İş kazası, sosyal güvenliğin en istenmeyen, konuşulması, yazılması en zor alanlarındandır. Bir çalışanın işini yaparken kaza geçirmesi ve bundan sorasını konuşmak ile yazmak bir insanı en derinden yaralayan bir alan. Bir de Avrupa’da en çok iş kazalarının yaşandığı ülkenin Türkiye olmasının üzüntüsü varken. Özellikle inşaat ve maden sektörlerinde iş kazaları maalesef yüksek sayıda can almaya devam ediyor. Son zamanlarda çıkan ve uygulanmaya başlayan iş güvenliği tedbirleri bu kazaları azaltsa da hala çok yüksek oranda insanımız iş kazası ile karşılaşıyor.

İş kazası: Bir kazanın iş kazası olması için öncelikle SGK tarafından iş kazası olarak tanımlanması gerekir. SGK, iş kazasını sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından verilen işi yürütülmekte iken işyerinde veya görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda veya işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlanır.

Sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi sırasında asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda geçirdiği kazayı da iş kazası olarak kabul görür.

Ayrıca işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında yaşanan kazalar da iş kazasıdır. Örneğin, işveren sigortalıya araç tahsis etmişse, sigortalının bu araçla işe gidiş geliş sırasında yaptığı trafik kazası iş kazası sayılıyor. Buna karşılık, sigortalı kendi arabasıyla işe gelip gidiyorsa bu gidiş geliş esnasında yaşanan kaza iş kazası olarak değerlendirilmiyor.

İşveren eğer işçisini işi dışında bir görevle bir yere göndermişse, bu sürede yaşanan kaza da iş kazası olarak değerlendirilir. Örneğin, işveren sigortalıyı elektrik faturasını ödemek üzere bankaya göndermiş ve bu sırada sigortalıya araba çarpmışsa, söz konusu durumda iş kazası sayılıyor.

Herhangi bir çalışanın iş kazası yaşanması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sigortalılara ve geride kalanlara sağlanan bazı yardımlar sağlanır.

Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazası geçiren sigortalıya kaza sonrasındaki duruma göre çeşitli yardımlar yapar. İlk olarak, iş kazası sonrası hastaneye gidip rapor alan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödeniyor. Örneğin, işyerinde işini yaptığı sırada kayıp düşen ve ayağı kırılan sigortalı hastaneden 15 günlük rapor alırsa, SGK 15 gün için sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği öder.

SGK hastalık sigortası çerçevesinde istirahat raporu alan sigortalılara üçüncü günden itibaren geçici iş göremezlik ödeneği öderken iş kazası halinde durum farklı. Bu bakımdan, iş kazası sonucu istirahat raporu alan sigortalıya raporun ilk gününden itibaren geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Ayrıca, sigortalının geçirdiği iş kazası sonrası meslekte kazanma gücünü en az yüzde 10 oranında kaybettiğini sağlık kurulu raporu ile belgelemesi halinde, sigortalı SGK’dan sürekli iş göremezlik geliri alma hakkı vardır.

İş kazası nedeni ile işçinin vefatı halinde, SGK cenazeyi kaldıran kişilere cenaze ödeneği öder. Cenaze ödeneği sigortalının sırasıyla eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa anne ve babasına, o da yoksa kardeşlerine veriliyor.

Ayrıca, geçirdiği iş kazası nedeniyle sigortalı eğer hayatını kaybederse, geride kalan hak sahiplerine ölüm geliri de bağlanıyor.

SGK, ölüm sigortası kapsamında geride kalan hak sahiplerine aylık bağlamak için ölen sigortalının belirli bir süre prim ödemiş olması koşulunu arıyor. Ancak iş kazası sonrası ölümlerde, geride kalan hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının bir gün bile sigortasının olması yeterli.

Umudum ve dileğim hiçbir çalışanın iş kazası yaşamamasıdır.