Tüketiciye elektriği verimli kullandırılmasını teşvik etmek amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının elektrik ve doğalgazda az tüketene düşük, çok tüketene yüksek tarife içeren kademeli tarife çalışması İzmir’deki tüketicilerden büyük tepki aldı. Elektrik piyasasında rekabetçi bir ortam yaratılacak, enerji fiyatları düşecek iddiası ile elektrik tedarik ve dağıtımının özelleştirildiğine dikkat çeken tüketiciler sonuç olarak dünyada en pahalıya elektrik kullandıklarını dile getirdi.

kurtuluş binici-yenigün

 “BU KIŞ ÇOK ZOR GEÇECEK”

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKO DER) İzmir Şubesi Başkanı Kurtuluş Binici, “ Son zamanlarda en çok şikâyet aldığımız konuların başında elektrik konusu gelmektedir. İzmir’de yaşayan çoğu vatandaşımız indirimli tarife dediğimiz firma ile arasında imzaladığı bir sözleşme var. Bu sözleşmeye göre vatandaşlar 1 yıl boyunca belli oranda bu indirimli tarifeden yararlanabiliyordu. Fakat şu anda bu konuyla alakalı çok şikâyetler gelmeye başladı. Elektrik dağıtım firmasının bu süre dolmadan önce sözleşmelerinin fesih edileceğini yönünde şikâyetler var. Bu şikâyetler göz ardı edilemez. Sözleşme süresi dolmadan bu şekilde bir yaklaşım doğru değil. Elektrik gelen zamlar daha çok sanayi tarafına gelmiş gibi gözükse de bundan konutlarda payını almış durumda. Açıkçası şu anda 90’lı yıllara döndük. Bu durum tüketicilerin hayatını olumsuz etkileyeceği kaçınılmaz. Her geçen gün artan zamlarla birlikte hem bize hem de kamuoyuna bunun daha çok yansıyacağını düşünüyorum. Böylesine dönemlerde tüketici haklarında da geldiğimiz noktanın gerisine düştüğümüz kanaatindeyim. Tüketiciler 1995 yılından bugüne dek tüketici hukuku hep ilerleme kaydetti.  Ama ekonomik kriz dönemlerinde hayatın her alanını etkilediği gibi tüketici hakları konusunda da olumsuzlukların yaşandığını görmekteyiz. Bu dönemlerde tüketicilerin haklarını ve onların dünyasını da etkiliyor. Bugüne kadar kat ettiğimiz mesafeden de geriye düşmüş durumdayız. Bizi iyi günlerin beklemediği kanaatindeyim” dedi.

şebnem seçkin uğurlu- yenigün

“ELEKTRİK ZAMLARINA KARŞI YAPISAL ÖNLEM ALINMALI”

Elektrik faturalarından "TRT Payı" ve "Enerji Fonu" kesintilerinin kaldırılmasının yeterli olmadığını, kademeli tarifeye geçişte ilk kademenin asgari yaşam standartları için gerekli enerjinin altında belirlenmesi durumunda, yurttaşların ikinci kademede fahiş faturalarla karşılaşacağı uyarısı yapan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, “ Enerjinin toplumsal maliyetini düşürmek için kamunun yeniden yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak, yapısal önlem alınması gerekiyor.  Konut faturalarında enerji ve dağıtım bedellerinin yanı sıra, "Belediye Tüketim Vergisi", "TRT Payı", "Enerji Fonu" ve "KDV" adı altında vergi ve kesintiler bulunmaktadır. 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standartları için tüketeceği varsayılan 230 Kwh`lık elektrik enerjisinin bedeli, bu ay faturalara 211 TL olarak yansıyacaktır. Kesintilerin kaldırılması durumunda sadece yüzde 1,8`lik bir azalma meydana gelerek, diğer kalemlerde artış yapılmaması durumunda, fatura 207,1 TL`ye düşecektir. Bugüne kadar sadece 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenen İstanbul yerel seçimleri öncesinde küçük bir indirim yapılırken, şirketlere ise faturalar üzerinden düzenli olarak kaynak aktarılmıştır. Kaynakların korunması için kısıtlı olarak içme suyu tarifelerinde kullanılan ve bugüne kadar elektrik tüketimi için hiç gündeme getirilmeyen kademeli artan tarife yaklaşımı da sorunu çözmekten uzaktır. İlk kademenin asgari yaşam standartları için gerekli enerji miktarının çok altında belirlenmesi durumunda, yurttaşlar ikinci kademede fahiş faturalarla karşılaşacaktır. Elektrikle ısınma ve soğutmayı lüks hale getirecek bu kademeli tarife, toplumsal maliyeti yükseltecektir.

manşet- yenigün

“BÜTÇE AÇIĞI KAPATILIYOR”

İndirim taleplerinin karşılanmadığını belirten Başkan Uğurlu, “Küresel düzeyde elektrik üretiminde kullanılan doğalgaz ve ithal kömür maliyetlerinin yüzyılın en ucuz rakamlarına indiği salgının ilk yılına, faturalarda indirim talep etmiştik. Bu çağrımız göz ardı edilerek, dağıtım bedeline zam yapılmış ve şirketlere kaynak aktarılmıştı. Bol yağışlı bu dönemde, HES`lerin devreye girmesiyle üretim düşüşü yaşayan doğalgaz santralarına ise kapasite teşviki altında yeni kaynak yaratıldı. Normalleşme sinyalleriyle enerji fiyatları bu yıl tırmanışa geçerken, kuraklık nedeniyle doğalgaz ve ithal kömürün payı ise yeniden yükseldi. Maliyetler düştüğünde bile indirim gündeme getirilmezken, bugün artışların konutlara doğrudan yansımasını azaltmak için formül aranması, seçim yatırımı niteliğindedir. Ucuz, kaliteli ve güvenilir enerjiye erişim tüm yurttaşlar için temel haktır. Faturalar üzerinden, yüksek vergi oranlarıyla bütçe açıklarının kapatıldığı, özelleştirme bedelleri için alınan dövize endeksli kredilerin rahat ödenmesi için şirketlere kaynak aktarıldığı bir Türkiye, artık geride bırakılmadır. Kamucu anlayışla; enerji alanı, ticari ve siyasi çıkarlardan uzak, üretim sektörleri başta olmak üzere genel ekonomiyi destekleyecek şekilde tarifeleri belirleyebilecek özerk bir yapının yönetimine geçirilmelidir. Arz güvenliğini sağlamak ve toplam maliyeti düşürmek için kamunun yenilenebilir kaynaklara yatırım yapması, özelleştirilen üretim tesisleri ve dağıtım bölgelerinin ise kamulaştırılması acilen gündeme alınmalıdır” diye konuştu.

BİR MESAJLA İPTAL ETTİLER

Meral Yıldız, “Ev hanımı olduğum için günümün çoğunu ev işleri yaparak geçiriyorum. Elektrik fiyatları öğlen saatlerinde daha ucuz olduğu için indirimli fiyattan elektriği kullanmak için firma ile sözleşme yaptık. Yaklaşık üç yıldır da bu tarifeden yararlanıyorduk. Aydan aya değişse de ortalama 20-30 lira gibi aylık bir kazancımız oluyordu. 2 çocuğum olduğu içinde ne kadar indirimli kullanırsak bizim için o kadar iyi. Fakat geçtiğimiz hafta eşime bir mesaj gelmiş elektrik firmasından önümüzdeki aydan itibaren bu indirimden yararlanamayacağımıza dair. Müşteri hizmetlerini aradık fakat bize tatmin edici bir cevap vermediler. Sonra şubeye gittik. Bize maliyetler arttığı için iptal ettiklerini söylediler. Sözleşmede ise tek taraflı fesih edebileceklerine dair bir madde olduğunu belirttiler. Bu nedenle de elimizden bir şey gelmiyor. Yıllardır kullanıyorduk ve memnunduk. Sözleşmemizin bitimine de 5 ay vardı. Biz elektriği en çok kış aylarında kullanıyoruz. Bu indirimin bize azda olsa bir faydası vardı. Fakat bu haktan artık yararlanamayacağız. Bizim sözleşmemizi iptal ettiklerine göre başka vatandaşlarında sözleşmelerini iptal edeceklerdir. Komşularımızdan, aylık 50 lira farkın bile çok büyük olduğu kişiler var. Allah onlara kolaylık versin. Bu zamlar sonrasında nasıl geçinecekler bilmiyorum” diye konuştu.