13.07.2021, 04:02

Sivil Toplum Kuruluşları

STK’larla ilgili olarak bir dizi yazı sunmuştum geçtiğimiz haftalarda sizlere.Bunlara dayanarak ülkelerin bu uğurda neler yaptığına ilişkin örnekler vermeyi en sona bırakmıştım.Müsilajın Marmara denizinde yarattığı tehlikeyi ülke olarak bütün sıcaklığıyla yaşamamıza rağmen çok fazla ciddiye aldığımız söylenemez.Ama çevre ile ilgilenenler ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve hatta duyarlı çevre kuruluşları bir şeyler yapma çabasındalar. Çünkü bilimin tartışmaları tazelediğini bilirler ve güncelleştirirler. Çünkü her bilim dalının bir kökenin peşinde olduğunu bilirler. Astrofizikçiler evrenin kökenini, biyologlar yaşamın kökenini, paleontologlar insanın kökenini araştırırlar.

Buradan hareketle çevresinde olan bitenlere seyirci kalmazlar. Karadeniz’de ağaçların kesilmesinin ne tür bir felakete yol açacağını bilirler. Kazdağları’nda yerin üstünün yerin altından daha önemli olduğunun farkına varıp eylem geliştirirler. Hem direnirler hem hukuksal mücadele verirler. Bazı ülkelerde de “devlet suçludur” diye mahkemelerden karar çıkartıp kendi devletini madara ederler. İşte size bir örnek. Paris’te bir mahkeme, Fransız devletini sera gazı salınımının azaltılmasıyla ilgili verdiği sözleri yerine getirmemekten suçlu buldu. Aktivistler sonucu iklim açısından yüzyılın zaferi olarak görüyorlar. Bir gurup sivil toplum kuruluşu, Fransız devletine karşı iklim değişikliğiyle ilgili önlem almadığı gerekçesiyle geçtiğimiz Aralık ayında dava açmıştı. Dava, iklim değişikliği tehdidinin karşısında yurttaşların temel haklarının korunmasını amaçlıyordu. “Yüzyılın davası” olarak nitelenen davaya imza desteği verenlerin sayısı kısa zamanda 2 milyonu geçmişti. Mahkeme, Fransız devletinin yükümlülüklerini yerine getirmediğine hükmetti ve 1 avro sembolik para cezasına çarptırdı.

Böylece STK’ların iklim değişikliği açısından devlete karşı açmış olduğu bir dava yaşanabilir bir dünya açısından son derece önemli, Fransa devleti açısından da son derece onur kırıcı olmuştur. Acaba ülkemizin de böylesi bir durumda halkından yana tavır alacağı bir hukuksal düzene kavuşacağı günler yakın mıdır?

Yorumlar