Hüseyin Küçükdemirci'nin 1 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

21-28 Mayıs tarihleri arasında Köyceğiz’de “CittaSlow Köyceğiz SlowSports Fest 2022” adı ile düzenlenen muhteşem bir organizasyon gerçekleşti.

Organizasyonu düzenleyenler “SlowSports Festivali yasal ve organizasyon sorumluluğu SUDOSD ve Köyceğiz Turizm İşletmecileri Derneği tarafından üstlenilen Muğla Büyükşehir Belediyesi, Köyceğiz Kaymakamlığı ve Köyceğiz Belediyesi'nin çözüm ortağı olduğu altmışa yakın doğa ve spor derneği tarafından desteklenen bir çevre ve sosyal sorumluluk projesi” olarak tanımlamış.

Kano, bisiklet, yelken, rafting, trekking, yamaç paraşütü, photocamp, kamp ve karavancılık gibi outdoor spor kategorilerinde profesyonel ve amatör takımları, sporcuları, sporseverleri ve doğa gezginlerini bir araya getiren organizasyona İzmir’den de bir çok sporcu katıldı.

Son iki gününe yetişebildiğim bu harika organizasyonda, İzmir’den “Outdoorİzmir” ekibi ile birlikte Cumartesi ve Pazar günü kano sürüşüne katıldım.

Cumartesi günü Cennetten bir köşe olan Dalyan’da “Ay Işığı Caretta Canoetta” (Dalyan-İztuzu-Dalyan) rotasında, Pazar günü ise Köyceğiz Gölü ve Kordon’da kano sürüşü yapıldı.

Kano ile hedefe varmak için kürek çekerken gördüğünüz manzaralar insanın ruhunu okşuyor. Bir yanınızda sazlıklar uzanırken, gölden denize doğru, yeşilden maviye uzanan bir yolculuk. Kafanızı kaldırdığınızda Akdeniz’in, Allah nazarlardan korusun diyeceğiniz ormanları. Varış noktası dünyaca ünlü İztuzu Plajı ve caretta carettalar.

Söz etmeden geçemeyeceğim bir başka etkinlik ise Köyceğiz ormanında yapılan yürüyüştü.

Sığla ağaçları ve sarmaşıklar arasında uzanan, göl kenarındaki sazlıklardan, ormanın derinliklerine gidildikçe ormanın dinginliği ve kuş sesleri ile kendinizi kaptırdığınız büyülü bir dünya.

Belki tekrara girecek ama bu güzellikler için söylenebilecek çok az söz var. Bu güzellikler karşısında aklınıza ilk gelen sözcükler “burası cennetten bir köşe” demek.

Gece yarısı kamp alanında çadırların arasında kahvenizi yudumlarken günün her dakikasını dolu dolu yaşayan ve ertesi günün mücadelesi için dinlenmeye çekilen özgür ve mücadeleci insanların dünyasına şahit olmak harika bir deneyim oldu benim için.

Gördüğüm kadarıyla çadır kampı ve doğa sporları unuttuğumuz bazı değerleri doğada yeniden hatırlatıyor.

En başta bir arada yaşayabilmek için insanlar saygılı, paylaşımcı, yardımlaşmacı ve doğa koruyucu.

Spor yapmaya gelen ve bu güzelliği keşfedip yaşayan sporcular ile tanışma fırsatı bulmuş olmak ayrı bir güzellikti.

Bu organizasyonun ev sahiplerinin yanında bütün Köyceğiz’i koyları ile birlikte hafta boyunca bisikleti ile gezen, trekking yapan ve Kano sürüşü ile Slowsportfest’ i taçlandıran başta bana kendi çadırını veren Reha Akkoçan olmak üzere Outdoorİzmir ekibi ve İzmirli bisikletçilere selam olsun.