11.01.2021, 05:28

Susuzluk...

Susuzluk...

Barajlar kurudu...

Koca bir gezegene hayat veren madde olan ve dünyanın, insan vücudunun büyük miktarını oluşturan su kaybımız büyük.

Ülkemizde şu hallere düşene kadar neden beklendi?

Son ucuna gelene kadar beklenmemeliydi.

*

İstanbul’un durumu vahim...

İzmir keza öyle...

Kocaeli aynı...

Çanakkale'de baraj boşaldı...

Van'da baraj seviyesi 10 metrenin altına düştü...

Meteorolojinin kuraklık haritasında korkutan görüntüler var...

Olağanüstü ve çok şiddetli kuraklık uyarıları var.

*

Kaç senedir kuraklık geliyor denildi, uzmanlar uyardı. Uyarıyor.

Ama hiçbir önlem alınmadı. Alınmıyor.

Vatandaş uyarılmadı.

Suyu dikkatli kullanın mesajları gecikti.

Bol bol kullanıldı. Şimdi işimiz Allah'a mı kaldı?

Önlem yok... Amaç yok... Yapılan iş yok...

Ama dua ile çözüm aranıyor.

Duyarsız insanlara, çevreyi katledenlere Allah ne yapsın?

*

Su tüketimindeki tasarruf hakkında ne yapıldı?

İklim değişikliğine dikkat çekmek iyi de bu kuraklık bilinirken neden kaynaklar durmadan sömürüldü?

Kuraklık riskini öteleyemezsiniz.

Kuraklık riski bundan sonra hep olacak.

Ama vurdumduymazlığınız devam edecek.

Son 20 yıldır dünya kaynaklarını kullanırken biliniyordu bu kuraklık.

Ülkemizde ne yapıldı? Söyleyin.

*

Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail'in kullandığı deniz suyunu içme suyuna dönüştüren arıtma tesisleri bizde neden yok? Çok yüksek maliyetli ancak yapılamaz mı?

Yıllardır bu konuda ne yapıldı?

Çözüm ürettiniz mi?

Cevaplar bekleniyor.

 

*

‘Komplo’ denildi zamanında bu kuraklık konuşmalarına.

Zamanı geldiğinde ‘Petrol’ değil savaşlar ‘su’ yüzünden çıkacak denildi.
Küreselcilerden söz edildi. Ve ediliyor.

Tamam, boş verelim bunları ama susuzluk başladı geldi çattı.

Artan nüfus, iklim değişiklikleri, su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı bizi bu noktaya getirdi.

Hani önlem? Uzun zaman var dediğimiz an geldi.

Ne yapıldı? Hiç...

*

Türkiye su zengini bir ülke değil.

Toplam kullanılabilir net su miktarı 112 milyar metreküp.

Yani su azlığı yaşayan bir ülkeyiz. Su fakirliği ile karşı karşıya kalabiliriz.

Susuzluk demek kıtlık demek.

Pek kısa sürede karşımıza bir dağ gibi yığılacak sorunlardan bir tanesi bana göre.

İşin ciddiyetini anlamalıyız.

Uyanmalıyız...

 

Dip not;

Yaşam kaynağı...

İçtiğimiz suların 3 milyar yaşında olduğunu biliyor muydunuz?

Ve Öztürkçe isim kategorisine girer su. Yani isim olarak da kullanılır.

Anlamı saymakla bitmez...

Türk tarihinde kutsal ve ölümsüzdür.

‘Su’ kelimesinin (tam olarak olmasa da) ‘eski Türkçe’ de ki karşılığı ise ‘bul’dur.

Aslında bul suyun kaynağı anlamındadır.

‘Bulut’ da aslında bu kelimeden türemiştir ki, yani suyun çıktığı yer anlamını taşır.

Ve yediğimiz karpuzun yüzde 95'ini, portakalın yüzde 80'ini, dünya yüzeyinin yüzde 80'ini,ağacın yüzde 75'ini, insan vücudunun yüzde 66'sını, insan beyninin yüzde 75-80'ini oluşturan sıvıdır.

Değerlidir. Güzelliktir. Değerini bilin... Boşa savurmayın.

 

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Temel, oğlu Cemal’in küçük yaşta sayı saymasını geliştirmek için onu görevlendirmişti.

– Oğlum, say bakalum, bir saat içinde deniz kıyısına kaç dalga gelecek.

Baba Temel, bir saat sonra sonucu öğrenmek için Cemal’in yanına gidip sorar:

– Uşağım saydun mi?

Küçük Cemal oldukça sinirliydi:

– Yahu boba, nesıni sayayim. Kıyiya bi dalga gelıyi, tam saymaya başlayrım, ikincısi gelırken, birincisi geri gideyi.

 

Günün sözü; “Sinek ter içindeki öküzü dürtmüş, ‘Tarlayı sürerken amma yorulduk değil mi?” Şili Atasözü

Yorumlar