Doğan Karabulut'un 23 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Ukrayna'daki savaş sürüyor...

ABD hem parasal hem askeri yardımlarını en üst düzeyde sürdürürken son olarak Almanya, Ukrayna ordusuna son model obüsler yolladı...

Sürekli olarak "barış"tan söz eden Batı, Ukrayna'ya silah yığmaya devam ediyor.

Strateji dehası olmaya falan gerek yok, sıradan bir akıl bunu anlamaya yeter; Batılı ülkelerin Ukrayna'daki savaşın bitmesi gibi bir dertleri yok.

***

 "3 ülkeyle daha ilişkileri normalleştirmeye yönelik temasların sürdüğünü" açıklayan İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, bu ülkelerin kimler olduğu konusunda ise her hangi bir şey söylemedi.

Emperyalizmin Ortadoğu'daki kalesi olarak her şeyi istedikleri gibi yaparlar (Yıllardır Filistinliler'e ettikleri zulüm malum, - son olarak Filisitin'in çığlığını dünyaya duyuran gazetecilerden biri olan Şirin Ebu Akile'yi öldürdüler- mesela deniz sahası konusunda da Lübnan'a kan kusturuyorlar ve Lübnan'a ait yerleri yavaş yavaş işgal ediyorlar!), yaptıklarını unuttururlar ve 40 yıllık dost gibi yeniden yaklaşırlar... Siyonizm bu işte!

***

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, ülkesinin Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya bir an önce katılmasını istediğini bir kez daha vurguladı.

Price, söz konusu Baltıklılar ile Türkiye arasında yapılan görüşmelerde her hangi bir rol üstlenmediklerini ama bu konuda geniş destek verdiklerini belirtti.

ABD bu konuda çok hevesli; bilin bakalım neden?

***

Ülkelerin AB'ye üye olma süreçleri üzerine değerlendirmelerde bulunan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen,  kendilerinin yeterince esnek olduğunun altını çizerek,  sürecin ilerlemesinde en büyük payın başvuruyu yapan ülkede olduğunu söyledi ve tam da bu konuda Türkiye ile ilgili yorum yaptı...

Von der Leyen, 1999'da Slovakya ve Türkiye'nin 'aday ülke' statüsü aldığını, Slovakya'nın AB üyesi olmayı gerçekten çok istediği için süreci tamamlayıp üyelik hakkı kazandığını ama Türkiye'nin 23 yıl öncesine göre üyeliğe çok daha uzakta olduğunu dile getirdi...

O kapı bize hiçbir zaman açılmayacak ki!

Biz bütün ömrümüzü o "bekleme salonu"nda bekleyerek geçireceğiz.

***

Yeni notlarda görüşmek üzere hoşça kalın...