20.10.2020, 19:35

Tunç Soyer’in öngörüsü

Balık çiftlikleri, rüzgar santralleri, taş ocakları, kontrolsüz maden izinleri bir şehrin kaderi olamaz. Doğa tıpkı Giresun’da olduğu gibi bir gün gelir tepkisini gösterir.

Balık çiftlikleri, rüzgar santralleri, taş ocakları, kontrolsüz maden izinleri bir şehrin kaderi olamaz. Doğa tıpkı Giresun’da olduğu gibi bir gün gelir tepkisini gösterir. Turizm potansiyeli, iklimi ve insanının hayata bakışıyla Türkiye’nin gıpta ettiği İzmir nedense yukarıda saydıklarımdan şikayetçi. Yarımada’nın kalbi Seferihisar ve Urla sınırlarında kalan Sığacık Körfezi’nde uzun yıllardır orkinos çiftliğine karşı hukuk mücadelesi vardı. Büyüdüğünde 600 kiloya kadar ulaşan orkinosun orada kurulacak tesiste kesilip ayıklanması denize büyük zarar verecekti. Açılan davada mahkeme bilirkişi raporu çok önemli bir tespit yaptı. Bilirkişiler Akdeniz Foku’nun yaşam alanının zarar göreceğini vurguladı. Tabii ki en önemlisi Cittaslow üyelik kriterleri arasında yer alan su temizliği ve biyoçeşitlilik azalması riskiydi. Uzmanlar, “başarısı bilimsel verilerle kanıtlanmış bu turizm pazarlama stratejisini sekteye uğratacak, çevreyi tehlikeye atacak her türlü risklerden uzak durulmalıdır” dedi. Cittaslow, 1999 yılında İtalya'da kurulmuş uluslararası bir belediyeler birliği. Sakin şehir anlamına da gelen bu oluşum yavaş hareketin bir parçası olarak biliniyor. Öze dönme, sağlıklı gıda, sakin yaşam, uzun ömür ve yerli tohumun kullanımına teşvik ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar’ı yönetmeye başladığı 2009 yılında bu birliğe ilk üye olan belediyenin kaptanıydı. Sırasıyla 18 şehir daha bu listeye katıldı. Birlik bünyesinde 30 ülkede 264 kent yer alıyor. Başkan Soyer sadece kendi ilçesine değil diğer şehirlere de rehber oldu. İşte 10 yıl önce koyduğu vizyon kendisi orada yokken bile hukukta kabul edildi. Artık Cittaslow Hareketi mahkemelerce tespit edilmiş, tescilli bir koruma kalkanının adıdır. Bunun da mimarı Başkan Soyer’dir.

MİLLETVEKİLİ SERTEL’DEN YEMEK İZAHI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu erken seçimi gündeme getirerek geçtiğimiz hafta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çağrıda bulunmuştu. Ayrıca anketlerle ilgili, “AK Parti'nin ve MHP'nin oylarında ciddi bir düşüş var. Kararsızlarda ciddi bir yükseliş var. Bizim oylarda da artış var ama... Doğruları söylemek gerekirse çok yüksek bir artış yok” demişti. Önceki yazımda normal şartlarda 2023 Haziran’da gerçekleşmesi beklenen seçimin erkene alınma ihtimalinin CHP içinde ayrı bir dinamik oluşum yarattığını anlatmıştım. Partide başlayan ve öncülüğünü Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olduğu İzmirli isimlerin yaptığı önseçim çağrıları için “önseçim çare mi?” sorusunu yöneltmiştim. O yazıda bana göre önemli bir hareketin başlangıcı vardı. İzmir Milletvekili Tacettin Bayır’ın evinde düzenlenen yemekte bazı fikirler ortaya dökülmüştü. Yemeğe Milletvekilleri Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, Kani Beko, Atilla Sertel ile eski Milletvekili Musa Çam’ın da katıldığını yazmıştım. Aynı zamanda meslek büyüğüm olan Milletvekili Sertel aradı. Özellikle bu toplantının bir parti içi hareket olmadığını vurguladı. Sertel, buluşmanın bir akşam yemeği olduğunu, ailelerin de katıldığını, özel bir anlam yüklenmemesi gerektiğini anlattı. Kendisi, “Biz zaten sürekli yemekli organizasyonlarda bir araya geliriz. Bu buluşmaların başka bir anlamı yok” dedi. Biz de sorumlu gazetecilik anlayışı gereği sayın vekilin açıklamalarını okuyucularımızla paylaşmış olalım.

KÜLTÜRPARK’TA NE OLMALI?

Yunanlıların İzmir’i yakarak kaçtıkları döneme atfen “yangın yeri” olarak kayıtlara geçen bugünkü Kültürpark’ın tarihini bilmeyen yoktur. Herkesin kendisinden bir şeyler hissettiği devasa yeşil alanı 1939 yılında hizmete açan eski Sağlık Bakanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz’u da minnetle ve şükranla analım. Şu sıralar Büyükşehir Belediyesi hummalı bir çalışma yaparak yeni Kültürpark’a son şeklini veriyor. Kimileri holler kaldırılsın yerine kültür merkezi yapılsın derken kimileri de eserlere dokunulmasını istemiyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın, “Millet Bahçesi olsun” önerisiyle farklı boyuta taşınan düzenleme tartışmaları tabii ki kısa sürede bitecek. Odalar ve STK’lar gibi uzmanların yer aldığı kesimlerin görüşlerinden sonra ortaya bir şey çıkacak. Belediyenin, “çok yeşil, az beton” sloganıyla ilerlediği çalışma kimi mutlu edecek? Herkesin farklı bir görüş ortaya koyduğu proje nasıl hayata geçecek? Kültürpark’ta ne mi olmalı? Orada en başta uzlaşı ve ortak akıl olmalıdır.

ESNAFIN HALİ ÇOK KÖTÜ

Koronavirüs salgınından etkilenen çok büyük bir kesim var. Bunların en başında hizmet sektörü geliyor. Esnaf kan ağlıyor desek az bile kalır. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu bir rapor açıkladı. Tam 43 farklı iş kolunda 866 esnaf sanatkar ile sahada yapılan anket çalışmaları sonucunda hazırlanan 600 sayfalık raporda birçok tespit var. Yüzde 86 oranında işleri azalan esnafın yüzde 30 civarında istihdam kaybı oluşmuş. Esnaf düşük faizli kredilerin yanında mesleğe özel, kira muafiyeti, SGK prim ödemelerinin dondurulması, vergi affı, mülk sahibi özel şahıs ise kira yardımı gibi ek önlemler talep ediyor.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@