TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, 30 Ekim Depremi sürecinde yürütülen plan değişiklikleri ve emsal artışı kararına ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi

Aykut Akdemir: "TMMOB, siyasi partilerin arka bahçesi değildir"

Fadime ALTANHAN / YENİGÜN - Basın açıklamasında sonunda CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ'ın emsal artışıyla ilgili açıklamalarına cevap veren TMMOB İl Dönem Sekreteri Aykut Akdemir, danışıklı dövüşün iktidarla yerel yönetim arasında olduğunu belirterek, "Kim söylüyorsa kişi kendinden bilir işi" dedi.


İzmir Mimarlık Merkezinde yapılan toplantıya TMMOB İl Dönem Sekreteri Aykut Akdemir, Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı İlker Kahraman, Çevre Mühendisleri İzmir Şubesi Başkanı Helil Kınay ve Şehir Plancıları Odası sekreteri Zafer Mutluer katıldı.

Basın açıklamasını okuyan Aykut Akdemir, depremden etkilenen tüm vatandaşların uğradıkları can ve mal kayıplarında esas sorumlunun kamu idaresi olduğunu söyledi. Akdemir, "İdarece tüm yasa ve yönetmeliklere uygun inşa edildiği belirtilen ve ilgili kurumlar tarafından ruhsatlandırılan binalarda yaşanan her türlü hasarın kamu idaresi tarafından karşılanmasının bir zorunluluk olduğunu savunuyoruz. Özetle yaşanan mağduriyetin sorumluların hesap vermediği, mağduriyetleri gidermek bir yana yeni felaketlere kapı aralayacak yoğunluk artışının TMMOB tarafından kabul edilmesini hiç kimse bekleyemez” dedi.

18 sorunun yanıtlanmasını istedi


Deprem sonrası kimi dernek veya siyasi kesimler tarafından yaşanan mağduriyetin esas sorumlularını tartışmak yerine TMMOB'nin hedef gösterilmesini şaşkınlıkla izlediklerini ifade etti. Akdemir, 18 maddeden oluşan sorularının İzmir halkının geleceği için muhatapları tarafından yanıtlanması isteyerek, “Temel bir yaşam hakkı olan barınma hakkının piyasanın insafına bırakılmasına sessiz kalmayacağız. Çünkü, barınmak, güvenli ve sağlıklı yerleşimlerde yaşamak, bir vatandaşlık hakkıdır. Devletten beklenen anayasamızda da belirtildiği üzere bütün vatandaşların eşit, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrede yaşaması için görevini yapmasıdır. TMMOB’nin her türlü uyarısına rağmen her deprem öncesi afetlere karşı dirençli ve yaşanabilir kentler için yapılması gerekenleri yapmadıkları, kamu kaynaklarını bir avuç patronun hizmetine sundukları, depremi lütuf gibi görerek doğal alanları yapılaşmaya açtıkları, yoğunluk artışlarıyla yeni felaketlere kapı araladıkları için yaşadığımız her türlü mağduriyetin sorumlusu  başta merkezi yönetim olmak üzere yerel yönetimlerdir” açıklamalarında bulundu.

Akdemir, aşağıda yer alan sorunların cevaplarının bütün İzmir halkının geleceği için muhatapları tarafından yanıtlanmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi. 

1. Anayasal olarak, ülkemizdeki herkes eşit yaşam hakkına sahip değil midir? Bir devletin en temel görevi, vatandaşlarının yaşam hakkını güvence altına almak değil midir?
2. Neden, depremden zarar görmüş bütün vatandaşların hak talepleri, herhangi bir bedel talep etmeksizin, devlet tarafından giderilmemektedir?
3. Neden, zenginlerin vergi borçlarını silen, zenginler daha zengin olsun diye hazine arsalarını özelleştiren devlet, söz konusu halk olduğunda sadece arabuluculuk ile yetinmektedir?
4. Yoksa, depremzedelerin mağduriyetleri, birilerine kaynak aktarmak için mi kullanılmaktadır? 
5. Her deprem sonrasında gündeme getirilerek uygulanan yoğunluk artışlarının kentlerimizi  ne hale getirdiğinin farkında değil miyiz? Bu uygulamalar aracılığıyla esas sorumlunun daha da gizlenmesine sessiz kalacağımızı mı düşünüyorsunuz ?
6. Depremde yıkılan ve “proje alanları” olarak ifade edilen bölgelerdeki yapılacak konutların depremden 1 hafta sonra zemin+5 kat olacağına hangi bilimsel çalışma sonucunda karar verilmiştir?
7. Örneğin deprem nedeniyle yıkılan Rızabey Apartmanı’na ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda Bayraklı Belediyesi’nin sorumluluğu açıkça ifade edilmiştir. Söz konusu binanın hak sahiplerinin mağduriyeti konusunda Bayraklı Belediyesi hangi iş ve işlemleri gerçekleştirmiştir?
8. Rızabey, Emrah, Doğanlar Apartmanına ilişkin düzenlenen bilirkişi raporlarında benzer tespitlerin bulunması tesadüf müdür?  Depremde hasar gören diğer binaların tamamına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılırsa sonuç farklı olacak mıdır? 
9. Deprem nedeniyle hasar gören bölgelerin afet bölgesi ilan edilmesi konusunda talepte bulunulmamasının nedeni nedir?
10. Yıkılan binalarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı halde vatandaşların yeniden borçlandırılmasına itiraz edilmemesinin nedeni nedir? 
11. Depreme karşı alınacak önlemler için, sadece mülk sahipleri üzerinden bir tartışma yürütülüyor olması ne kadar doğrudur? Hak Sahipliği "olmayan" depremzedelere de uygun koşullarda afet konutu imkânı sağlanması konusunda yasal düzenleme yapılmamasının nedeni nedir?
12. Yıllardır ülkemizde toplanan deprem vergilerinin yaşanan mağduriyetlerin çözümü için kullanılması konusunda tartışma yürütülmemesinin nedeni nedir?
13. Şehir hastanesi bölgesinde kaç konut yapılmıştır? Kaçı orta ve ağır hasarlılara verilecektir, deprem bölgesinde bulunan rezerv alanlarda yapılan yeni dairelerde kaç daire eksik kalmaktadır? 
14. Emsal artışı öngörülen alanlarda kaç ekstra daire çıkabileceği bu nedenle de nüfusun ne kadar artacağı hesaplanmış mıdır? Bu hesaba göre altyapının ve ulaşımın ne denli etkileneceği göz önüne alınmış mıdır? Emsal artışı öngörülen bölgelerde yaşayan yurttaşların gelir durumuna dair herhangi bir saha araştırması yapılmış mıdır? Şayet böyle araştırma yapıldı ise yurttaşların ne kadarı borçlanmayı göze almaktadır?
15. Emsal artışının altına imza atan belediye başkanları ve meclis üyelerinin İzmir’de trafik sorunu olduğundan, koku sorunu olduğundan, altyapının yetmediğinden bahsetmeye ve yoğun bir yağış olduğunda doğal afeti gerekçe göstermeye devam edecek misiniz?
16. Yasal ve ekonomik açıdan elinde imkân bulunan merkezi ve yerel yönetimler, birbirinden kopuk uygulamaya koydukları “çözümler” nedeniyle birbirlerini her gün suçlarken çözümsüzlüğün adresinin TMMOB olarak gösterilmesinin nedeni nedir?
17. TMMOB'ye saldıranlara soruyoruz: Kamu kaynaklarının halkın ortak yararı için kullanılması gerekirken bir avuç patronunun çıkarı için kullanmasına itiraz edilmemesinin nedeni nedir? 
18. Kentimizde var olan gökdelenlere ilgili belediyeler veya Bakanlıklar tarafından izin verilmektedir.  Konu ile ilgili itirazların bu kurumlara yapılması gerekirken verilen izinler ile herhangi bir ilgisi bulunmayan TMMOB'nin ısrarla hedef gösterilmesinin nedeni nedir?

"Emsal artışı kent suçu"


Emsal artışını kent suçu olduğunu  söyleyen Akdemir, “Depremde zarar gören emekçi halkımızı anlıyoruz. Çünkü kamu idaresi başından itibaren emekçi halkımızı müşteri gibi görmüş ve buna yönelik uygulamalara imza atmıştır.  TMMOB olarak bilimsellikten uzak, halkımızı yeni felaketlere sürükleyecek ve sermaye düzenini mutlu eden kent suçuna sessiz kalmamız emekçi halkımıza yapılacak en büyük kötülüktür. Hukuka aykırı olduğu, mühendislik, mimarlık ve şehir planlama disiplinlerini ayaklar altına alan uygulamalara itiraz eden kamu yararı gözeten meslek odalarını doğrudan veya dolaylı şekilde hedef gösterenler açıkça kent suçu işlemişlerdir. Emekçi halkımızın yeni mağduriyetlerle baş başa bırakanlara ve bu konuda ısrarla TMMOB’yi ve meslek odalarını hedef gösterenlere inat kamu yararı çerçevesinde halkımıza  her türlü desteği vereceğiz” diye konuştu.


"Kişi kendinden bilir işi"


CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in ‘Ortada bir kamu zararı yoktur’ ve AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın ‘TMMOB ile Büyükşehir arasında danışıklı dövüş’ olduğu yönündeki açıklamalarına da cevap veren Aykut Akdemir, danışıklı dövüşün iktidarla yerel yönetim arasında olduğunu belirtti. Akdemir, "Deniz bey avukat. Emsal artışının ne getirip ne götüreceğini hukuk fakültesinde verildiğini zannetmiyorum. TMMOB hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir, hiçbir belediyenin ve belediye başkanın da arka bahçesi değil. Kamu yararı dışında her kim davranırsa TMMOB kendi bilim ve teknik ışığında sözlerini söyleyecektir. Halkımıza hiç yalan söylemedik bundan sonra da söylemeyeceğiz. Bizi danışıklı dövüşü kim söylüyorsa kişi kendinden bilir işi. Dayanışıklı dövüş iktidar ile yerel yönetim arasında yapılmaktadır. O vekille bayraklı belediye başkanı arasında dönmektedir. TMMOB danışılacak kurumdur. TMMOB İzmir’in vicdanıdır" ifadelerini kullandı.


"Çözümü emsal artışlarında değil"

Gözden kaçırmayın

'Mesihim' diyerek Erdoğan'ın evine girmek istedi 'Mesihim' diyerek Erdoğan'ın evine girmek istedi


 Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı İlker Kahraman, kentte 1999 öncesi yapılarda araştırma yapıldığında büyük çoğunluğunda sorun çıkacağını söyledi. Kahraman, “Eşitlik ilkesiyle emsal artışını her yere vermek gerekir. Planlama esasında yapılan yanlışlar var. Önce K alanları çıktı, sonra yüzde 10 onaylandı. Sonra yüzde 20 daha sonra 30 oldu. Bunu çözümü emsal artışlarında değildir. Ruhsatlı binalar yıkıldı. Ruhsatlı yapının yıkılmasında yapının sahibini bir suçu yok. Bunun çözümü ruhsatı veren idareler tarafından verildiyse kamunun bu mağduriyeti giderilmesidir. Bunun sadece emsal artışı ile çözemeyiz. Çözüm aslında özel iletişim vergisi neden toplandı depremle ilgiyse neden kullanılmadı. Neden ücretsiz yapılmadı?” diye sordu.