Sorunlarımızı torunlarımıza bırakmayalım

Güney Ege ve Akdeniz'de devam eden orman yangınları turizmin üç önemli unsurundan biri olan 'Yeşil'i yok etti. Geriye Mavi deniz ve tesisler kaldı

Güncel 06.08.2021 - 07:00 06.08.2021 - 07:01

Nihat AK / YENİGÜN - Bölge turizmindeki yeşil, mavi ve turizm tesislerinin stratejik önemine vurgu yapan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, yeşildeki sorunun torunlara bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Günlerdir süren yangınların Türkiye turizmi ve ekonomisine etkisini değerlendiren Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, “Yeşil bitki örtüsü ve canların yanmasına yüreğimiz burkuluyor. Orada yükselen alevler bizim de yüreğimizi yakıyor. Keşke bize gelen turistin hepsi o bölgeye gitseydi de oradaki bir dal parçası yanmasaydı. Ülke olarak böylesine ağır bir bedeli ödüyor olmasaydık. Komşumuzda cenaze var. üzüntüsü üzüntümüz, acısı acımızdır”dedi.

Yanan ormanların ülke turizmi ve ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu dile getirin İşler, “Bölgedeki turizmimizin üç önemli unsuru var. Mavi deniz, Yeşil orman ve turistik tesislerimiz. Yeşili kaybettik. Mavi deniz ve tesislerin avantajına sahibiz. Yeşili geriye kazanmamız lazım. Yanan yerlerin hiçbir şekilde her hangi bir amaçla sosyal tesis olsun, rezidans olsun, otel olsun, konaklama yeri olsun, günü birlik yer olsun hiçbir şekilde inşaata açılmamasını bu yeşilin olduğu gibi korunmasından yanayız. Bu alan bir hazine, turizmin ve ülkenin ham maddesi. 90 bin tane arı kovanı telef oldu. Bu endemik bitki örtüsü bu canlı yaşam alanının tekrar eski günlerine gelmesini istiyoruz. Bunun en büyük takipçisi biz turizmciler olacağız. Buralarda bir yapılaşmanın imar aşımının olmaması, doğanın tekrar bu güzelliklerine sahip olabilmesi için devletimizin koyacağı her türlü yeşillendirme çalışmasına yardımcı olacağımızı söylüyoruz. Yasa gereği bir yardım parası toplayamıyoruz. Yapabileceğimiz devletin açıklayacağı hesaplara her bir ağaç bedeli kadar turizm sektörü olarak büyük bir destek vermek, desteklerimizin bu bögelerden yeniden yeşerdiğini görmek için de takipçisi olacağız. Bir orman 10 ila 100 yıl arasında olabiliyor. Böyle bir doğa en erken 10 yılda kendine gelebiliyor gibi düşünüyoruz iyi niyetle. Ama mevcut haline 100 yılda gelebilir. Biz bunu göremeyiz ama çocuklarımızın ve torunlarımızın görmesi içinde turizm sektörü olarak yeşil seferberliği ilan etmek istiyoruz. Turizm ve Orman Bakanlarımızla istişareler halindeyiz. Hem ülkemizin zenginliği hem gelecek kuşaklarımız için hem de Türk turizmi için bizim bundan başka yapacak hiçbir yolumuz yok. Biz buraları bir an önce yeşillendirmeliyiz” şeklinde konuştu.

Kırmızı liste tepkisi
İngiltere’nin Türkiye’yi kırmızı listede tutmasının yanlışlıklarına da dikkat çeken Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, “Yine İngiltere, Türkiye’yi kırmızı listede tuttu. Her halde bunun bir sebebi Türkiye’deki aşılama oranı. Ya istedikleri aşılama oranında değil Türkiye ya da çıkan yangınlar etkiledi. Bir görüşe göre İngiltere kasıtlı olarak sınırlarını Türkiye’ye açmadı. 100 bin kişide kaç vaka görüldüğününe dair rakamlara baktığımızda İngiltere’de 271, Yunanistan’da 176, Fransa’da 288, İspanya’da 328, Türkiye’de 188. Türkiye, Yunanistan ile birlikte yüz binde en düşük vaka sayısına sahip. Diğer ülkelerin hepsine sınırlarını açmış durumda. İngiltere içlerinden bir tek Türkiye’ye açmıyor. Eğer bilimsel rakamlar söz konusu ise en düşük rakam olan Yunanistan ve Türkiye’yi görüp Türkiye’yi açmaları gerekir. Eğer bilimsel rakamları baz almıyorlarsa, aşılama oranına bakıyorlarsa şu anda aşılama oranında da Avrupa’daki bir çok ülkeye göre daha iyiyiz. Peki geriye ne kaldı? Sabotajla ilgili yangınlar ve yangınların sonuçları kaldı. Ben bu konuda ya Türkiye’ye karşı bir politikalarının olduğunu ya da yangınlardaki sabotajla alakalı olduğunu düşünüyorum. Bize yılda 2.5 milyona yakın turistin gelmemesi 2021 yılı için 2 milyar dolarlık bir girdiden Türk ekonomisinin açıkta kalması demektir. Buradan yola çıkarak bu yangınlar bu ve buna benzer kararlar çıkartarak ileride Türk ekonomisini ve turizmine yara verecek gibi gözüküyor.  Biz buna rağmen 2022 yılına umutla baklaya devam ediyoruz” dedi.

“Rezervasyonlarının yüzde 80’i iptal edildi”
TÜRSAB Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin, “Sürekli sahadayız. Biraz Ukrayna biraz Rus turist var. Bu ortamda ne turizm hareketi olabilir ki? Otel müdürleriyle görüştüğüm kadarıyla gelecek turist rezervasyonlarının yüzde 80’i iptal etmiş. Sektör olarak tek talebimiz burada yangının en kısa zamanda söndürülmesi. Biz turizm değil memleket yok olmasın, doğadaki ağaçlar, doğadaki canlılar, havanlar yok olmasın diye düşünüyor ve onların derdindeyiz. Sürekli sahadayız biz. Önlem ve müdahale yok. Basında şöyle müdahale böyle müdahale. İki tane helikopter geliyor iki tur dönüyor. Nereye kayboluyor bunlar ben anlamadım. Sağır sultan duyuracak şekilde şu şu noktalar korunsun. Yangın o taraflara sıçramasın dedik. Biz bunları söylememiş gibi o taraflar yandı, yangın denize indi. Yanacak yer kalmadıkça yangın sönüyor. Burada çaresizlik içerisinde herkes. İsteğimiz yangının sönmesi. Neredeyse her yer yandı yanacak yer kalmadı. Marmaris çok kötü durumda neden müdahale edilemiyor anlayabilmiş durumda değiliz. Diğer taraflarda da durum aynıymış. Çok az bölümde kontrol altına alınabilmiş. Orman denize kadar yanıyor. Yanacak yeri kalmıyor. Biz günlerdir uçak bekliyoruz. Birkaç helikopter geliyor. Azıcık suyu yangının üzerine atıyor. Su daha yangına ulaşmadan buhar olup gidiyor. Turizimciler olarak isteğimiz son kalan yeşilliklerin korunması. Bu anlayışla da bir yerler kurtarılamayacak durum bunu gösteriyor. Bir yerin doğası için, yeşili için oksijeni için oraya gidiliyor ise bu yok olduğunda da gidilmez. Akşam olmasın diye dua ediyoruz. Havadan müdahale akşam olmuyor. Ama gündüz saatlerinde de yeterli müdahale yapılmıyor” şeklinde konuştu.

“Tek umudumuz yangının sönmesi”
Güney Ege Turistik Otel ve İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Bülent Bülbüloğlu, bölgede devam eden yangınlar nedeniyle büyük sıkıntı içinde olduklarını söyledi. Bülbüloğlu, “Sıkıntımız devam ediyor. Yangınları söndürmüş durumda değiliz. Daha fazla uçağa daha fazla helikoptere ihtiyacımız var. Birçok alanda sıkıntı var. Turizm açısından Marmaris’in içinde bir tehlike yok. Ama rezervasyonlarımız düştü. İç pazardan ileriye dönük rezervasyon gelmiyor. İleriye dönük rezervasyonlarda iptaller var. Otellerimizdeki yerli turistin yüzde 10’u çıkışlarını yaptılar. Erken çıkış yaptılar. Tek umudumuz yangının sönmesi. Bunun için dua ediyoruz. Şu an binden fazla kolluk kuvvetini otellerimizde yatırıyoruz. Türkiye’nin her tarafından belediyeler, DSİ ve diğer kurumlardan gelenleri otellerimizde ağırlıyoruz” dedi.

“Pandemiden sonra ikinci büyük darbe”
Rezervasyonlarda yaşanan iptallere ilişkin Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri (BOYD) Derneği Başkanı Serdar Karcılıoğlu şu değerlendirmede bulundu: “Yurdumuzun dört bir yanında seri olarak başlayan ve zamanında müdahale edilemediği için bir felakete dönüşen yangınlar sektörümüze pandemiden sonra ikinci ve önemli bir darbe daha vurmuştur. Başta Bodrum olmak üzere yangının oteller bölgesine kadar indiği yerlerde rezervasyonların iptal edildiğini görüyoruz” dedi.

Turizm alanlarının yangından olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Karcıoğlu,

“Ülkemizde turizme ayrılmış bölgelerin içerisinde toplamına karşı çok büyük büyük bir turizm yerleşkesinin yangın nedeniyle etkilendiğini düşünmüyorum. Yüzde 80-90 eksi geçen bir turizm sezonunda doğal olarak bir düşüş yaşanması normaldir. Zaten Ağustos 20'sinden sonra da doğal olarak düşüş beklentilerimiz içerisinde. Başta pandemi sonrasında da yangınlar zaten küçük bir esintiden dahi etkilenen turizmimiz artık yoğun bakımdan ölüme terk edildi, etki budur. Bu etki kolay kolay toparlanamaz sektörün hemen tamamı borç yükü altında, önümüzdeki günlerde bunun yansımalarını göreceğiz. Devletin bu konuda çok ciddi davranması gerekiyor, içerisinde tüm turizm profesyonellerinin olduğu bir kurul tarafından hastalık masaya yatırılmalı ve tedavi için gerekli her türlü maddi ve manevi katkılar seferber edilmelidir” şeklinde konuştu.

“Üzerimize düşeni yapmaya hazırız”
Ülke genelindeki orman yangınlarını yakından takip ettiklerini belirten Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Perihan Öztürk, “Ege Orman Vakfı olarak, süreci takip ediyoruz ve sonrası için de neler yapabileceğimiz noktasında çalışmalarımıza şimdiden başladık. Sivil toplum kuruluşları ve özellikle de vakıflar, bütün çalışmalarını tüzüklerine göre kuruluş amaçları doğrultusunda gerçekleştirir. Şu anda gönüllülerimizden özellikle ağaçlandırma çalışmalarına destek olmak amacıyla bağış talebi geliyor. Daha önceki yangın felaketlerinde olduğu gibi şimdi de yangın sonrasında başlayacak olan ağaçlandırma döneminde elimizden gelen desteği vermeye hazırız.

BURS DESTEĞİ
Yine yangın bölgesinde kırsal kalkınmaya destek olmak için bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Bugüne kadar orman yangınlarında yitirdiğimiz şehitlerimizin çocuklarına burs desteğinde bulunuyorduk. Yine aynı çalışmayı devam ettirecek ve bu yangında da hayatlarını kaybeden şehitlerimizin çocuklarının eğitimine destek olacağız.

Kuruluşumuzdan bu yana yeni ormanlar oluşturmak kadar var olanı korumak adına ana okullarından üniversiteye kadar okullarda ve toplumun her kesiminde ormanların korunması ve orman yangınlarının önlenmesi noktasında verdiğimiz eğitimlerimize devam ederek; daha geniş kitlelere ulaştırmak için daha çok çaba göstereceğiz” şeklinde konuştu.

Yorumlar