Celal Emre ÜNAL / YENİGÜN - Hiçbir kar amacı gütmeden üretimden tüketime kadar her alanda birlik ve beraberliğin ön planda olduğu kooperatifler ülke ekonomisinin için hayati önem taşıyor. Ancak ülkemizdeki kooperatiflerin ekonomik büyüklüğü ve istihdamının Avrupa ortalamasının da gerisinde olması dikkati çekiyor.

Kooperatifler; din, dil, ırk, cinsiyet ayırımcılık olmaksızın, herkesin yararlandığı ve üyelerinin dayanışma içerisinde olduğu herkese açık gönüllü kuruluşlardır. Üretimin neredeyse bütün alanlarında faaliyet gösteren kooperatifler, üyeleri arasında kurdukları sıkı bağlar sayesinde üreticiden tüketiciye ürünlerin en hızlı, en masrafsız ve en kaliteli biçimde ulaşmasını sağlıyorlar.

kooperatif (1)

“EMEK GÜÇLENDİRİLECEK”

TBMM’de Kooperatifler Yasası’nda değişiklik ile Kooperatifçiliği güçlendirilmesi amaçlandığını ifade eden Müş.Av.Emine Aygören Hacıhamdioğlu, “1163 sayılı Kooperatifler Kanunu bugünün ihtiyaçlarına cevap veremediği için, TBMM 'de görüşülecek Kooperatifler Yasası Kanun Teklifi’nde önemli düzenlemeler içeriyor. En önemli maddeyse ‘Ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğinin değerlendirilmesi amacıyla kurulan kooperatifler ile ortaklarının çoğunluğu engellilerden oluşan kooperatiflerin, tescil ve ilana tabi işlemlerinden ücret alınmayacağı, ilana tabi olanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ücretsiz yayımlanacağı, bu kooperatiflerden, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun ilgili düzenlemesi gereğince odaya kayıt ücreti ve yıllık aidat ile munzam aidat da alınmayacağı‘ gibi düzenlemeler ile kadın ve engelli emeğinin güçlendirilmesi ve ekonomiye katılımlarının sağlanmasının amaçlandığını görüyoruz” dedi.

koo p Emine Aygoren Hacıhamdioglu

“TARIMDA HİÇBİR ADIM ATILAMIYOR”

Kooperatif gelir düzeyi düşük, sermayeleri yetersiz insanları bir araya getirerek onlara ekonomik güç sağladığı gibi sorunları birlikte çözme gücü verdiğini belirten, Av. Hacıhamdioğlu, “Kooperatifleri yapı, sigorta, tarım gibi pek çok sektörel alanlarda sermayenin tabana yayılmasında çok etkili ve önemli olduklarını görüyoruz. Ekonomik kalkınma her ülke için vazgeçilmez bir amaç olduğuna göre sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmada beklenen, aynı zamanda üreticiden tüketiciye kadar herkesin bu sürece dahil edilebilmesinin bileştirici köprüsü kooperatifler olacaktır. Kooperatiflerin onayı olmadan tarımda hiçbir adım atılamıyor” diye ifade etti.

“GIDA KRİZİNİN ÇÖZÜMÜ”

Kooperatifçiliği küresel bazda da önem kazandığını vurgulayan, Av. Hacıhamdioğlu, “Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü ve Dünya Bankası yöneticilerinin gıda krizini önlemede, krizlere çare üretmede her fırsatta kooperatifçiliğin çözüm olabileceğini söylüyor. Türkiye’de ise, kooperatifler ekonomi için önemli olup, üretici kooperatifine sahip çıkılmalıdır. Tarım politikalarının oluşmasında kooperatiflerin görüşü alınmalıdır. Pandemiden sonra gıda kıtlığının yaşanacağı düşünülürse kooperatifçiliğin ve tabana yayılan sermayesinin ve üretici kooperatiflerin gücü daha net anlaşılabilir” diye konuştu.

“ÜLKENİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİ”

Köy kooperatiflerinin Türkiye’de ortaya çıkışına ve katkılarına değinen Köy-Koop İzmir Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Her yerde bunu dile getiririm köy kooperatiflerinin geçmişi M. Kemal Atatürk’ün 1920’de kooperatifler yasasını hazırlanması ile başlar ve 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde de ayrıca köylerdeki küçük üreticinin kooperatifleşmesinin önemini anlatır. Bu da ülke ekonomisi, eğitimi ve kalkınması için çok ciddi önem arz etmektedir. Kooperatifler, ekonomide kayıt dışılığın önlendiği, kırsalda yaşayan vatandaşlar için sosyal ve ekonomik gelir getirici bir yapıdır. Ülkenin ve demokrasinin temel taşlarından bir tanesidir” dedi.

koop Neptun Soyer

“AVRUPA’YI ÖRNEK ALIYORUZ”

Kooperatifçilik algısıyla ilgili genel bir anlayış problemi olduğunu ifade eden Kalkınma Kooperatif Uzmanı Alper Akbulut, “TBMM’deki kooperatifçilik kanunlarının yüzde 70’i olumlu bize sıkıntı çıkartan kısım geriye kalan yüzde 30’luk kısımdan kaynaklanıyor. Kamuda ikili bir anlayış görüyoruz. Bir yanıyla örnek modern Avrupa ve Amekarika’da uygulanan kooperatifçiliği görüyoruz. Çok ciddi başarılara imzalar atıyorlar Türkiye’nin bir senelik ihracat rakamlarını geçen kooperatifler bunlar. Avrupa’da her dört kişiden bir tanesi kooperatif ortağı. Daha vizyonel bir bakış açısıyla bakıp, bunu kamuda gören çok değerli uzmanlar var. Alman Merkez Bankası’nın çoğunluk hisseleri kooperatif bankaların elindedir. Sadece Almanya’nın en büyük süpermarket kooperatifi 2016 yılında 54 milyar Euro ciro yapmıştır. Bu modelleri gördüler ve kamunun bir kısmını bunlar oluşturuyorlar. Türkiye Kooperatifçilik Genel Müdürlüğüile Almanya’nın en büyük kooperatifi bir işbirliği yaptı, dolayısıyla bir Alman ekolü yansıdı. 2023 yılı Kooperatif Eylem Planı belirlendi ve stratejik bir plan haline geldi” dedi. 

koop Alper Akbulut

“Tarımda kadın her zaman vardır”

Kooperatiflerin vakıf veya dernek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Neptün Soyer, “Kooperatifler anonim şirket olarak kurulur, üçüncü sektör olarak bilinir. Bu ekonomik faaliyetin içinde tarımda kadın ve erkek her zaman bir arada üretmeye devam etmektedir. Kooperatiflerdeki ortaklarda ve yönetim kademesinde toplumsal cinsiyet eşitliği için kadın ortak sayılarının, yönetimde söz masalarında eşit temsiliyeti için bu madde önemli olabilir. Tekrar ifade etmek isterim ne yazık ki kadını yeniden keşfetmeye çalışıyor gibiyiz. 33 yüzyıl önce Kadeş Barış Anlatması’nda Kraliçe Puduhepa’nın da mührü vardır. Göbekli tepede de bir buğday tanesi bulunduğunda anlaşıldı ki tarımda kadın her zaman vardır. Kooperatiflerin yapılarının üretim faaliyetleri üzerinden tanımlanması, ortaklıklarda da cinsiyet eşitliği sağlanması gerekir. Bu kadar adı var edilmeye çalışan kadının eşit temsiliyetle söz hakkı da olmalı” diye konuştu.

Akbulut:Krizlerden çıkış noktası kooperatifler

Türkiye’de kooperatifçiliğin gelişmesini engelleyen bir kamuoyunun da olduğunu belirten Akbulut,“Kooperatiflerin kuruluş amacı işbirliği modeli ama kooperatiflerin mevcut bazı haklarının verilmediğini biliyoruz. Çünkü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük firmaların ve lobilerin bunda etkisi var. Şuan dünyada kooperatifçilik en başarılı olan ülkelerin sıralamasıyla G8 ülkelerinin sıralaması aynı. Avrupa’da üreticiler ile kooperatifler örgütlü direk üreticiden tüketiciye tek aracıyla ürünler ulaşıyor. Avrupa devletlerinde yüzde 15 olan vergi geliri ortalaması bizim devletimizde yüzde 87’lerde yani devletimiz gelirlerin büyük bir kısmını vergiden aldığı için bir yandan da bu aradaki kooperatif sisteminin kurulmasını istemiyor. Gemi batıyor ama kova ile su çıkartmaya çalışıyorsunuz. Bunlar iyi niyetli girişimler ama bizim bu ekonomik kriz ortamından kurtulmak için kooperatifleri değerlendirmemiz gerekiyor. Kooperatifler krizlerden çıkış noktalarıdır, kooperatiflerin en güçlü zamanlardır, kooperatifleri özel kılan da budur” diye söyledi.

kooperatif (3)