29.06.2021, 05:04

Sivil toplum kuruluşları    

Aşağı yukarı 2000’li yılların başlarına doğru gelişen demokrasinin yeni aktörleri olarak da tanımlanan sivil toplum kuruluşları  kısa adı STK’lar tüm dünyada yukarıda da bahsettiğimiz gibi demokrasilerin yeni aktörleri olarak örgütlenmeye başlamıştır. Şimdilerde de oldukça gelişmişlerdir. Bazı ülkelerde baskı gurupları olarak nitelense de barış, silahsızlanma, ekoloji ve insan hakları hareketleriyle epey yol almışlardır. Yurttaşların ortak bakış, ortak çıkar, ortak duyarlılık, ortak talep temelinde gönüllü olarak bir araya gelerek devletin hukuki, idari, üretici ve kültürel organlarının dışındaki alanda meydana getirdikleri dernek, vakıf, sivil gelişim, platform, ilişki ağı ve benzerlerinden oluşan yapılara ve etkinliklere ‘SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI’ denir. 
             STKların özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:
STK’lar, devlet aygıtının bir parçası değildirler. Devlete karşı hem yönetimsel hem de mali açıdan özerktirler.
STK’lar, kendilerine çıkar sağlamayı hedeflemeyen bir amaç etrafında örgütlenirler. 
STK’lar, hukuki bir örgütlenme modeli etrafında ya da hukuki olmayan bir örgütlenme modeli etrafında kurulabilirler.
STK’lar, siyasi görüş yelpazesinin dışında insanları hangi siyasi görüşten olurlarsa olsunlar ortak ilkeler doğrultusunda bir araya getirmeyi hedeflerler. 
STK’lar, doğrudan devletten ödenek almazlar ancak kamusal fonlardan yararlanabilirler. 
Fertlerin Gönüllü Katılımı esasına dayanır.
Amatör ruh ile profesyonel tekniği dengelemek.
Kişilerden ziyade İlkeler ön plana çıkar.
STK’lar tek tip üye-taban arama anlayışını terk etmiştir.
Artık, STK’lar sadece muhalefet ve protesto grubu olmakla yetinmezler.
STK’ların çoğalması kendi aralarında ‘işbölümü-uzmanlaşma-işbirliği’ ilişkileri gerektirir. 
Yaygın STK biçimlerini şu şekilde belirtmek mümkündür:
        - Sivil girişimler,
        - Platformlar,
        - İlişki ağları,
        - Dernekler,
        - Vakıflar
        - Tüketici Kooperatifleri,
        - Sendikalar,
        - Meslek Birlikleri.
           STK’larda hiyerarşi esastır. STK’lar kendilerini amaçladıkları hedefe göre yapılandırırlar. Genel bir siyasi program oluşturmaya kalkışmazlar. Ama çoğu zaman bir siyasi partiyle bağlantılı ve paralel olarak çalışırlar. 
           Bu farklılıkların sonunda STK’lar bir yandan klasik örgütlenmelere göre daha radikal, daha sert tavır gösterirler, öte yandan şimdi yapılacak, iktidar olduktan sonra yapılacaklar gibi bir ayrımı benimsemezler. Yarın bugünmüş gibi çalışırlar. (devamı haftaya..)

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@