08.03.2021, 07:22

Şükür...

Şükretmek bizi hangi yöne çekiyor?

Altüst olmuş dünyamızın hangi köşesine?

Belki de bu dünyada yol almamızı sağlıyor, ya da garip olmamızı. Kim bilir?

Sahip olduklarımız için şükretmemiz gerek.

Tamam.

Orada tartışmaya mahal vermeden hemfikirim.

Ancak susmak için şükretmek, susturulmak için şükretmek oyundan öte değil bana göre.

*

2020'den sonra altüst oldu her şey.

Bize bu covid çok şey öğretti.

İyi durumda olan var, kötü durumda olan var.

Ancak iyi durumda olduğun için şükredip kötü duruma düşenlerinde hakkını unutmamak gerek. Başkaları çok daha kötü durumda olduğu için, üzgün hissetmemiz ve yapabileceklerimizi en iyi şekilde sunmak gerek.

Suçluluk duymayın? Ancak denge şart.

Gerçekten bu salgın döneminde iyi isen her anlamda mutluluk duymamız da normal ancak dediğim gibi bu bağlamda denge çok önemli.

*

İp üstünde yürüyoruz adeta bu dengeyi kurabilmek için.

Her birimiz bir can simidine sarılmış durumdayız.

Belki de şükretmek bizi kurtaracak.

Belki de onun ardındakini görmek bizi kendimize getirecek.

*

Hepimiz yeni bir yılı karşıladığımızda her olasılığı, her umudu serdik önümüze.

Hele ki 2020'deki yaşadıklarımız daha çok umut etmemizi sağladı.

Hep hayal ettik.

Her zaman yaşamak istediğimiz bir hayatı hayal ettik durduk. Şimdilerde ise salgının bitmesi ve yeni normal değil de, gerçek normal hayatımızın hayali peşindeyiz.

Seyahat planları yapmak istiyoruz.

Yeni bir gelecek inşa etmek istiyoruz.

Vizyonumuzu genişletmek istiyoruz.

Ekonomik krizden çıkmak istiyoruz.

Küçük esnafın can çekişmesinin bitmesini istiyoruz.

Refah istiyoruz.

Zorluk çekmeden iyi şartlarda yaşamak istiyoruz.

*

Çünkü İsteklerimiz ve duygularımız var...

Kendinizi yok sayamazsınız.

Yunus’un dediği gibi: “İlim ilim bilmektir. İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.”

Hayatın içindeki bütün kavgaların, cebelleşmelerin, huzursuzlukların, salgınların, yitirilenlerin ardından 'kısmet ve şükür teslimiyeti ile yol alıyoruz. Toplumumuzun yüzde doksanı bu teslimiyet içinde ilerliyor.

Ve bu teslimiyet içinde en başta şükrümüzün karşılığını almak da hakkımız.

Çünkü biz kendimizi biliyoruz.

İşte o teslimiyet içinde iken lütfen kimse kimseyi kandırmasın.

Aldatmasın...

Üzmesin...

Yüreklere dokunmasın...

 

Dip notlar;

Genç zihinler...

Odaklanmalıyız. Özellikle genç zihinlere.

Onların gücüne...

Yaratıcılıklarına...

İkna güçlerine...

Çünkü gençlerle geleceğe yönelik yeni toplumsal modeller yaratabiliriz.

Ve bu şekilde fark yaratabiliriz. Genç neslin yaratıcı gücüne ihtiyacımız var ki, bu ülkeyi, bu toplumu yaratıcılıkları ile yeni yetenekleri ile daha ileriye taşıyabilsinler diye.

Belki toplumu tüketim çılgınlığından uzaklaştırabilirler.

Çevreye daha az zarar verebilirler. Hayal güçlerine güveniyorum.

Bizi güzel bir topluma taşıyabileceklerine inanıyorum.

Ve pandemiden önce farklı olan gençliğin pandemiden sonra zor bir yaşamı göğüslemesi gerekiyor bunu da biliyorum. Onlara iklim krizini, toplumsal eşitsizliği, kitlesel yok oluşları, çevre kirlilikleri bıraktık. Giderek artan bir hızla da geri dönüşü olmayan yola giriyoruz.

İşte, hayatı hatırlayacak o zihinlere bu nedenle ihtiyacımız var.

Küresel eşitsizlikleri dengeleyecek zihinlere ihtiyacımız var.

Büyük bir değişikliğe ihtiyacımız var.

Çünkü salgın bize çok şey öğretti...

 

Kadınlarımız...

Eli öpülesi birçok şehit annesi, eş kadınlarımız acı çekiyor. Özlem çekiyor. Birçok emekçi kadın zorluklar içinde mücadelede. Birçok kadın gizli tacizlerle uğraşıyor.

Kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmakta olan bu günü, yani " Dünya Kadınlar Günü “nü, kadın hakları hareketinde bir odak noktası olan bu günü bu acılar eşliğinde şevkle kutlayamıyorum.

Kadınlarımızın hiç ama hiç acı yaşamaması dileğimle...

 

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Temel aldığı bir daktiloyu bozuk diye geri götürdü.

Satıcı; - Neresi bozuk, dün aldığında sağlamdı.

Temel: - İki tane "a" yok, saat yazamıyorum.

 

Günün sözü;

Pişman değilim. Sadece dön bak arkana...

Ne için nelerden vazgeçtin. Neler dururken neyi seçtin.’ Nazım Hikmet 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@