İzmirli tasarımcı Bakkaloğlu patent davasını kazandı

Güven GÜNEŞ / YENİGÜN - Ebru sanatının nerede ve ne zaman başladığı kesin olarak bilinmemekte. Tarihi tespit edilmiş en eski ebru 1447 yılına ait. Ebrulu kağıtlar devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda zemin olarak kullanıldı. Bugün çek, senet ve kağıt paralar üzerindeki karmaşık desenlerin mantığı da buna dayanmakta. Ebru sanatını farklı bir boyuta taşınması kumaşa uygulanması ile oldu. Ama bu farkı yaratanın kimin olduğunu uzun süren bir davada karar verildi.

İLK UYGULAYAN BENİM

İzmirli tasarımcı Gülen Bakkaloğlu, “1997 yılında bir defile düzenledim. Bu defilede ebru sanatının büyük boy ebatlardaki objelerde kumaş ve deri malzemelerin üzerine geçirilebildiğini defilemde gösterdim. Tabi akabinde bununla ilgili gerekli kurumlara gidip patentini de aldım. Bu yarattığım yeni tekniğin, buluşumun artık koruma altında olduğunu düşünüyordum. Taa ki Cemil İpekçi’nin 2004 yılında düzenlediği ‘Sahire’ isimli defilesine kadar. Cemil İpekçi düzenlediği defilede yaptığı konuşma sırasında bu tekniğin bulan ve uygulayan ilk kişi olarak kendini takdim etti. Tabi o zaman bu büyük ses getirdi ve basında kendine geniş yer buldu. İpekçi’nin bu defileleri yaklaşık iki yıl boyunca birçok farklı şehirde devam etti. Bunun üzerine Cemil İpekçi’ye noterden ihtar gönderdik. Bu patent kapsama alanında ve bize aittir diye fakat karşı taraftan bu konuya dair bir cevap alamayınca biz de mahkemeye giderek konu hakkında dava açtık” dedi.

“DÜNYA ÇAPINDA TESCİLLEDİK”

Bakkaloğlu, “Mahkeme sürecinde bu patentin tesciline dair uzunca bir süreç geçirdik. Ebru Sanatı bir Türk sanatı olmakla beraber bunu kumaş ve deri gibi kıyafetlere uygulayanın da yine bizim olmamız ayrı gurur verici. Tabi bu süreçte yalnız karşı taraf için değil aynı zamanda tüm dünyaya ebru sanatının Türklere ait olduğu tescillenmiş oldu. Hem de bu yaptığımız çalışmamızın bize ait olduğu ortaya çıktı. Kişiye karşı açılan bu dava bir yandan da milli bir dava halini aldı. Ülkemize ait olan birçok değer maalesef tescil konusunda yetersiz kalınması sebebiyle bu topraklarda hayat bulmuş şeyler başka ülkelerin değerleri olarak kayıtlara geçirilmesi son derece üzücü ve ülkenin kaybıdır. Bugün mahkemeden çıkan karar ile mazisi bin yılı bulan ebru sanatını biz tüm dünyaya tescillediğimizi de duyurmuş olduk” diye konuştu.

HAKLI DAVAMIZI KAZANDIK

Bakkaloğlu’nun Avukat Birol Keskin, “Cemil İpekçi ebruyu bir kağıt süsleme sanatı olarak lanse ediyordu. Bizim davamıza konu olan ise bu sanatı kumaş ve sanayi gibi ürünlerde uygulama tekniğiydi. Bunu da ilk bulan ve uygulayan müvekkilim Gülen Bakkaloğlu’ydu. Mahkeme kararı ile Gülen Hanımın yıllardır haklı olduğu davayı da kazanmış olduk” dedi.