Bu düzen beden ve ruhun uyumu ile şekillenir. 
Parçamızdır… 
Kaybedildiğinde ise yıkımdır…
Ve bu suni düzen, metropol yaşam içinde hapseder bizi, insanın kendi bedeni ve ruhuyla sağladığı uyumu zedeler. İnsan doğa,  arasında oluşan uçurumun büyümesine yol açar…
*
Bu suni düzen içinde söyleyin kim yaşantısını istediği şekilde şekillendir?
Kimse...
Sonrasında ne oluşur? Ruhsal bozukluklar, öfke, saldırganlık, stres...
Ve artık gerçeklerle yüzleşin ve kendinizi bulun. Olasılıkları en iyi düzeye çıkarmak ve uygulamak…
Var olan sistemi daha da iyi hale getirmek sizin elinizde
*
Kendini bulan, anlayan, tanıyan bir kişi hayatı da, tüm suni düzenleri de bulur, tanır ve anlar ve görür. Gördükçe yaşar. Yaşadıkça daha da idraklenir.
Beynimizden, ruhumuzdan suni düzenleri silebilmeliyiz.
Kabul görmüş tek gerçeklik sade düzendir ve daha fazlası bedeni ve ruhu hiçe saymaktır.
Hayatınızı bu sayede kolaylaştırabilirsiniz. 
Basit yaşam tarzının ana teması sevmek ve sevilmek üzerine kuruludur aslında. Sağlıklı yaşamın ve devamın sırrı da buradan geçer. 
*
Son dönemlerde maalesef ki beden ve ruh uyumu bozuldu.
Corona virüs ile tüm otoritelerin ekmeğine yağ sürüldü.
Hızlandırılmış suni düzenlere geçildi.
Düşünün.

Evlere tıkılan milyonlar dijitalleşmedi mi?
Dijitalleşme ile yeni işlerden zengin olunmadı mı?
Ve o bahsettiğimiz dijitalleşme ile sosyalleşmeden uzaklaşmadık mı?
Sadece korkuya dayandırılmadık mı?
Toplum örgütlenmeleri yıkılmadı mı?
Otoriteler ortaya çıkmadı mı?
Ve hepimiz dijitalizasyon ile yalnızlaşmadık mı?
*
Bu virüs dindiğinde dünya artık hiçbir şekilde eskisi gibi olmayacak.
Ancak yapabileceğin şu var;
Sen hayatını güzelleştir. Beynini değiştir. Kendi düzenini kur.
Sen ve sen önce kapının önünü süpür.
Temiz dünyanı temiz bir sevgi ile yeşert.
Sen ve sen önce kafanda yeni düzenini kur.
Suni düzenini değil.
*
Suni düzen sahte mutluluklar sunar insana. 
Sahte huzurlar verir ama ardından da en dibe çeker insanı.
Karamsar düşünceler, çaresiz düşünceler akıtır durmadan. 
Hayatın gizemine, hayatın bize verdiği değerlere inemezsiniz. 
Ve derin bir anlayışa yönelemezsiniz. 
Gelişemezsiniz.
Suni düzende suni hayatlar içinde pozitif düşüncelerden soyutlanmış olarak yaşamın içine atılırsınız.
Bir bakın çevrenize. 
Neler göreceksiniz neler. 
Yeter ki bakmasını ve baktıkça görebilmesini bilin.

Dip notlar;
 Ayurveda...
Hindistan’da 5000 yıl öncesine dayanan Ayurveda yaşam bilimi, yaşam süresinin bilgisi demektir… Temel ilke; zihin bedende derin etki sağlar.
Beden ve zihin bütünlüğü var. Amacı ise hayatımızı nasıl sürdürebileceğimiz, uzatabileceğimiz, sağlıklı hale getirebileceğimiz ve denetleyebileceğimiz ve bunun akabinde oto kontrol sağlayabileceğimiz üzerine kuruludur.
Ana özünde pozitiflik ve denge var.
Kısaca kendini dengele demek.
Dengeni olabildiğince bedene yay demek.
ABD’de ayurveda tekniğini 5 yıl süreyle uygulayanlarda kalp, akciğer hastalıkları,  enfeksiyonlar, kemik-kas rahatsızlıkları, sinir sistemi bozuklukları, bağırsak rahatsızlıkları, önemli ölçüde azalma kaydetmiş. 
 İnsan beden ve zihinle kendini bir bütün olarak görebilmeli.

Ayurveda da beden tipiniz nedir? 
Ayurveda bedeni tiplere ayırır. Dosha denilen beden tiplerine gelirsek;
‘Dosha Vata’- ‘Dosha Pitta’ve ‘Dosha Kapha’ olarak üçleriz.
 Üç tip beş elementten oluşur. ‘Boşluk -hava -su -ateş ve toprak’
Beslenme ve beden tipi dengelemesi işte burada başlar.
    Öncelikle Vatha tipinde olanlar boşluk ve havadan oluşur. Vücut da enerji ve hareketi sağlar konuşma, hareket ve duyu organlarını nefes alıp vermek bağırsak ve idrar yolları hareketleri yönetir. 
Vatha artarsa gergin, sinirli, uykusuz olursunuz.  Üşüme, gaz, kabızlık, ağrı ve endişe oluşur.
 vatha açlık, yetersiz uyku, uzun yolculuklar,  aşırı heyecan, aşırı beyini çalıştırma ve korku soğuk rüzgârlı hava, kilo kaybı, 60 yaş dönemi, güçsüz bırakan kuvvetli rejimler ile artar.
    İkinci beden tipi olan pitta ise ateş ve nemden oluşur.
Pitta artarsa, dengede olmazsa aşırı sıcaklık hissi, cilt ve görme problemleri, ülser, kızgınlık, acıkma, susama, terleme oluşur.
 Aşırı konuşmak, düşünmek, kızmak, asitli içecekler ile tuzlu acı ekşi yiyecekler,  aşırı güneşe maruz kalmak ve sıcak hava ve kıskançlık sebebiyle artar… 
    Üçüncü beden tipo olan Kapha su ve topraktan oluşur. Vücuda kuvvet ve destek veren kapha dengesizleştiğinde alerji, astım, romatizma, kaşıntı, aşırı uyku, şişmanlık, aşırı yavaşlık, depresyon, oluşur.
Artmasını sağlayanlar ise aşırı yemek yemek, aşırı uyku,  fiziksel ve zihinsel tembellik, yağlı -ekşi -tuzlu yiyecekler, soğuk ve yağışlı havadır.
Ancak kimse tek bir beden tipine sahip değildir. 
Önemli olan doşha’nız arttığında aktif halden pasif hale getirebilmektir.

Mutlu kalın... 
Fıkra;
Nasreddin Hocanın günün birinde hanımı vefat etmiş. 
Aradan zaman geçtikten sonra eşi vefat etmiş bir hanımla evlenmiş. 
Hocanın yeni eşi hep ölen kocasından bahsedip duruyormuş. Hocanın eşi yatakta o gün yine kocasını anlatıyormuş. 
Ah ah benim kocam çok becerikliydi, benim kocam çok çalışkandı deyip anlatıyormuş. Hoca daha fazla dayanamayıp kadını yataktan aşağı düşürmüş. Neye uğradığını anlayamayan kadın hocaya sorar. Hoca hemen cevap verir.
- Eee evlendik evleneli bu yatakta sen, ben bide eski kocan yatıyor. Hepimiz bu yatağa sığamadık sende düştün.

Günün sözü; İyiler asla kaybetmez, kaybedilir. Peyami Safa