20.03.2021, 13:14

Şu zamanlar...

Çoğu zaman çok yakınımızdakilerin sırf burnumuzun dibinde oldukları için asıl özelliklerini değil de ikincil özelliklerini fark ederiz.” Demiş Orhan Pamuk...

İşte şimdi ‘şu zamanlar’ ne yazık ki aynı zamanlar.

Etrafımızdakilerin artık birinci yüzünü göremiyoruz ve bize ikinci yüzleri ile hizmetteler.

Bu zamanlar nadir zamanlar olduğu için bu dönemde, bu yüzyılda oluşan şeyleri bir yerlere sığdırmak ve adlandırmak hayli zor.

*

Gerçekten bu dönemde önemli olan tek şeyi gözden kaçırmamakta fayda var.

Oda bu pandeminin ciddiyeti.

Ancak bizi yönetenler bu ciddiyeti yansıtamıyor ne yazık ki. Son olaylar da bunun göstergesi.

Hal böyle devam ederse, bizden istediklerini kendilerinden göremediğimiz takdirde ortaya çıkan sonuç güvensizlik olacaktır. Güvensizlik ise bizi ‘acaba’lara sürükleyecektir. Ancak şu dönemde bizim en çok ihtiyacımız olan güven duygusu aslında.

Biz güvenmek istiyoruz.

Umut istiyoruz. Lütfen bunu unutmayın.

*

Ve gerçek şu ki; herkesin acı çektiği yılları geriye atabilmesine ihtiyacı var.

Hepimizin daha iyi bir yıla çok ihtiyacı var.

Yaratılan bu krizde güce ihtiyacımız var...

Aklımızda kalan kötü 2020 yılının anılarını silmeye ihtiyacımız var...

*

Elbette eski hayatımızın bazı parçalarının eski haline gelmesine olanak yok.

Ancak, ailemizi görmeye, kucaklamaya ihtiyacımız var.

Arkadaşlarımızı görmeye ihtiyacımız var.

Akrabalarımızla olmaya ihtiyacımız var.

Güvenli işimize, okullarımızın, eğitimlerin devamına ihtiyacımız var.

Yaşlılarımızın güvende olmasına ihtiyacımız var.

*

O nedenle biz güvenmek istiyoruz.

Şu zamanları güven duygusu ve umut ile atlatmak istiyoruz.

Toplum olarak ayrıştırıcı olmak yerine bütünleştirici olabilen ve uygulayan yöneticiler, siyasiler istiyoruz.

*

Beklentilerimiz büyük değil.

Samimiyet.

O samimiyet ile bir hareket edebilmek.

Maske ise maske, mesafe ise mesafe. Yasak ise yasak.

Biz uyarız.

Ama siz?

*

İşte güven burada başlıyor...

 

Dip not;

2021'de ekonomi toparlanacak mı?

Covid 19 salgını küresel ekonomiyi ve ülkemizi de derinden etkiledi ve 2020 yılı sallantıda geçti. Peki, 2021'de ekonomi toparlanacak mı? Hepimizin merakla cevabını beklediği sorulardan biri de bu.

Mart ayı geldi ancak küçük esnafın, tarım üreticisinin, küçük ölçekli girişimcilerin çilesi katlanarak büyümeye devam ediyor.

İşsizlik...

İş değişiklikleri...

Finansal istikrarsızlık...

Küresel yoksulluk...

Finans piyasası durumları...

Faiz oranları, döviz kurları, hisse senedi fiyatları, altının durumu, petrol fiyatları vb...

Bitmeyen konularımız.

Tabi ki en başta pandemi ve aşılar.

Küresel ekonomi çöküşte. Ancak sanki değilmiş gibi davranılıyor.

Hepimiz günlük hayatımızda neyin ne olduğunu kavrayabilecek durumdayız.

Ancak ülkemizde bu pandeminin yarattığı mali sonuçları kavrayamayan kişi sayısı bir hayli fazla.

Mutfak masraflarında ki artış cebe yansıdığında bunu daha kolay algılayabilirsiniz.

Ve sorun şu ki pandemi yüzünden yaratıcı sektördeki iş beklentileri çok çok düştü.

Hatta 2008 durgunluğundan bu yana en düşük seviyesinde. Bazı sektörler can çekişiyor.

Elbette pandemiden yararlanan sektörler var ancak onlar maalesef ki küçük esnaf değil.

Bu yıl yaşanan darbe aslında geçen yılın darbesi.

Aşılar ile hızlı bir şekilde iyileşme sağlanamazsa bu darbenin arkası ekonomide çok çok zorlu dönemler demektir. Bu yüzden, hoşumuza gitse de gitmese de ekonomide ki bu durum 2021 döneminde ne kadar da sağduyulu bir yaklaşım yaparsak yapalım maalesef ki bizi zorlayacak.

 

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Temel’in eşi Fadime ve arkadaşları akşamdan toplanıp mısır koçanı ayıklıyorlardı. Herkes kendi kocasını överken Fadime de kocasını övdü:

Temel tıpkı paluk gibin yüzer, dedi.

Tam o sırada koşarak gelen bir çocuk Temel’in takasının firtunada alabora olduğunu söyler. Fırtına bir yana, zifiri karanlık nedeniyle herhangi bir kurtarma çalışması yapılamaz. Aradan üç gün geçtikten sonra Temel’in cesedi karaya vurur. Arkadaşları Fadime ye hatırlatırlar:

Hani, Temel’un paluk gibin yüzerdi?

Fadime sinirli sinirli yanıt verir:

-Gözünuz kör midur, görmey misunuz? Kocamın ölisi bile yüzerek kıyıya geldi. Siz isa baa hala inanmaysunuz.

 

Günün sözü;

Unutma, sabır sadece bekleme becerisi değildir, beklerken doğru davranış sergileme yeteneğidir.” Joyce Meyer

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@