Pitbull’u başıboş salan sahibi hakkındaki yasal mevzuattan bahseden Avukat Fırat Epözdemir, “Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 177'nci maddesinde, ‘Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması’ suçu düzenlemiş olup, düzenlemeye göre bu suçu işleyen fail, 6 aya kadar hapis cezasına veya adli para cezasına çarptırılır” diyor.

“Pitbull 'silah' olarak tanımlanabilir mi?” diye sorduğumuz Epözdemir, bu soruyu da şöyle cevaplıyor:

“Pitbull da dahil olmak üzere saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli herhangi bir hayvanın saldırı veya savunmada kullanılması halinde TCK’nın 6/f-1 maddesine göre silahla saldırı veya savunmadan bahsedilecektir. Özetle, bir pitbull saldırı veya savunma amaçlı kullanılır ise silah olarak tanımlanır.”

TEHLİKE ARZ EDEN HAYVANLARA İLİŞKİN GENELGE

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, ‘tehlike arz eden hayvanlara ilişkin genelge’yi 7 Aralık’ta yürürlüğe soktu. Yürürlüğe giren genelge ile, 14.07.2021 tarihi öncesinde sahiplenilmiş olmaları ve 14.01.2022 tarihine kadar kısırlaştırılarak kayıt altına alınmaları kaydıyla sahiplerince bulundurulmasına imkân sağlanacak.

Yine kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanlar kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamayacak, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamayacak. Bu hükümlere aykırı hareket edenlere, 11 bin TL idarî para cezası verilecek; belirtilen yasaklara aykırılığın tekrarı halinde, idarî para cezası verilerek hayvanlara el konulacak ve hayvan, konulabileceği bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakım evine götürülecek.

pitbull-yenigün

‘CEZANIN YANI SIRA EĞİTİM DE VERİLMELİ’

Bu genelge hakkında da yorumda bulunan Avukat Epözdemir, “Bilindiği üzere genelgelerle herhangi bir fiile hapis cezası veya adli para cezası getirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu bağlamda bahsi geçen genelgenin hayvanların insanlara saldırısını ve zarar vermesini engellemek adına, hayvan sahiplerine gerekli tedbirleri alması için yeterli bir yaptırım içermemektedir” diyor.

TCK’nin 177'nci maddesinin yeniden gözden geçirilerek, bu maddeye göre verilecek hapis cezası veya adli para cezası miktarının arttırılması gerektiğinden bahseden Epözdemir, “Doğrusu, bazen yaptırım miktarı yüksek olsa dahi insanların yine de suç işlemekten imtina etmediklerini görmekteyiz. Bu noktada yaptırım miktarının artırılmasının yanı sıra, tehlike arz edebilecek hayvan sahiplerine gerekli ve yeterli eğitimlerin verilmesi de gerekir” şeklinde konuşuyor.

Pitbull başta olmak üzere tehlike arz eden hayvanları sahiplenmek ve gerekli önlemleri almadan dışarıya çıkararak tehlike yaratacak şekilde serbest bırakanlara ilişkin yaptırımlar için önerilerde de bulunan Fırat Epözdemir şunları söylüyor:

-- Öncelikle tehlike arz eden hayvan sahiplerine gerekli ve yeterli düzeyde eğitim verilmesi gerekir.

-- Ayrıca, TCK’nin 177'nci maddesindeki hapis cezası miktarı artırılmalı ve bir makas aralığı belirlenmelidir. 

-- Altı aydan bir yıla kadar hapis cezası getirilebilir. Ayrıca, hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilmelidir. Mevcut düzenlemeye göre ya altı aya kadar hapis, ya da adli para cezası verilmektedir.

-- Bizce hem hapis cezası hem de adli para cezasına hükmedilmelidir.

‘PITBULL CİNSİNİN DURDUK YERE SALDIRMA EĞİLİMİ YOK’

Veteriner Psikolog Prof. Dr. Tamer Dodurka, pitbull cinsi köpeklerin durup dururken ısırma, saldırma eğilimi olmadığının altını çiziyor ve“Ta ki sahibi pitbull cinsi olan köpeğini saldırgan yani hatalı yetiştirinceye kadar… Böyle bir yetiştirme tarzından sonra bu cins köpekler, saldırgan bir tutum içerisine girerek ısırma eğilimi göstereceklerdir” diyor.

Pitbull'lar hakkında bilgiler de veren Dodurka, “Bu cins çok güçlü ve kuvvetli köpeklerdir. Isırdıkları zaman da hakikaten çok büyük tehlikelere yol açabilecek türden hayvanlardır. Ama ısırma ya da saldırganlık eğilimi bakımından diğer köpeklerden de bunun bir farkı yoktur” diye konuşuyor.

‘DOĞALARINDA SALDIRGANLIK YOK, SORUN KÖTÜ YETİŞTİRME’

Dünyada ölümüme sebebiyet veren hayvanların başında pitbull gelmiyor. Cocker cinsi köpekler daha fazla ısırma hadisesine konu olmuştur. Ama boyut ve kuvvet olarak pitbull ile aralarında farklar var. Yani cocker cinsi köpekler eğer pitbull kadar güçlü olsalardı daha fazla ölüme yol açacaklardı” diyen Prof. Dr. Tamer Dodurka, şunları söylüyor:

Sadece pitbull cinsi saldırmıyor, saldıran başka güçlü köpekler de var. Kangal cinsi de saldırabiliyor. Ki Almanya'da kangal cinsi köpeklerin beslenmesi bir ara yasaklandı. Biz de bu karara karşı çıkmıştık. Çünkü yasaklanmasının sebebi köpek değil, sahibidir. Bu hayvanların doğasında saldırganlık yoktur, kötü yetiştirirseniz tabii ki olacaktır. Kangal tarafından öldürülme hadisesi de vardır. Ancak bu kangalın suçu değildir biz bunu anlatmaya çalışıyoruz.”

‘BU HAYVANLARA BAKACAKLARDAN BELGE İSTENMELİ’

Bazı kararlar alırken ırk bazında değil, genel olarak davranmak gerektiğinin altını ısrarla çizen Dodurka, “Kuvvetli oldukları için bazı köpeklerin sokağa çıkması, bakımı ve beslenmesi belirli kurallara göre olmalı. Bu da sadece pitbull için değil tüm kuvvetli köpekler için olmalı. Öncelikle herkesin de böyle hayvanlara bakamaması lazım. Biz herkese ticari araba kullanma yetkisi vermiyoruz. Bu yetki için psiko teknik belgesi istiyoruz. Kişinin başkasına zararlı olabilecek bir ruh hali var mı diye bakıyoruz. Bence bu cins hayvanlara bakacak olanlardan da böyle bir belge istenmesi gerekiyor” ifadelerine yer veriyor.

‘SORUMLULUK SAHİPLENEN KİŞİDE OLMALI’

Pitbull sahiplenen ve bu hayvanları şiddet eğilimli yetiştiren insanların psikolojik açıdan da ele alınması gerekiyor. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Uzman Psikolog Serap Duygulu, öncelikle 01.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunun 14'üncü maddesinin 1'inci bendinde; “Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak, takas etmek, sergilemek ve hediye etmek yasaktır” şeklinde yer alan hükme dikkat çekiyor.

Duygulu, konuyla ilgili şu açıklamaları yapıyor:

-- Bazı kişilerin bu tip ırkları dövüşler için yetiştirdikleri de biliniyor. Bunun dışında bazı bireylerin de kendisini güç sahibi hissetmek adına, başkaları üzerinde bu güçle korku oluşturmak adına bu türden hayvanları sahiplendiklerini görüyoruz.

-- Kaldı ki kanunla zaten yasaklanmış olan ırkları eğer sahiplenmişlerse, başkalarına zarar vermekten uzak tutmanın sorumluluğu da yine o sahiplenenlerde olmalıdır. Tasmasız ve ağızlıksız gezdirmemek, toplum içinde serbest dolaştırmamak bu ırkları sahiplenenlerin sorumluluğudur.

-- İnsanları korktukları için eleştirmek, “Korkmayın, bir şey yapmaz” diyerek konuyu geçiştirmek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz, korkuyu yok etmez.

-- Bazı insanların fobileri olduğunu, kedi, köpek, kuş, örümcek vb. gibi hayvanlara yönelik ciddi kaygılar yaşadıklarını unutmamak gerek. Hepimiz toplum içinde yaşadığımıza göre, toplum içindeki her davranışımızdan, toplumun tüm bireylerine karşı sorumluyuz.