26.11.2016, 21:00

Toplumun psikolojisi bozuldu...

Kabalık, bencillik ve argo aldı başını gidiyor. Yozlaşma ve menfeat çatışmaları maalesef had safhada.

Hal böyle olunca maddiyata endeksli bir toplum olduk.

İdeal bir nesil için, ideal bir aile yapısı gerekir diyoruz. Ancak halkımız kavgada, liderlerimiz kavgada.

Ekonomik sıkıntılar da tuz biber.

Kısaca toplum olarak ruh hastası olduk.

Şimdi bir veri paylaşacağım sizinle. Sağlık Bakanlığı verisi.

Türkiye’de 2013 yılında psikoloğa başvuru sayısı 9 milyonu geçmiş.

2017’ye yelken açtık. Bu sırada yaşanan travmaları düşünün. Demek ki bu rakamın çeyreğini de üstüne eklememiz gerekebilir.

Bir de bunlar psikoloğa başvuranlar... Ppsikolojik destek almayan hastaların sayısını varın siz düşünün.

Adeta toplumun ruh sağlığı bozuldu.

‘Çöküşte, moralsiz ve karamsarız. Geleceği göremiyoruz’ diyenler çoğunlukta.

Galiba toplumdaki ‘kaotik ortam’ her şeyi yerinden oynattı. İntiharlar, cinayetler, saldırılar arttı.

Ve gizliden ilerleyen panik atak büyük tehlike.

Toplumda en sık görülen psikolojik rahatsızlık panik atak. Neredeyse her evde bir kişi panik atak geçiriyor.

Sebebi kaotik ortam.

Artık sıkıldık.

 

Ekonomik şiddet...

Mahkemeden bir ilk. Bir boşanma davasında ‘ekonomik şiddet’ kavramını kullanıp bunu ‘ağır kusur’ sayarak emsal niteliğinde bir karara imza atıldı.

Elektrik, su, kira ve doğalgazının kesilmesinin kocanın sorumsuz davranışları nedeniyle olduğunu mahkemeye sunan kadın lehine karar çıkması demek yeni bir aşama demek...

Hiç çalışmayan erkekleri sırtlanan kadınlar için ekonomik şiddet boşanmada yeni dönem demek..

Artık erkekler için ‘kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmiyor’ diyebilmek zordur. Ancak ailenin yaşadığı buhranı, ödenmeyen faturaları, kiraları mahkemede sunabilmek zoru başarmak demek. Bu tip kararlar kadının boşanmasında çığır açabilecek emsallerdir. Kısaca kadınlar, sırtlarına yük olan erkekleri taşımak zorunda kalmayacaklar.

Bilin ki;

Ekonomik şiddet, erkeğin çoğu zaman bir varlığı, işi, geliri olduğu halde, kasten evlilik birliğinin sorumluluklarını yerine getirmemesidir. Kira ve faturaları ödememesidir. Eşin ve çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamamasıdır.

Özellikle çalışmayan, kendini ve emeğini ev işleri ve çocuklarına adayan kadının uğradığı maalesef gerçek şiddet araçlarından biridir.

Bu davranış, “ekonomik şiddet içeren ağır kusurlu davranış”tır.

Var mı ötesi...

Sevgiyle kalın …..

 

Fıkra;

Bir gemide İngiliz, Amerikalı ve Türkler seyahat halindelermiş.

Gemi kaza sonucu su almaya başlayınca kaptan yolcuların yanına gidip filikalara geçmelerini ve gemiyi boşaltmalarını söyler.

Ama yolculardan hiçbiri bulunduğu yeri terk etmez. Kaptan şaşkın halde gezinirken, kaptan yardımcısı tüm yolcuları boşaltabileceğini söyler ve dakikalar içinde gemiyi tamamen boşaltır. -Kaptan sorar. ‘Bunu nasıl yaptın?

-Kaptan yardımcısı, ‘İngilizlere sizin gibi soylu insanlar bu gemide nasıl batar dedim hemen boşalttılar. Amerikalılara deniz suyunun yararlı olduğunu söyledim, hemen denize atladılar.

-Kaptan , ‘Peki Türklere ne dedin, onlar asla söz dinlemezler’ deyince.

-Türklere de ‘Denize girmek yasaktır’ dedim.

 

Günün sözü; Kadının tahmin ettiği şey, erkeğin emin olduğu şeyden daha doğrudur. Anonim

 

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@