17.03.2019, 09:23

Spor yapmanın yaşı var mı?..

Sporun; keyf, sağlık, dostluk, eğlence ve arkadaş için yapılması. En önemliside; kendi sağlığını düşünerek yarınlara daha dinç olarak hazırlanmayısağlamanın en önemli faktörü…
Bugün ülkemiz başta olmak üzere pek çok stat ve salonlarda “tribün terörü”nünne denli etken olduğunu ve bilinçli seyirciyi de bu alanlardan kaçırttığınıgörmemek için kör, duymamak için de sağır olmak gerekmez.
Bunu dünya âlem biliyor.
Önlemleri alınıyor mu? Evet.
Yeterli mi? Hayır!
Peki, tribün terörünün önüne geçmenin en önemli rolü ne olacak?
Bunun cevabı da çok basit. Eğitim…
Sporu sevenlerin, tuttuğu takıma gönül verenlerin bu fevri davranışları hemkendisine, hem arkadaşlarına, En önemlisi de “gönülden bağlı” ve “ölesiyeseviyorum” dediği takımına, kulübüne büyük zarar veriyor.
Bu konuda çeşitli çalışmaların içinde yer aldığım zamanlar çok oldu. Sonyıllarda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu’nda tek Egeliolarak bulunmam, fair play kervanı ile ülkemizin dört bir yanındakiüniversitelerin BESYO, Spor Bilimleri Fakülteleri’ndeki panellere konuşmacıolarak katılmam, bilgi ve birikimlerimi arttırdı.
Öğrenmenin elbette yaşı yoktur.
50 yıllık meslek ve 55’i aşan spor geçmişi bulunan bendeniz bile bu yaştamutlaka öğreneceğim çok şey bulabilirim. Yeter ki isteyeyim. Bu hayatın herdöneminde öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki…
Siz de isterseniz hangi yaşta olursanız olun, öğrenir ve bellialışkanlıklarınızı terk ederek “iyiye, güzele, sağlığa” adım atabilir, hatta oyöne doğru koşabilirsiniz.
Yaklaşık 42 yıldır yaşadığım kentte spor hep ön planda. Sporu bu denli zirveyetaşıyan, kulüplerine olan “tutkulu aşkları”  bu aşkın sevdalıları da,ister burada doğsun ister göç edip gelsin, yaşamını burada sürdürenler…
“Elli kuşak buradayız” diyenlerin yanı sıra, daha dün gelenlerin bile“sevdaluyuk” sözü dillerinde destan olmuştur…
Böyle bir sevdadır ki, yaklaşan mahalli seçimlerde bile tüm adayların en önemlikonusu spordur. “Sporsuz hayat, oh ne rahat” deme şansları hiç yoktur.
Hepsi bu konuda proje üzerine, proje üretmektedir.
Aslında da doğrusu budur. Sporun gücü asla inkar edilemez…
Sporun faydalarını da saymakla bitiremeyiz.
Ulu önder Gazi Mustafa Kemal ne kadar doğru söylemiş: “Sağlam kafa, sağlamvücutta bulunur…”
Sporla yatıp kalkanlar kadar, süreli ve sürekli sporun içinde olanları görmekolası…
Karşıyaka’da sporun “sevda” olduğunu söylemiştik. Ulu önderin izindenyürüyenler sporu da yok saymıyorlar.
İzlediğim kadarıyla yarışmacı takımlarda bile yer alacak kadar “iyi bir MasaTenisi oyuncusu” konumunda bulunan Karşıyaka Kaymakamı Ali Rıza Çalışırönderliğinde, Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürü Kaan Coşkun, Karşıyaka İlçeJandarma Komutanı Ahmet Karaman,  Karşıyaka İlçe Milli Eğitim MüdürüMustafa İslamoğlu, Karşıyaka İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yıldıray Çığırgil, TürkKızılayı Karşıyaka Şube Başkanı Kamil Karadeniz,  SYV Müdürü MuhittinEdirne ve Karşıyaka İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mehtap Gemici başta olmaküzere “sporun faydaları”ndan yararlanan bürokratlar. Kendileri için fedakarlıkyapıp, haftanın 2 gecesini spora ayırıyor ve özel masa tenisi oynuyorlar…
Amaç, “göbekli yönetici kalmayacak” sloganını hayata geçirmek mi, yoksa kendisağlıkları için spor yapmak mı?
Bence ikincisi…  Zaten sürekli spor yapanın, gıdasına dikkat ettiği de gözönünde bulundurulursa, göbek  laf ola…
Zaten sporun içinde göbeğin ne işi var… Sürekli koşan, parmağını deklanşördenayırmayan Yılmaz Durmaz hocamız bile o kadar yemek yer, bir gram yağ bile yok!..
Bu grubun yaptığı iddialı maçları seyretmek de çok keyifli… Yönetici-memur,alt-üst ayırımı olmaksızın yapılan spor dostlukları pekiştirdiği gibi, sevgi vesaygıyı da üst düzeye taşıyor…
Karşıyaka Kaymakamı Ali Rıza Çalışır şu anda oyunda lider…
Lideri yenmek için gizli gizli özel ders alanları biliyoruz… Onlar da biz desaklı kalsın!..
Maçı kazanmak için, antrenman şart…
Sadece bedeni değil, beyni de çalıştırınca başarıyı yakalayamama gibi şansınyok…
Spor bu işte…
Dostluk, barış, arkadaşlık, sağlık, sevgi, saygı, fair play…  

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@