'de ilk galibiyeti alan, 1997-98 sezonunda 12 maçta 32 puan toplayarak profesyonel liglerdeki galibiyet rekorunu kıran ve genç takımı iki yıl üst üste Dünya Şampiyonu olan kulüptür İzmirspor. Kemik taraftarı onları hiç bir zaman yanlız bırakmadı. O semtin gençleri de abilerinin yolundan gidiyordu. Şimdi oynadığı stadyumların kapasitesi az. İzmirspor'un Alsancak Stadı'nda dolu tribünlere oynadığı karşılaşmalara da tanıklık ettim. Şimşek üzerindeki ölü toprağını attığı zaman eski güzel günlerine dönecektir. Yeter ki Nedim Topaloğlu ve arkadaşları yalnız bırakılmasın. Bu armaya hayatlarını adayan Lemi Abi (Ölçer) ve arkadaşlarının dediği gibi. Sevdanın ligi olmaz!...