Behçet Yavuz'un 27 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Kulağa hoş gelen sözler söylemek… “Demokratik, laik ve katılımcı eğitim… Kodlayan, teknoloji kullanan nesiller… Milli, manevi değerlerine sahip vatanını, bayrağını seven…” Farklı siyasi görüşlerden farklı ama içi fazla doldurulamayan kulağa hoş gelen sözler bunlar…

İhtiyaçlar hiyerarşisi içinde değerlendirdiğimizde eğitim sistemimizin temel ve öncelikli ihtiyaçlarını sıralayarak somut sözler söylemek ve programlar yapmak gerekiyor… Kuşkusuz, eğitim sistemini şekillendirilirken dünya görüşü, ekonomik yaklaşımlar etkileyici ve belirli oluyor. Günümüz dünyasında bu yaklaşımlar önemli ölçüde değerini korurken, çocuğuna okula giderken harçlık vermekte, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan devlet okullarındaki çoğunluğu velilerin beklentilerini iyi analiz etmek, onlara yönelik politika ve stratejiler üretmek gerekiyor.

Ülkemizde erken çocukluk eğitimi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde 9 milyon 352 bin 605'i erkek, 8 milyon 733 bin 338'i kız olmak üzere toplam 18 milyon 85 bin 943 öğrenci örgün eğitim alıyor. Bu öğrencilerden 15 milyon 194 bin 574'i resmi, 1 milyon 310 bin 605'i özel ve 1 milyon 580 bin 764'ü ise açık öğretim kurumlarında okuyor. Bu veriler değerlendirildiğinde, öğrencilerin yaklaşık %92’si devlet okullarında öğrenim görüyor.

Özel okullar dışındaki devlet okullarında çocuklarını okutan velilerin tümü olmasa da önemli bir bölümü ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Onların temel önceliği eğitimin ne demokratik olması, ne de kodlama… Kitaplarının ücretsiz verilmesi onları mutlu ediyor ama o da yetmiyor artık… Bugünkü ekonomik koşullarda üniforma, cep harçlığı, ulaşım giderlerini de artık karşılayamıyorlar…

Siyasiler, kulağa hoş gelen hamasi sözler yerine 15 milyon çocuğun öğrenim gördüğü devlet okullarındaki velileri kucaklayan somut projelerle sahaya çıkarlarsa emin olun sonuçlarını olumlu olarak görebilirler… “Asgari ücretle geçinen ailelerin çocuklarına harçlık, üniformaları, okuldaki öğle yemekleri devletten” derseniz aynı gün milyonlarca aile sizi konuşur, ikna ederseniz de ciddi oylara dönüşür…

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde piramidin en temelinde fizyolojik ihtiyaçlar geliyor. Bu ihtiyaçtan sonra güvenlik, sosyal, değer-saygınlık ve kendini gerçekleştirme, hiyerarşik olarak sıralanıyor. Eğitim sistemi ihtiyaçlarında da bu sıralama dikkate alınarak öncelikler belirlenmeli, somut projeler üretilmelidir.

Devlet okullarının işletme sistemleri sil baştan değiştirilmelidir. Temizlik, bakım ve yönetim modelleri… Özerk bütçeler, hizmet alınarak temizlik ve bakım yapılması… Mahalle muhtarı, imam, okul aile birliği başkanı, öğrenci temsilcisi okul işletme yönetiminde aktif rol almalı…

Bunlar, kısa vadede sonuç verecek, geniş kesimlerin gündemine girecektir. Ayrıca akademik gelişmede kısa vadede sonuç verecek somut proje önerilerim de var. Onlardan da daha sonraki yazılarımda söz edeceğim.