28.06.2013, 21:00

Tahammülsüzlüğümüz...

Devamlı aşağılanan bir kuşak olmak istemeyen çocuklarımızın kullanılması tahammül edilemez.¶

Hukuksuzluğa, haksızlığa tahammül edemeyen çocuklarımızın kullanılması tahammül edilemez.

Özel yaşama müdahale eden zihniyeti istemeyen çocuklarımızın kullanılması tahammül edilemez.

Sadece Atatürkçü olduklarını söyleyen çocuklarımızın kullanılması tahammül edilemez.

Onurlu insan olma peşinde olan çocuklarımızın kullanılması tahammül edilemez.

*

Değişime başlamalısınız....

 

Dünya değişir elbet...

Ancak önce sen değişeceksin...

İç yaşantımız kaderimize yön verirken, dışımızda ki her olaya sessiz kalamayız.

Çünkü tek bir bireyin bile sessiz kalması demek değişime olanak vermemek demektir.

İlk değişim sizin içinizde şekillenirken, ardından gelecekler sizin ve bizim, toplumun, dünyanın hayatını değiştirecektir.

Duyarsızlık ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’la başlar.

Duyarlılık ise ilk sevgi tohumunun atılmasıyla.

''Sen Değişirsen, Dünya Değişir'' Aktif Felsefe’nin bir sloganı aslında... Bu konuda güzel çalışmaları var.
Bu sloganı hayatımızın merkezine odakladığımızda her geçen gün değişimin daha da büyüdüğünü fark edeceksiniz.

*

İçki’ yasası ne getirecek...

 

Saat 22.00 ile 06.00 arasında satışı sınırlanan ‘içki yasası’ acaba nelere gebe?

Merdiven altı tetiklenir mi?

Arabadan satışlar olur mu?

Yoksa el altından telefon ile içki siparişlerinde patlamamı yaşanır?

Olması muhtemel sonuçlardan söz ediyorum.

Stok yapanlardan, yapacaklardan...

Saat 22.00 olmadan tüm geceki içkisini depo edenlerden...

İyi getirileri yanında tüm bu olumsuzlukları da sıralamak gerekir...

Yasak cezbeder her zaman...

Adı her ne kadar yasak olmasa da...

Asıl sorun gazlı içecekte...

İçki vs yasakları kabullenilmese de oluyor ya, ha birde şu sağlığımızı bozan gazlı içeceklere ağır vergiler bindirilse yüreğimize su serpilecek...

Gazlı içecekler tehlikeli değil mi?

Tüm içeceklerin üzerine sigarada ki gibi yazı yazılmalı...

İbareler de şu olacak, “Her türlü gazlı içecek sağlığa aykırıdır’’

‘Şişmanlık yaratır’

‘Obezite’ye yol açar’

‘Diyabete neden olur’

Bilmelisiniz ki, sağlığı bozmalarının yanısıra, sağlık sistemine de aşırı maliyet binmekte.

Kullanımını kısıtlamak zor gibi.

Çünkü bir sistem var ve bu sistem maalesef ülkemizi ele geçirmiş durumda.

Ancak caydırıcı vergi uygulanabilir.

Bu şekilde kullanım bir nebzede olsa kısıtlanabilir. Örnek raporlar yurt dışında sunuldu.Ancak tahmin ettiğiniz gibi dev firmalara karşı isteklerini sürdüremediler.

“Bu tür içecekler zararlıdır” diye bir ibareyi yazdırmak istemeyenler tabiki ne yapacak...

Ayaklanacak...

Ne yapacak...

Olmaz diyecek...

Peki gazlı içecekler tehlikeli değil mi? Çağımızın hastalığı obezitenin kaynaklarından biri değil mi?

Evet...

Eeee ne olacak? Tabi ki aynen devam...

Bu aynen devamı yaşamamak için bakanları, sağlık sistemini, belediyeleri, yiyecek-içecek firmalarını, ana babaları göreve çağırıyoruz...

Unutmayalım ki, dünyada obezite de 8. sıradayız...

Ve yine unutmayalım ki, obezite bir salgındır...

Lütfen acil önlem alınsın...

Gazlı şekerli içecekler vergilendirilsin.. “Fast food” satışı sınırlandırılsın...

Reklamlar çocukların gördüğü saatlerde yayınlanmasın...

Anne babalar sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilsin...

Okullarda ‘abur cubur yiyecek içecek’ satılmasın...

Tavırların değişimini umuyor ve sayısız kuşak obezite ile boğuşurken bu kısır döngüden çıkmayı bekliyoruz...

Mutlu kalın...

*

 

Fıkra

Hangi yıl?

Temel çok para kazanmış. Ailece en lüks lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış.

Garson :-"Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca: -"Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum."

 

Günün sözü; Saklayacak bir şeyin yoksa, korkacak bir şeyin de yoktur. Che Guevara

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@