Dr. Turgay Bozoğlu'nun 11 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Türkiye, normal şartlar altında 18 Haziran 2023 tarihinde genel seçimler için sandığa gidecek. Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçecek. Önümüzde bir yıllık zaman dilimi var. Siyaset kazanı kaynamaya başladı. Yaz daha sıcak geçecek. Ülkemizde iktidarlar sonbaharda seçime gitmeyi tercih ederler. Çünkü, turizm ve hasat mevsimi bolluk getirir. Döviz gelirleri artar, sebze ve meyve fiyatları düşer. Hasadını yapan çiftçinin eline para geçer. Kısacası toplumun büyük çoğunluğu için yaz sonu en az sıkıntılı dönemdir. Kış gelmeden seçime gitmek iyidir.  Bundan dolayı Ekim ve Kasım ayları iktidarlar için en iyi seçenek. 9 Mayıs tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan kararlar da bana seçimin erkene alınacağını düşündürdü. Özellikle ilk defa konut edinecekler için getirilen düşük faizli kredi... Konut finansmanı ile ilgili açıklamaları başka türlü düşünmek pek de mümkün değil.

Bütün dünya parasal sıkılaşmaya gidiyor. Özellikle enerji fiyatlarında  artışlar ve mal tedariğinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle arz yönlü sorunlar enflasyonu kamçılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde kalıcı hale gelen enflasyon, onları daha sert tedbirler almaya zorladı. FED faizleri yükseltti, Haziran ayı itibariyle de bilanço daraltmaya gidecek. Piyasalar bugün açıklanacak ABD enflasyon verisine kilitlendi. Eğer yükselme trendi devam ederse tedbirler daha radikal hale gelecek.

Herkes gelecek felaketi görüp tedbir alırken, enflasyonu daha da azdıracak kararların açıklanması ancak erken seçime gidilmesi ile açıklanabilir. Seçime giderken iktidarlar alınması gereken can acıtıcı kararları kolaylıkla alamaz. Tam tersi, kısa süreli etkileri olumlu olan, uzun vadede ekonomiye zararı olacak düzenlemeler yaparlar. Fatura daha da kabarır ama iktidarlar için önemli olan seçimi kazanmak olunca yangına adeta benzin dökülür.

Konut kredisinde faiz indirimine gidilmesi, açıklananın aksine konut fiyatlarını düşürmez konut fiyatlarını artırır. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, düşük faizli konut kredisinin konut fiyatlarını düşüreceği iddiası eğer ciddiyse çok problemli. Bu durumda “faiz sebep, enflasyon sonuç” tespitinden sonra, ekonomi bilimine ülkece bir katkı daha yapmış oluruz! Yüksek enflasyon döneminde düşük konut kredisi faizi talebi yükseltir ve arz talebi karşılayacak hale gelinceye kadar fiyatlar artar. Konut fiyatlarında balon etkisi yaratır. Bu, birçok ülkede defalarca gördüğümüz bir senaryo.

Zaten ülkemizde yüksek enflasyon ve düşük (reel olarak negatif) faiz, tasarruf sahibini gayrimenkule yönlendiriyor. Merkez Bankası'nın konut fiyat endeksi ve TÜİK’in finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları, aslında olan biteni bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Nisan ayında BİST100 (borsada işlem gören piyasa ve işlem hacmi en yüksek 100 hisse senedi) hariç bütün tasarruf araçları kaybettirmiş. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %2,42, mevduat faizi (brüt) %6,04, Amerikan Doları %6,55, külçe altın %6,75 ve Euro %8,22 oranlarında yatırımcısına kaybettirmiş. Yani 100 TL verip aldığınız Euro size bir ay içinde 92 TL’lik satınalma gücü olarak geri dönmüş. Ancak konut fiyatlarına baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz.

Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 96,4 oranında artan Konut Fiyat Endeksi, aynı dönemde reel olarak yüzde 26,9 oranında artış göstermiş.  2022 yılının Şubat ayında almak isteyeceğiniz bir konut, bir önceki yıla göre fiyatını ikiye katlamış. En yüksek artış yüzde 106,3 ile İstanbul’da yaşanmış. Gayrimenkul piyasasında bu yaşananların en temel nedeni, diğer tasarruf araçlarının negatif getiri getirmesi. Tasarrufunu korumak isteyenler doğal olarak gayrimenkule yöneliyor. Buna rağmen konut kredilerinde faizin düşürülmesi bu fiyatları daha yukarı çeker. Vatandaş değil, müteahhit kazanır. Servet transferi olur.

Ağustos böceği gibiyiz. Doğruları yapmak yerine gerçekleri görmemeyi tercih ediyoruz. Kış geldiğinde çalışkan karıncalar rahat edecek, ağustos böcekleri karıncalardan yiyecek dilenecek. Onun için kış gelmeden seçim gelecek.