Sene başında asgari ücrete yapılan tarihi zamma rağmen aradan geçen altı ayda dar gelirlinin alım gücü zam tarihinin gerisine düştü. Bu şartlarda zam yapılması tek başına çözüm olmuyor.

GÜVEN GÜNEŞ/YENİGÜN-  Art arda gelen zamlar, Kemal Sunal filmindeki repliği hatırlattı: "Çaya, şekere zam, zama zam". Bir birlerini tetikleyen zamlar sürecinde emekçilere yılda bir yada iki yapılan maaş zammının sorunu çözmeye yetmediği vurgulanıyor. Enflasyonun bir kesimi zengin ederken çelesini emekçinin çektiğine dikkat çekiliyor. Fiyat ayarlamaları ve belirlemelerinde hakça bir formülün ortaya konulması isteniyor.  Asgari ücretli bir çalışan maaşının yarısından fazlasının yalnızca gıda harcamasına gittiğini belirten DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “Gıda ürünlerindeki yüzde 100’ün üzerindeki artışlar asgari ücretlinin maaşını tek başına eritmeye yetmiştir. Enflasyonist ortamda asgari ücret maaşlarının yılda bir kere belirlenmesi çalışanın ezilmesi demektir. DİSK olarak aylardır söylediğimiz bir şey var. Maaşlarda Eşel Mobil sistem uygulanmalıdır. Her ay enflasyon farkı otomatik olarak maaşlara yansımalıdır. Asgari ücrete yapılan yüzde 50 zammın üzerinden yalnızca 6 ay geçmesine rağmen enflasyon karşısında maaşlar adeta buharlaştı. Asgari Ücret Tespit Komisyonun tekrar toplanması, eşel mobil sisteminin uygulanması gerektiği noktasında bizlerin haklılığını bir kez daha göstermiştir. Asgari ücret hiçbir şekilde açlık sınırının altında kalmamalıdır. Bu, bizlerin kırmızı çizgisidir. Bu şartlarda ücret yaklaşık 10 bin lira civarında olmalıdır. Asgari ücret belirlenirken sanırım herkesi bekâr diye düşünüyorlar. Şu anda bir ailede iki çalışan dahi olsa 21 bin liraya ulaşan yoksulluk sınırına dahi yaklaşamıyorlar” dedi.

Devlet hastanesi bakımsızlık kurbanı Devlet hastanesi bakımsızlık kurbanı

memiş sarı yenigün

EMEKÇİNİN PAYI AZALIYOR

İşçinin milli gelirken aldığı pay azalırken şirketlerin gelirlerini arttırdığına dikkat çeken Sarı, “Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk çeyreği ve 2022’nin ilk çeyreği arasında, emeğin payı %39,1’den %31,5’e gerilerken, sermayenin payı ise payı %41,7’den 47,6’ya çıktı. Aslında sermaye ve emek arasındaki dengesizlik pandemi derinleşse de dengesizliğin başlangıç tarihini 2016’ya kadar çekmek mümkün. Mevcut iktidarın ekonomi yönetimine tamamen hâkim olduğu ve ekonomiyi kurumsal bağımsızlık ilkesi yerine tamamen şahsi ve keyfi yönetmeye başladığı 2016 yılından itibaren emeğin payının gerilediği görülüyor. Kur korumalı mevduat, geçiş garantili yap, işlet, devret modellerinden vazgeçilerek buraya aktarılan paralar halka ve çalışana verilmelidir. Milli gelirden her geçen gün daha az pay alan emekçilerin payı ve refah seviyesi artırılmalıdır. Bununda yolu bellidir.” ifadelerini kullandı.

AVRUPA'YI ÖRNEK ALIN!

Her kurulan Asgari Ücret Komisyonu’nun demokratik olması gerektiğini vurgulayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kani Beko, “Asgari Ücret Komisyonları içerisinde Türk-İş, Hak-İş ve mutlaka asgari ücretle çalışan birinin de olmalıdır. Avrupa’da dört kişilik bir aile üzerinden asgari ücret belirlenirken, ülkemizdeyse sanki bütün çalışanlar bekârmış gibi davranıp ona göre bir belirliyorlar. Bu yaklaşım doğru değildir.  Türkiye’de, Temmuz ayından sonra doğal gaza, temel gıda maddelerine, kiralara, yapılacak zam asgari ücretli çalışan kardeşlerimize de mutlaka uygulanması gerekir. Bu nedenle eşel mobil sistemini derhal devreye sokulmalı ve milyonlarca insan mağdur bırakılmamalıdır. Bu sistem Avrupa’da yıllardan beri uygulanmaktayken her fırsatta kendilerini Avrupa’yla kıyaslayanların bu sistemi de örnek almaları gerekiyor. Aksi halde zamlar çare olmayacaktır. Diğer yandan ise milli gelirden mutlaka asgari ücretli çalışanlara da pay verilmelidir. Zam her halükarda açlık sınırının altında kalıyor. Gerçek enflasyon rakamlarına bakacak olursak yüzde 100’ü aştığını zaten görüyoruz. Memlekette insan olmaktan kaynaklı ihtiyaçlarını giderecek hak ettikleri maaşlarının verilmesi gerekiyor” diye konuştu.

kani beko yenigün-1

“SÖZÜMÜZÜ TUTUYORUZ”

Şu anda yalnızca ülkemizde değil dünya genelinde de bir enflasyon gerçeği olduğunu belirten AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, “Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümetimiz, enflasyona karşı vatandaşlarımızı ve asgari ücretli çalışanlarımızı ezdirmemek için azami gayret gösteriyoruz. Bütçe imkânları çerçevesin de bu iyileştirmeleri yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.  Temmuz ve Aralık ayında yapacağız zamlarla vatandaşlarımızın alım gücünü yükseltmeye, dengelemeye çalışacağız. Komisyondaki görüşmelerde ortak bir uzlaşma sağlanmış görünüyor.  Yalnızca asgari ücret değil toplumum bütün kesimi memur, emekli ve sabit gelirlilerde dâhil olmak üzere bütçe komisyonu konuları arasında yer alıyor. Tüm kesimlere verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz” dedi.

Yaşar Kırkpınar yenigün

Türkiye Petrolleri’nin (TP) verilerine göre 1 Ocak 2022’de benzinin litresi 12,94 TL; motorin fiyatı 12,76 TL ve LPG fiyatı da 9,05 TL idi. TP’nin 23 Haziran 2022 fiyat listesine göre benzin 27,25 liraya, motorin 29,98 liraya ve LPG de 12,42 TL’ye yükseldi.

1 Ocak 2022’deki kadar akaryakıt alabilmek için asgari ücrete ciddi zam yapmak gerekiyor. Aynı miktarda benzin için asgari ücrete yüzde 110, motorin için yüzde 135 ve LPG için yüzde 37 zam gelmeli.

1 Ocak 2022’deki kadar benzin alabilmek için 8 bin 957 TL olmalı. Motorin için ise asgari ücret 9 bin 994 TL olmalı. 1 Ocak 2022’deki kadar LPG alabilmek için ise asgari ücret 5 bin 837 TL olmalı.

yakıt tablosu yenigün

TÜİK’in mayıs ayı endekslerine göre Ocak 2022’deki kadar gıda alabilmek için asgari ücrete yüzde 31 zam gelmesi gerekiyor. Diğer mal ve hizmetlerden Ocak 2022’deki satın alabilmek için asgari ücrete gelmesi gereken zam oranı şöyle: et yüzde 44, balık yüzde 40, şebeke suyu yüzde 29, ilaç yüzde 38, karayolu yolcu taşımacılığı yüzde 37, taze meyveler yüzde 68, şeker yüzde 59 ve doğal gaz yüzde 37.

zam cetveli yenigün