09.04.2021, 05:55

Umutlu deliler

“Günün birinde ya çıldıracağız, ya da dünyaya hakim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim” Sabahattin Ali nasıl da özetlemiş hayatla savaşımızı…

Dünya dünya…

Sersemce gezinen toz ve gaz bulutuyken; olup bitenleri anladığımda ağır geldi bana yaşam.

Döne döne, katılaşarak aralarında yuvarlanırken, daha fazla güç için yol almam gerektiğini gördüm. Başım çok dönmüş olmalı, bu kadar insanı yüreğimde taşımaya cesaret etmişim. Yoksa hangi enayi varlık taşıyamayacağı yükü çeker ki!

Sütten çıkmış kaşık olarak gezenler aslında bir kalıp beyaz boyayla dolaşıyorlar yeryüzünde... İşin garibi bünyelerine sindiremedikleri için, doğasına aykırı boya rengiyle, koşturuyorlar ruh doktorlarının peşine.

Hani delirenler var ya, aslında aklını kaybedenlerin delirttiği, gerçek kahramanlarımız bu toplumda. Bu kahramanlar sonradan deli olmanın şerefini taşımışlardır omuzlarında. Ve meydana çıkmışlar, korkusuzca; itilmenin kakılmanın, ayıplanmanın cesaretini kucaklarcasına…

“Alem buysa kral benim’’, diyen delilerin kralı edasıyla…

İşin en tuhafı da doğuştan akıl hastaları bu kahramanları asla çekemez, yadırgarlar ama yine de alkışlarlar. Alkışladıkları, deliren bu insanların cesaretleridir. Ve öfkeleridir, kendi delilik gerçekliğini varoluşlarından beri saklamalarına!

Bu yaşa kadar insan ilişkilerimde edindiğim tecrübelerden biri de bu deliler hakkında oldu. Zor değil her yerde her koşulda bulabilirsiniz bu insanları.

Haksızlığa uğrayan, aç kalan, acı çeken, sömürülen, dövülen, horlanan, sevgiye muhtaç olan, cahil kalan ve kalmakta ısrar eden, aşık olan, olamayan, seven, sevilen, sıkılan, doyan doymayan bir şeylere… Herkes, herkes mi delirir arkadaş!

Yapmak isteyip yapamadıkların, olmak isteyip olamadığın, sevmek isteyip sevemediğin çaresiz çabaların ve üstelik kimsenin bunları anlayamayışı… Ya da senin anlatmak için gücünün olmayışı. Delilik tam da bu noktada başlıyor işte! Umursamamakla! Tepkisiz kalmakla… Tarifsiz bir bıkkınlık ve umarsızlıkla. Sonra tersine gidiyorsun dönen kürenin işte… Herkesin ayrı ayrı…

Herkesin derdi ayrı, tasası, kaygısı ayrı. Geçim derdi, para derdi, mutluluk derdi, arayış derdi, estetik derdi, başarı derdi ohoo daha sayayım mı insan sayısı çoğaldıkça artar bu dertler. Ama hep yeniden ayağa kalkar umut ederler!

Umut eden deliler dolaşıyor artık her yerde… Umut edemeyenler hastalanıyor çünkü…

Benim delilik hallerim tartışmalı mesela, doğuştan mı sonradan mı olduğunu bilmeden katılaşa katılaşa yürüyorum bu yollarda.

Oy verenim, yandaşım ve keskin çizgilerim yok benim eterik cumhuriyetimde! Çünkü kahramanlarım hep yanılttılar beni ne idüğü belirsiz lekeleriyle…

Ey delirenler ve delirtenler yapacak bir şey yok bu alemde, katılaşa katılaşa, duygusuz duyarsız, delice yuvarlanıp gidiyoruz işte…

***

TÜRKÜ GİBİ

Zaten nasıl başlar hayat da,

Yaşam kokusunu alırken izlerin.

Amaçsızlığımız dünya gailesi olmuş,

Türkülerin, şiirlerin.

Dünden kalanı

Bayatlamadan

Sindirebilirsen tembelliğine,

Sersemce adım atmak,

Cesaret olur şimdilerde… Gamze Gürel/Ay Sarmalı

 

Yorumlar