İşsizlik sigortası bütün dünya da ve ülkemizde sosyal devlet olmanın gereklerinden birisi olarak sosyal adaletin sağlanması ve asgari geçim düzeyinin korunabilmesi amacı ile kamu otoritesi tarafından yasal güvence olarak düzenlenmiştir.

Bu hafta sosyal güvenliğin bir başka boyutu olan işsizlik sigortasını değerlendireceğiz. İşsizlik sigortası 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile düzenlenmiştir.

İşsizlik sigortası : 4857 sayılı kanuna tabii olarak çalışan ve geliri kendi isteği dışında çeşitli nedenlerle kesilmiş olan bağımlı çalışanların gelirlerini belli süre belli miktarda karşılamasını amaçlayan katılması zorunlu olan bir sistemdir.

Ülkemizde işsizlik sigortası; çalışanın bürüt ücreti üzerinden işçi % 1 işveren %2 ve devlet katkısı %1 ile oluşturulan bir fondur. Bu fonda biriken tutardan; son 120 gün kesintisiz ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödeyen ve kendi istek ve arzusu dışında bir sebeple işsiz kalan çalışan faydalanmaktadır. Yani işten çıkışın işveren tarafından ( işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri (m.25/II)  hariç ) yapılması veya işçinin haklı nedenle iş akdini fesih yapması gerekir. Son üç yılda 600 gün prim ödenirse 180 , 900 gün prim ödenirse 240 gün, 1080 gün prim ödenirse 300 gün işsizlik maaşı alınır. Bu sürede genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından ödenir ve işsizlik maaşı alan kişi genel sağlık sigortasından faydalanır. Bu sürede işsizlik maaşı alan kişi yeni iş bulma veya meslek edinme hizmetinden de yararlanabilir.

Günlük işsizlik ödeneği; sigortalı çalışan kişinin son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %40’ı olarak hesaplanır . Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği tutarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %80’ini geçemez. İşsizlik ödeneği damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintisi yapılamaz. İşsizlik ödeneği alındığı sürede işçinin sadece genel sağlık sigortası primi İŞKUR tarafından ödenir. Ama bunun dışındaki sigorta primleri (yaşlılık, malullük, iş kazası) ödenmez.

İşsizlik sigortasını hak etmek için işten çıkış yapıldıktan sonraki bir ay içinde İŞKUR’a başvuru yapmak gerekir. Eğer bu süre geçirilirse geçirilen süre ödenecek işsizlik sigortası günlerinden düşülür.

İşsizlik sigortası her ayın beşinde ödenir. Bu ödeme PTT den alınır.

İşsizlik sigortasını kesen haller; işsizlik maaşı alan birinin yeni bir işe girmesi durumunda, İŞKUR un teklif ettiği eski çalıştığı ilin mücavir alanı içinde işsiz kalmadan önce çalıştığı işe yakın statüde ve ona yalın maaşta yeni bir işi mazeretsiz olarak kabul edilmemesi durumunda, yaşlılık aylığı bağlanması durumunda, kurum tarafından teklif edilen eğitimi makul bir mazeret olmadan kabul etmemek veya eğitime devam etmemek, kurum tarafından işsiz kalan kişiye yapılan çağrılara haklı neden olmadan cevap verilmemesi işsizlik ödeneği kesintiye uğrar veya tamamen kesilir.

İşsizlik sigortası yanında işsiz kalan çalışanın gelir elde ettiği bir başka durum da kısa çalışma ödeneğidir. Ülkemizde özellikle son yıllarda sıkça gündeme gelmiştir. Özellikle pandemi döneminde iş yerlerinin kapanması veya çalışma sürelerinin kısalması durumunda çalışılmayan süre de uğranılan gelir kaybının belirli bir kısmının kamun tarafından karşılanması durumudur kısa çalışma ödeneği. Bu ödeneği alma şartları da işsizlik sigortası ile aynıdır.

İşsizlik maaşı alma şartları ülkemizde diğer batılı ülkelere göre hem daha zor hem alınan maaş tutarı az hem de işsizlik maaşı alma süreleri daha kısadır. Diğer ülkelere göre düşük olan asgari ücret e endeksli işsizlik maaşı da düşük kalmaktadır. Ülkemiz insanlarına hak ettiği yaşam standardını sağlamaktan uzaktır. Bu olumsuzluklara rağmen yaklaşık yirmi yıldır uygulamada olan işsizlik sigortası önemli bir kazanım ve haktır. Zaman içinde geliştirilerek daha iyi imkanlar sunabilecek durma gelmesi hepimizin dileği ve arzusudur.