09.11.2020, 05:25

Sorumlu hepimiziz!

Sorumlu hepimiziz!

Ülkemizi derinden sarsan İzmir depreminde 114 canımızı kaybederken 1035 kişi de yaralandı. Uzmanlarını bile şaşırtan Ege Denizi’ndeki faylarda yaşanan kırılma doğrudan Bayraklı ilçesini vurdu. Çünkü Bayraklı’da zemin sıvılaşmış, yapılar eskimiş ve yorulmuştu. Geçmişine baktığınızda ise geniş tarım arazileri içinde bamya tarlaları vardı . Biz ise bir de bunlar yetmezmiş gibi Amerika’nın Manhattan şehrini örnek alıp buraları yüksek yapılar bölgesi yaptık. Genel bir tabir var; deprem öldürmez bina öldürür. Gerçekten de öyle oldu. Yıkılan, çöken binaların tamamı 1999 depreminden sonra çıkan yönetmeliklerden önce yapılmıştı. Ne çimentonun miktarı belliydi ne de kumun nerden alındığı. Resmi rakamlara göre Bayraklı’da 24 mahalle 37 bin 023 yapı 149 bin 377 bağımsız bölüm bulunuyor. Bornova’nın 45 mahallesinde 63 bin 031 yapı, 225 bin 600 bağımsız bölüm var. TMMOB’un ilk gözlem raporunda ise binaların inşaat ruhsatı ile oturma ruhsatları arasında yıllarca zaman farkı olduğuna vurgu yapılmıştı. Çünkü kooperatif evleri ve siteler uzun yıllar bitirilememişti. Başımıza deprem gelince hep bir ağızdan haykırdık; sorumlu kim, hesabını kim verecek? Bakanlar yerel yönetimleri, yerel yönetimler geçmiş idarecileri suçluyor. Kayıkçı kavgasına dönüşen, siyasi arena haline gelen deprem alanları için sorumlu aramaya gerek yok. Sorumlu biziz, hepimiziz!

 

FAY HATLARINI İYİ EZBERLEYELİM

Yunanistan Sisam Adası açıklarında kırılan fay 90 kilometre uzaktaki evlerimizi vurdu. Vurdu ama uzmanlar önemli bir ayrıntıya daha dikkat çekti. İzmir’deki aktif 14 fay hattının canlanabileceğini söyledi. Hepimiz farklı yerlerde yaşıyoruz. Peki biliyor muyuz faylar nerede ve hangi bölgeden geçiyor. O zaman şöyle anlatalım; Güzelhisar Fayı (Aliağa ilçesi ile Manisa’nın Osmancalı arasında yer alır), Menemen Fayı (Dumanlıdağ volkan kompleksi ile Gediz nehri taşkın ovası arasında bulunur), Yeni Foça Fayı (Nemrut limanı ile Gerenköy arasındadır), İzmir Fayı (Körfez’in altından geçer), Bornova Fayı (Karşıyaka ile Kemalpaşa Ulucak arasından geçer), Tuzla Fayı (Gaziemir ile Seferihisar Doğanbey arasındadır), Seferihisar Fayı (Sığacık Körfezi ile Güzelbahçe arasında bulunur), Gülbahçe Fayı (Urla ile Karaburun arasında yer alır), Gümüldür Fayı (Menderes’in eski iki beldesi Gümüldür ile Özdere arasında uzanır), Gediz Fayları (Sarıgöl ile Manisa ve Kemalpaşa arasında bölgededir), Dağkızılca Fayı (Kemalpaşa-Torbalı arasında uzanır), Manisa ve Kemalpaşa Fayları da Çiçekliköy, Ulucak bölgesinden geçer. Bu arada Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü’nün çok önemli bir hizmeti var. Yer bilimleri harita görüntüleyici çizim editörleri bulunduğunuz konuma en yakın geçen fay hatlarını gösteriyor. Siz de evinizin, işyerinizin altından fay hattı geçip geçmediğini görmüş oluyorsunuz. Bunun için http://yerbilimleri.mta.gov.tr/anasayfa.aspx adresine girmeniz yeterli.

 

KOVİD YAYILIYOR DİKKAT!

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger geçtiğimiz günlerde kent genelinde her gün 10 kişinin Kovid-19 salgını nedeniyle vefat ettiğini açıkladı. İzmir’de bu konuda çalışma yapan üniversite hastaneleri başta olmak üzere tüm hastanelerde çok ciddi bir artış var. Yoğun bakım servisleri neredeyse en üst sınıra kadar doldu. Evinde karantinada olan binlerce kişi deprem nedeniyle dışarı çıktı. Enkazdan çıkanlarda bile hastalık tespit edildi. Arama kurtarma görevlileri arasında ilk vaka haberleri gelmeye başladı. Herkesin dikkat etmesi gerekiyor. Başta sürekli toplantılar yapan bakan ve milletvekilleri olmak üzere tüm bürokratların tedbiri elden bırakmamasında fayda var. Geçtiğimiz gün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum başkanlığında yapılan koordinasyon toplantısındaki manzara tehlike durumunu açıkça gösteriyordu.

 

ORMAN KAMPANYASINA DÖNMESİN

Deprem sonrası İzmir kenetlendi mi? Evet! Duyarlılık ve hassasiyetin ne olduğunu tüm Türkiye gördü mü? Evet! Kurumlar arasında koordinasyon sağlandı mı? Hayır! Can kayıplarımızı mezara koyup yaralılarımızı hastanelere yatırırken ne yazık ki siyasi kavgalar ve çekişmeler başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda harcanmaya başlanan, İzmir’e gönderilen kaynak miktarını Cumhurbaşkanı Erdoğan 29 milyon TL olarak duyurmuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bir kira bir yuva kampanyasında toplanan miktar ise 30 milyon TL’ye ulaştı. Bir de iş dünyasının girişimi var. Orada toplanan para ise 50 milyon TL’ye doğru koşuyor. STK’lar, ayni yardımlar ve vatandaşların kişisel desteklerini saymıyorum bile. Burada üzerinde durmak istediğim önemli bir konu var. İzmir geçtiğimiz yıl büyük bir yangın geçirdi. Ormanlarımız, ciğerlerimiz yandı kül oldu. Ne yazık ki o kampanyada siyasi çekişmeler nedeniyle yardımlar, “sen yaptın, ben yaptım” tartışmasına kurban gitti. İzmirli bir vatandaş olarak söylüyorum; ne olur bu kampanya da siyasete kurban gitmesin. Toplanan yardımlar gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılsın.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@