Gürol Kaplan'ın 21 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Doğa bize çok şey sunuyor ve ondan çok şey öğreniyoruz!..
Hani biz bir alış-veriş merkezine gittiğimiz de, aldığımız eşyanın üzerindeki barkod o  aldığımız ürünün bütün özelliklerini tanımlar yani optik okuyucu ile ürüne ayit her bilgiyi anında öğrenmiş oluruz...
İşte biz bunu doğadan hayvanlardan öğrendik, sürü halinde yaşayan hayvanlar nasıl oluyor da yüzlerce hayvan içinden yavrusunu tanıyor ya da yavru anneyi tanıya biliyor çünkü bir zebradaki o çizgiler birer barkod numarasıdır onu yeni doğan yavru beynine yazar ve anneyi bir daha unutmaz...
Hayvanlardaki bu içgüdüsel davranışa dikkat edilirse doğumdan hemen sonra diğer hayvanları yanına sokmaz çünkü o dönem kendi barkodunu yavrusuna öğretme aşamasıdır bir kez öğrendi mi bir daha annenin peşini bırakmaz...
Bazen ölen annenin yerini alır diğeri evlat edinir doğada bir denge vardır korunma ve koruma dengesi. Besin kaynaklarını aşırı tüketmeme dengesini...
Ya insan ne yapar ya da nedir bu insan denilen canlının özelliği?..
Kutsal kitaplarda en kusursuz olarak yaratıldığımızdan söz ediliyor, ben buna şahsen katılmıyorum!..
Bu köşemde bazen içerde (cezaevinde) yaşadıklarımdan örnekler veriyorum çünkü orada insan Goethe'nin dediği gibi çıplaktır. Gerçek insan budur. Elinden herşeyi alınmıştır sadece kendisi vardır elinde onu da kaybeder eğer dikkat etmezse!..
İşte ben oradayken biri geldi cezaevine, bir baba. Tam 27 yıl boyunca kendi kızını evinin altına kazdığı bir hücrede tutmuş bir baba düşünün, kızını o hücreye attığında yaşı 17 çıktığında 44 yaşında saçları beyazlamış ve bu zaman içerisinde hiç güneş yüzü görmemiş o genç kız...
İnsan sormadan edemiyor. Hangi canlı türü yapar bunu insandan başka? Hangi canlı türü doğayı kendinin sayıyor, kirletiyor ve bu hakkın tanrı tarafından kendisine verildiğine inanıyor keşke insanın da bir barkodu olsaydı da bütün özelliklerini dünyaya gelirken okuyanilseydik... Sevgiyle kalın.