31.01.2020, 22:06

Tehdit mi?

Çin'in Vuhan kenti.
Aralık sonu burada yeni bir tür virüs ortaya çıktı. 
Bugünlerde metal-fare yılını kutlayan Çin kendi inanışları gereği bu yılın zorlu başlangıcını biliyordu.
Ve zorlu başlangıç kendini bu şekilde gösterdi. 
Bir kaç hafta içerisinde hızla yayılan virüse, Çin'in dışındaki ülkelerde de rastlanmaya başlandı. 
*
Vuhan'da hastanelerde kontrol edilen her 20 kişiden birinde virüs olduğu tespit edilip onaylanmış durumda. Çin dışında, Tayland'da, Japonya'da, Singapur'da, ABD'de, Avustralya, Fransa, Almanya ve Güney Kore'de, Malezya,  Vietnam, Nepal, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri’nde, Kamboçya ve Sri Lanka'da görülmesinin ardından salgın dünya ile hızla yüzleşiyor. 
Dünya Sağlık Örgütü ve her ülkenin Sağlık Bakanlıkları alarma geçmiş durumda.
*
‘Yeni tip korona virüs’ salgını ile enfekteler, ölümler, sayılar anlık olarak sürekli değişiyor.
Her an ve saat gündemi değişen bu salgın hakkında son duyumlar sokağa çıkma yasağının uygulandığı Vuhan da karantina altına alınan bölgedeki insan sayısının 80 milyonu aştığı yönünde.
Geçtiğimiz günlerde kentten sızdığı iddia edilen ses kaydı ise korkular daha da büyüdü.
Doğruluğu tartışılan o ses kaydına göre Vuhan'da 100 bin vaka ve çok sayıda ölü var. 30 binin üzerinde Çinli yoğun gözlem altında tutuluyor. 
*
Başka bir söylenti ise şehirlerarası yolların beton bloklarla kapatılması ve kimsenin şehirden çıkarılmadığı yönünde. Evet, zaten karantina bu yönde işler. Karantina altına alınan şehirlerin dünya ile bağlantısı yavaş yavaş kesilerek yayılımı önlenir.
*
Lancaster'da bir biyoistatistik araştırmacısı olan Dr. Jonathan Read  ‘4 Şubat'a kadar Vuhan'daki enfekte kişilerin sayısının 250 binden fazla olma ihtimali oldukça yüksek.’ Dediğinde korku büyüdü.
Akabinde enfeksiyon ve salgın hastalık konusunda bir uzman olan Dr. David Heymann’ın salgın için, "Şu an salgın ikinci ve üçüncü nesilde. Yani artık hastalık bir öksürükle bile bulaşıyor" ifadeleri ile tedirginliğe dönüştü. Keza Dünya Sağlık Örgütü’nün söylemleri de endişe dolu.
*
Ölenlerin sayısı hızla artmaya başlayınca Çinli yetkililer de virüse yakalanan kişilerin hızla arttığı yönünde açıklamalar yapmaya başladı.
Peki, veriler gerçek boyutlarımı yansıtıyor mu?
Bazı sağlık uzmanları Çin hükümetinin açıkladığı verilerin salgının gerçek boyutlarını yansıtmadığı görüşünde. Salgının ne kadar hızlı yayıldığı konusunda henüz net bir bilgi de yok.
Salgının gerçek boyutu resmi verilerin çok üzerinde o kesin.
Gerçek boyutları nereden alabiliriz? O da askıda.
*
Aslında daha da korkutan bir diğer konu ise şu; Vuhan Belediye Başkanı Zhou Xianwang’ın, kentte karantina uygulanmaya başlamadan önce korona virüsü salgını ve Bahar Bayramı tatili nedeniyle yaklaşık 5 milyon kişinin kenti terk ettiğini açıklaması. Evet, Çin hükûmeti, salgının yayılmasını önlemek için geçtiğimiz Perşembe Vuhan dâhil eyaletteki 14 şehri tecrit altına aldı, toplu ulaşım hizmetleri durduruldu, toplam nüfusu 150 milyonu bulan Guangdong ve Ciangşi eyaletlerinde maske takmak zorunlu hale getirildi, Pekin, Şanghay, Tiencin ve Şian kentlerine uzun yol seferi yapan otobüslerin giriş ve çıkışı yasaklandı.  Ancak enfekte olan ve bilmeyenler yani o kenti terk eden 5 milyonun içinde olanlar nerede?
*
Çin bir dizi önlem alarak virüse karşı yeni yıl tatilini uzattı. 
Söz konusu kentlerde metro, otobüs ve feribot seferlerinin tümünü askıya aldı. Ülkede yabani hayvan ticareti yasaklandı. Çin ile Hong Kong arasındaki hızlı tren hattı durduruldu. Ülke genelindeki tapınak, kilise ve camilerde korona virüs salgının önlenmesine yönelik tedbirler çerçevesinde dini faaliyet askıya alındı. Çin ile Hong Kong arasındaki uçak seferleri yarıya indirildi ve seyahat izinleri de askıya alındı.
Küresel bir paniğe sebep olmadan bu önlemlerin salgını kontrol altına almasını umuyoruz.
*
Söz konusu sağlık olunca hayat duruyor haliyle. 
İşte bu bağlamda da dünyada ilk kez Çin’de ortaya çıkan ve yayılma eyleminde olan virüs, ne yazık ki tüm dünyayı tehdit eder hale geldiği için ülkeler önlemler almaya başlasa da bu önlemleri almadan önce kuluçka devresinde iken bu hastalığı kendi ülkelerine seyahat yoluyla taşıyan onca kişinin belirlenmesi oldukça zor durumlar yaşatabilir.
*
Bu virüs ayrıca dünya ekonomisi için büyük bir risk oluşturuyor.
Bu denli büyük salgınların dünya ekonomisine maliyeti ve dünya milli gelirine zararı oldukça büyük oluyor. Çin’deki tüm finans departmanları korona virüs ile mücadele etmek için hâlihazırda milyar dolarlar ayırmış durumda.
Bu arada yarım milyondan fazla sağlık personeli salgını önlemek için çalışıyor. WHO zamanında, artık dünyanın, ‘yeni bir grip hastalığının yayılmasına karşı daha hazırlıklı olduğunu’ açıklamıştı. 
Ancak aniden ortaya çıkan bu virüs türü için çok da hazırlıklı olunmadığı bu sayede gözlemlenmiş oldu.

*
Kafaya göre antibiyotik kullanmak zararlı iken yıllarca peynir ekmek gibi ortaya saçılan antibiyotikler yüzünden mi solunum yolu enfeksiyonu gibi seyreden bu virüsler dirençli konumda?
Bu küresel salgın anlamına geliyor ise ‘ülkeler önlemleri en üst seviyeye çıkartmalı’ iken sadece ateş ölçerler ile ne derece önlem alınabilir? 
Aşı olmadığı ve yayılım hızlandığı sürece kitlesel ölümler kader mi olacak?
Bunlar kafamızda ki sorularımız.

*
Özet geçecek olursak:
Dünya Sağlık Örgütü, enfeksiyonun Çin'de 2002 yılında akut solunum yolu sendromu (SARS) gibi 774 kişinin ölümüne yol açan büyük bir virüs ailesinin alt türü olup insandan insana bulaştığını açıkladı. Belirtileri ise; yüksek ateş ile başlayan seyirde boğaz ağrısı, kuru öksürük, nefes darlığı. Dünya Sağlık Örgütü'nün virüsün ne kadar tehlikeli olduğu ve ne kadar hızlı yayıldığı konusundaki çalışmaları sürüyor. 
*
Ancak corona virüsü (korona virüs ) maalesef ki dirençli ve güçlü. Zatürre belirtilerine yol açıyor ve tedavisi de yok. Bu nedenle de dünya çapında sağlık
uzmanlarını alarma geçiren virüsün nasıl seyir edeceği merak konusu. 
Yani geçici bir salgın mı? 
Tehlikeli bir salgın mı? 
Büyük bir tehdit mi?
Zaman geçtikçe tüm olumsuzluklar ortaya dökülecek. 
Bekleyeceğiz.

*
Peki, bu virüs ne kadar ölümcül? İşte böyle bir soru aklımıza geldiğinde cevaplayamıyoruz. Çünkü henüz salgının boyutları da tam olarak bilinmediği için bu yeni virüsün yol açabileceği ölümlere dair bir tahmin yürütmek maalesef ki zor.
İlk vakalar, şu an karantinada olan Vuhan'a bağlı yerleşim yeri Hubei'den gelse de virüsün kaynağı ise tam olarak kesinleştirilemedi sadece tahminler var.
*
Yeni grip virüsleri vücut da bağışık olmaması ve ilaç için uzun süre beklenmesi yüzünden, yayılabiliyor. 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) insandan insana nasıl bulaştığını kamuoyuna duyurduğu domuz gribi için ‘2003'ten bu yana en geniş çaplı yaygın hastalık riskini taşıyor. Evrim geçirip çok daha tehlikeli hale gelebilir’ uyarısında bulunmaktan kaçınmadı o dönemde. (İlk kez Nisan 2009'da Meksika'da ortaya çıkan ve akabinde küresel salgın ilan edilmesine sebep olan domuz gribi çok sayıda can almıştı.)
Şu anda ki corana virüsü içinde aynı uyarılar mevcut. 
Yani mutasyon geçirdiği yönünde söylemler ortak.

*
Kısaca; bu virüsün küresel bir salgına dönüşebileceği tehdidi taşıması ve bu tehdidin boyutunu hepimiz biliyoruz. 
Ve bu tehdit tüm hızıyla yayılmaya devam ederken insandan insana geçebilen ve mutasyona uğrayan bir virüs olarak tanımlanması korkuları daha da çok beslemekte.
Endişeli günler yaşadığımız bu günlerde önemli olan duyarsız kalmadan önlemlerimizi hızlıca ve en iyi biçimde ülke olarak almamız. 
Ama umudumuz ‘küresel bir salgın’ olmaması…

Dip notlar;

Grip ve korunma yolları…
Son zamanlarda ülkemizde corona olmasa da ciddi bir grip salgını var. Hastaneler doluyor taşıyor. Korunmanın yolu bilinçli davranmaktan geçer.
Öncelikle stres yapmayın. 
Salgın döneminde zorunlu olmadıkça kapalı ve kalabalık ortamlara girmeyin.
Mutlaka yatak istirahati yapın ve sıvı gıda alın. Bol bol C vitamini alın.
Odanızda hava nemlendiricileri kullanın veya saksı çiçekleri koyun. Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın. 
Öncelikle hasta kişilerle yakın temas etmeyin.
El ile(tokalaşma)temastan mutlaka kaçının. Elleriniz bol sıcak su ile yıkayın.
Öksürürken, hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu mutlaka kapatın. Aksıran ve hapşıranlarla öpüşmeyin.
Hapşırmaya başlanıldığında mutlaka maske takın.
Alkol ile ellerinizi dezenfekte edin. 
Mendilinizi çöpe atın. Mümkünse tek kullanımlık mendil kullanın.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirin. Hareket edin ve soğuğa karşı dayanıklılığınızı arttırın yani temiz havada sık sık yürüyüş yapın.
İnsandan insana, hapşırık, öksürük ve el ile(tokalaşma) ile de bulaşabilen bu virüslerin yayılım hızını azaltmak için teması en aza indirmek zorundayız.

Tarihte salgınlar; 

- Jüstinyen veba salgını (541-542) 100.000.000 kişi
- Kara Veba (1346 - 1350) 50.000.000 kişi
- Rus Gribi (1889-1890) 1.000.000
- Modern Veba (1894-1903) 10.000.000
- Birinci Kolera Pandemisi (1817 - 1823) 110.000 kişi
- İkinci Kolera Pandemisi ( 1829 - 1849) 200.000 kişi
- Dördüncü Kolera Pandemisi (1863-1879) 704.596 kişi
- Beşinci Kolera Pandemisi (1881 - 1879) 981.899
- Altıncı Kolera Pandemisi (1899-1923) 1.500.000 kişi
- Yedinci kolera pandemisi (1961- ...) 570.000
- İspanyol Gribi (1918-1920) 20.000.000 kişi (salgın 25- 40 milyon kişinin ölümü ile sonuçlanmıştır.) 
- (1957-1958) Asya gribi. 2.000.000 kişi. ABD’de ise 70 bin kişi yaşamını yitirdi.
- HIV/AİDS( 1960 - ...) 39.000.000 kişi
1968’de ki salgın…(Yalnız ABD ölen hasta sayısı 100 bin)
- Hong Kong gribi (1968-1969) 1.000.000, ABD’de 34 bin kişi öldü.
- Büyük Londra Vebası (1665 - 1666) 100.000 kişi
- Tifüs Epidemisi (1847) 20.000 kişi
- SARS (2002-2003) 774 kişi
- Domuz Gribi (2009) 284.000 kişi
- Batı Afrika Menenjit Salgını (2009-2010) 1.210 kişi
- Kongo Kızamık Epidemisi (2011 - ...) 4.555 kişi
- Haiti Kolera Epidemisi (2011 - ...) 6.631 kişi
- Batı Afrika Ebola Epidemisi (2013-2014) 4.877 kişi
ABD’de 1978-2003 yılları arasında kuşlar arası bir salgında hayvan itlafından bu ülkede 22 milyon dolar zarar saptandı. 
1999-2000 yılında İtalya’daki salgında 18 milyon kanatlı itlaf edildi, 
2003 yılında Hollanda’da 33 milyon kanatlı hayvan itlaf edildi.”

Mutlu kalın…


Fıkra;
Temel diş doktoru olmuştur. Günlerden bir gün arkadaşı Cemal, endişe içinde Temel’in muayenehanesine gider. 
– Ula öliyrım, dişim çok kötü ağriyi… 
Temel, hangi dişinin ağrıdığını sorar ve Cemal, sağ alt çene dişlerini gösterip; 
– Habu sıradaki dişlerin biri ağrıyi, der ve kesin olarak hangi dişin ağrıdığını gösteremez. 
Dişçi Temel, “Dur sana yardımcı olayım” deyip eline kerpeteni alır ve gösterilen sıradaki dört dişi çekip Cemal’in önüne koyar: 
– Ha bak bakayım, habunlardan hangisi ağrıyi da de baa!…

Günün sözü; 
Önemli olan yağmuru öngörmek değil, gemiyi inşa etmektir. Warren Buffett

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@