21.05.2016, 21:00

Silahlanma gerçeği...

 

Dünya genelinde son beş yılda silahlanma oldukça arttı.

Yüzde 14 civarındaki bu artış içinde ülkemiz ne yazık ki altıncı sırada yer alıyor.

Artan terör tehdidinin, yabancılaşmanın, birbirini hiçe saymanın sonucu bu rakamlar.

6. sırada olmak ne demek?

Hatırı sayılır bir rakam demek.

Nefretin kol gezmesi demek.

Şiddetin dibini buluyoruz demek.

*

Ülkemizde tehditler artmadı mı?

İşte sonucu silahlanma.

Bölgesel çatışmalar artmadı mı ?

İşte sonucu silahlanma.

Gelişmedik mi?

Sonucu silahlama.

 

*

Durun bitmedi.

Türkiye’nin silah alımı, dünya toplam silah ticaretinin yüzde 3.4’üne tekabül ediyor.

Bu sonuç Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün açıklaması.

Ve en büyük silah satıcıları sıralamasında ABD, Rusya, Çin, Fransa, Almanya ve İngiltere ise ilk sıralarda yer alıyor.

Daha bitmedi.

Ve satıcılar arasında ise onaltıncı sıradayız.

Kısaca ülkemiz 2011-2015 yılları arasında dünya silah satışlarında yüzde 0.6 gibi bir paya sahip.

Soğuk savaş dedikleri işte bu.

*

 

Bir dünyaya bakalım.

Suriye’de iç savaş.

Ortadoğu hep kaynıyor.

Ukrayna, Rusya arası hep bozuk.

Azerbeycan, Ermenistan arası da öyle.

Doğu Asya'da ise Çin'in tutumu komşuları arasında büyük tedirginlik yaratıyor.

Güney Asya'da ise Hindistan ile Pakistan arasındaki gerginlik hakim.

Afrika keza büyüyen bir bomba.

Fas ve Cezayir arasında silahlanma yarışı var.

Avrupa’da ırkçılık hortladı.

*

Kısaca tüm ülkelerde, ülkemiz de dahil  iç huzursuzluklar büyüdü de büyüdü.

Ve ülkeler arasında da ihtilaflar da büyüdü.

Dinsel çatışmalar arttı.

Toplumsal olaylar çoğaldı.

Uyuşturucu savaşları arttı.

Diğer yandan dünya genelinde terör tehdidi nedeniyle güvensizlik had safhada.

Korku derinlerden gün yüzüne çıktı.

Ve sonuç, tabi ki silaha yönelme.

*

Asya ve Ortadoğu ülkelerinde silah satışları artıyorsa sorun var demektir.

Türkiye ile İran arasındaki bölgede ağır silah satışı yüzde 61 oranında büyüme gösteriyorsa sorun var demektir.

Bir dönem Hindistan 30 milyon nüfuslu Suudi Arabistan'dan daha fazla silah satın alıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.

*

İhracatçı  ülkeler arasında ilk sırada ABD, ikinci sırada ise Rusya geliyorsa bir düşünün derim.

Müşteriler arasında ülkemiz  üçüncü sırada ise bir düşünün derim.

Dünya'da silah tüccarları olduğu sürece bu savaşlar biter mi sizce?

Bitmez ve bitirilmez tabii ki. Bir düşünün derim.

*

“Bir adam bir nehirin öteki tarafında yaşıyor ve onun lideri, benim liderimle kavga etti diye, biz aramızda kavga etmediğimiz halde, kalkıp birbirimizi öldürmeye kalkışmamızdan daha aptalca bir şey olabilir mi?” Diyen Blaise Pascal bence duygularımıza tam tercuman.

"Bazen üzüntüler, gözyaşlarının uzanamayacağı kadar derindedir." (A River Runs Through It)film repliği duygularımıza tam tercuman.

“Irkçılık cahilin sığınağıdır. Bölmek ve yok etmek ister. Özgürlüğün düşmanıdır ve kafaya kafaya çarpışıp yok edilmeyi hak eder”diyen Pierre Berton’un düşüncesi duygularımıza tam tercuman.

*

Şimdi düşünelim.

Bölmeye çalışan kimler?

Bölünmemizi isteyen kimler?

Ve kuzular gibi herşeyin içinde yer alan ve yok edilmek üzere sunulan kimler?

 

Dip notlar;

 

Keşfe çıkalım...      

 

“Daima iç sesini dinle; başka hiç kimseyi dinleme.
Etrafında seni baştan çıkartacak binlerce şey vardır,
Çünkü elindekileri satmak için kapı kapı dolaşan insanlar vardır.
Dünya bir süpermarkettir ve herkes sana elindekileri satmak ister.
Herkes bir satıcıdır. Çok fazla satıcı dinlersen, çıldırırsın.
Hiç kimseye kulak asma, sadece gözlerini kapat ve iç sesini dinle” der Osho...

Şimdi dünyamıza bir bakın lütfen...

Nasıl bir oyun yeri ve alışveriş merkezi görün.

Nasıl büyük bir süpermarket içindeyiz farkında mısınız?

Ve biz bu alışveriş merkezinde sadece bir piyon muyuz?

Yoksa özgür bireyler miyiz?

Önce keşfe çıkmamız ve çıktığımız bu keşifimizde kendimizi bulmamız önemli.

“Bazen durup düşünmek lazım, en kolayı olanı yargılamaktır ama çok azı anlamaya çalışır, bir kez daha düşünelim ve bu kez anlamaya çalışalım, belki daha "insanca" yaşayabiliriz”.der lalajin.

İşte tamda bizim duygularımız bu dile düşenler.

Biz duygularımızla varız.

Duygularımızla şekilleniriz.

İç sesimizle kendimizi bulabiliriz.

 

 

Her şey iki...     

“Dünyada her şey iki adettir.
Düşüncelerimiz ikiye ayrılır: İyi ve kötü.
İki gözümüzle iki türlü şey görürüz:
Güzel şeyler ve çirkin şeyler.
İki elimiz vardır: Sağ el vurur ve kötü işler yapar;
Sol el kalbe yakın olduğundan iyilik doludur,
İki ayağımız vardır: biri bizi yanlış yola götürür,
diğeri doğru yola yöneltir.
Evet, her şey ikidir..

Bu dökülen inciler Letakots Lesa, Pawnee Kabilesi’nden.

Birde baktım her yerde var o ikilik.

Kurt sürüleri ve kuzu sürüleri adı.

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Kaçan bir hırsızı yakalamak için bütün karadeniz emniyeti seferber olmuş.

Hırsızın 2 profil 1 adette vesikalık resmi dağıtılmış.

İki gün sonra Samsun emniyetinden mail gelmiş,

“Hırsızlardan 2 tanesini yakaladık,1 tanesinide yakalamak üzereyiz”

 

Günün sözü;

“ Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir.
Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.
Ne kadar susarsanız vicdansızlık o kadar artar,
Susmazsanız bir o kadar azalır'. Elie Wiesel

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@