30.05.2014, 21:00

Sistem sistem değil ki!

Geçtiğimiz hafta taşeron sistemini size elimden geldiğince aktarmaya çalışmıştım

Zorluklarını ve sömürülerini...

Türkiye'de çalışma hayatı taşeron sistemiyle daha da alt üst olacak gibi görünüyor...

Neden mi?

Maliye, Hazine ve Çalışma Bakanlığı'nın birlikte hazırladığı taslak yüzünden...

Kamu ve özel tüm iş yerlerinde asıl işlerde 'taşeron' işçi çalıştırmanın önü bu taslakla açılıyor...

İş Kanunu'nun ikinci maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle, patronlar asıl işlerini de 'taşeron işçilere' yaptırabilecek. 

Şimdi vizyonu daha da geniş tutalım...

Bu demektir ki; hastanede, medyada, fabrikada,'taşeron' işçi çalıştırılacak...

Doktor, hemşire taşeron firmada çalışan olarak görev alacak...

Kısaca asgari ücreti veren taşeron firma olabilecek...

Ne mümkün hale gelebilecek?

 Ucuz işçi çalıştırma...

Amaç devletin üstünden kamburu mu almak?

Yoksa o kamburu vatandaşa mı yüklemek?

 

*

Sıkıntı ne?

Kamuda ki taşeron işçilerin kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesaileri...

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, kamuda ki taşeron sorununu çözmek istiyor anlıyoruz...

Ancak hazırlanan bu yasa taslağı çözüm yerine, hem kamu hem özel sektör çalışanlarını daha da üzecek gibi görünüyor...

Çözüm bu olmamalı...

Bu yasa taslağı, bakanlar kurulu tarafından imzalanıp, Meclis'e gönderilirse ve kabul edilirse tüm çalışma hayatını etkileyecek değişiklikler içeriyor...

 Açıklama şu; ‘Hem kamu hem de özel sektörde daha çok istismarın engellenmesine yönelik bir düzenleme’...

İşte bu düzenleme, kamu ve özel sektörde taşeron yani 'alt işverenlik' in önünü açıyor...

 

*

Parayı ver taşeron çalışsın...

Herkes taşeron...

Ver asıl işçi maaşı çalıştır taşeron işçi...

Kısaca bir fabrikada, kadrolu işçilerinin yanında taşeron işçiler de çalışabilecek...

Tek şart var, oda maaş ve sosyal hakların aynı olması...

Ya da taşeron işçi gibi taşeron firma asıl işi alabilecek...

Türkiye'de ki firmaları düşünelim...

Tekstil, inşaat, otomotiv, kimya, çimento, metal, makine, madenci, hastane vs vs...

*

Hastanenin işi ne?

Hastalar?

Yasa kabul görürse doktor, hemşire de asıl iş hasta bakmak olduğundan dolayı taşeron işçi olabilecek...

Şu anda bir doktor taşeron olarak çalıştırılamaz, ancak bu düzenleme ile çalışabilir...

Dediğim gibi sistem sistem değil ki tam bir kambur...

Üstten tut elinde kalır, alttan tut elinde kalır...

Kambur olan kim hala çözemedik...

 

Dip notlar;

Yeni moda babyjim...

Bebeklerimiz geleceğimiz...

Sağlıklı yaşam için sporun şart olduğunu sürekli dillendiriyoruz...

Birde sporu bebeklerimizde uygulayalım... Şimdilerde yeni moda baybjim...

Yani, bebek jimnastiği...

Çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için oldukça gerekli...

Bir tür fiziksel gelişim hareketleri...

Hem sağlıklı çocuklar, hem de hiperaktivite ve konuşma güçlüğü olan çocuklarda olumlu sonuçlar veriyor...

Çocuklarımız, daha sağlıklı ve güçlü, kas-iskelet sistemi gelişmiş, koordinasyon ve denge kazanması sağlanmış olacak...

Zinde olan çocuklarımızın hareketleri düzelecek ve sporu tanıması, sevmesi sağlanacak...

Toplum olarak spordan uzak yetiştik... Bu nedenle de obezite ile diyabet ülkemizde oldukça artmış durumda...

Gelin dayanıklı, güçlü, kendini tanıyan ve güven duygusu gelişmiş çocuklar yetiştirelim...

Özellikle 6 ay -3 yaş arası bebeklerle normal gelişim süreçlerine uygun olarak düzenlenmiş ‘baybjim’i, fizyoterapist, çocuk doktorları ve pedagogların onayı ile, her gün 1 saat boyunca anne, uygulayabilir...

Hareketler yumuşak ve sevgi dolu olmalıdır.

Tüm eklemleri çalıştırılmalıdır... Bu sayede anne ve bebek daha da yakınlaşır...

3 yaş sonrası ise, büyük ve küçük adale gruplarının gelişimi için, halka, tünel, tırmanma, trambolin, sallanma, merdiven, aktiviteleri ile müzikli oyun grupları olarak aktiviteler yaptırılmalıdır...

Lütfen çocuklarımıza sporu sevdirelim ve aşılayalım...

Ülkemizin fiziksel ve ruhsal gelişimi için sporun önemi ve erdemi büyük...

 

Egzersiz zamanı...

Yaz geldi...

Deniz, kum, güneş, seyahat zamanı da birçok kişi için ön plana çıkmaya başladı...

Ancak özellikle dertlerden bıkmış, ülke sorunlarının içinde bunalmışız...

Haksızlık, adaletsizlik, benlikle boğuşmaların ardından artık içimizdeki negatifi güzel havanın ve güneşin de etkisiyle atalım...

Bunun için de ilk yapılması gereken güzel bir ‘egzersiz’ programı...

Ancak egzersiz yapan bireyin dikkat etmesi gereken bazı durumlar var...

Onlar;

Bol bol sıvı tüketin, besin çeşitlerini arttırın...

Egzersiz yapan bireyler, yeterli ve dengeli beslenmeyle, tüm vitaminleri ve mineralleri alabilir. Bu nedenle egzersiz yapan bireylerin ek olarak vitamin ve mineral kullanmalarına gerek yok.

Egzersiz öncesi aşırı tok veya aç olunması performansı olumsuz etkiler. Egzersiz öncesi öğün, 2-4 saat önce ve mideyi rahatsız etmeyecek şekilde yeterli sıvı, düşük yağ ve posa, yüksek karbonhidrat, orta düzey protein ve alıştığınız yiyeceklerden oluşmalı...

Bol güneşli, sporlu ve sağlıklı günlere...

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Cemal ile karısı kavgalı iken, Cemal kahvede ölmüş. Karısına haber verme işini Temel üstlenmiş.
- "Ula Adile deyze Cemal emmi kayip oldi" demiş.

Cemalin karısı:

- "Cehennemin tipine citsun" diye cevaplamış.
Temel gayet sakin:
- "Ula, cittu, cittu!" diye söylenmiş.

 

Günün sözü;

Çok küçük bir başarı, çok büyük bir plandan daha iyidir... (Leon Duguit)

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@