Sümela Manastırı, Trabzon Maçka ilçesi Altındere köyü sınırlarında bulunan Altındere vadisine hakim olan Karadağ  eteklerindeki sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur. Burası halk arasında Meryem Ana olarak anılmaktadır. Sümela Manastırı vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunmaktadır. Bu yapı ile manastırların ormanlarda, su kenarlarında ve mağaralarda kurulma gelenekleri başlamıştır. Meryem Ana adına kurulmuş olan manastır, Sümela adını siyah anlamına gelen melas sözcüğünden aldığı söylenir. Bu ismin manastırın kurulmuş  olduğu koyu renkli kayalıklardan aldığı da düşünülmektedir. 

Sümela Manastırı tarihi

Sümela Manastırı tarihi Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında Atina’dan gelmiş olan Barnabas ve Sopranios adında iki rahibe dayanır. Sümela Manastırı, şimdiki haliyle birlikte  13. yüzyıldan itibaren varlığını devam ettirmektedir. 1204 yılında kurulan Trabzon Komnenosları Prensliği’nden III.Alexios zamanında manastırın önemi iyice artmış ve fermanlarla manastıra gelir sağlanmıştır. Doğu Karadeniz kıyılarının Türk emirliği altına girmesiyle birlikte Osmanlı Padişahları diğer manastırlarda olduğu gibi Sümela’da da hakları korumuş ve bazı imtiyazlar vermişler. 18. yüzyılda pek çok bölümü yenilenen ve bazı duvarları fresklerle süslenen manastır, 19. yüzyıl itibariyle bazı binaların ilave edilmesiyle muhteşem ve şaşalı bir görünüm kazanmış, böylece en zengin ve parlak dönemini de yaşamıştır. 

Manastır bu dönemde pek çok yabancı tarafından ziyaret edilen ve yazılara konu olan bir yer haline gelmiştir. Trabzon’un Rus işgali sırasında manastıra el konulmuş ve 1923’ten sonra tamamıyla boşaltılmıştır. Manastırın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, şapeller, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ve Kutsal Ayazma’dır. Yapılar oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir. Ayrıca manastır girişinde su getirdiği fark edilen büyük su kemeri yamaca yaslanmış konumdadır. 

Manastıra dar uzun bir merdiven kullanılarak yapının ana girişine ulaşılır. Giriş kapısının yanlarında muhafız odaları da yer almaktadır. Bu kısımdan iç merdiven kullanılarak avluya çıkılır. Sol tarafta manastırın esasını temsil etmekte olan kilise haline getirilen mağara ve manastırın binaları bulunur. Sağ tarafta ise kütüphane yer almaktadır. Burada büyük balkonlu keşiş odaları misafir odası olarak kullanılmış. Avlu etrafındaki binalarda bulunan odalardaki dolaplarda, hücre ve ocaklarda Türk etkisi görülmektedir.