Uzmanlardan YKS'ye girecek öğrencilere önemli uyarılar

26-27 Haziran tarihlerinde yapılacak ve milyonlarca gencin geleceğini belirleyecek olan Yüksek Öğretime Giriş Sınavı (YKS) için uzmanlar, öğrencileri günlük alışkanlıklarını değiştirmemesi konusunda uyardı. 

Eğitim 22.06.2021 - 11:34 22.06.2021 - 12:26

Halime ERDOĞAN/Yenigün/Özel - Yüksek Öğretime Giriş Sınavı (YKS) yaklaşırken milyonlarca aday hayatlarının bu önemli dönemeci için hazırlıklarını yoğunlaştırdı. Pandemi döneminin zorlayıcı koşullarının etkili olduğu bir süreç yaşanırken uzmanlar sınav başarısı için eğitim çalışmaları kadar mental ve bireysel hazırlıkların altını çiziyor. Günlük rutinin değişmemesi çağrısında bulunuyor.

Ankara ve İzmir eski İl Milli Eğitim Müdürlerinden İzbilim Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Behçet Yavuz, YKS’ye bir hafta kala etkili bir hazırlık dönemi için adaylara önemli önerilerde bulundu. Yavuz, “Günlük rutin yaşamınızı sürdürün, sürekli sınav hakkında konuşmayın. Verimli bir sınav hazırlığı için planlı bir günlük yaşam rutininin oluşturulması ve sürdürülmesi önemlidir. Uyku saatleri düzenli olmalı ve bu düzene titizlikle uyulmalıdır. Sınav günü saat kaçta kalkacaksanız şimdiden kendinizi bu saatte kalkmaya alıştırın. Günde 9 saatten fazla, 8 saatten az uyumayın. Gece geç saatlerde kadar ders çalışmak veriminizi düşürür. Her sabah güne mutlaka kahvaltı ile başlanması ve sınav gününde de günlük kahvaltıda tüketilenden farklı bir yiyecek yemeden sınava gidilmelidir. Sınav günü kahvaltısında size sürpriz yapacak yiyecek ve içecek kesinlikle tüketmeyin. Çevrenizdeki insanlarla sürekli sınav hakkında konuşmayın. Sınav hakkında olumsuz konuşan kişilerden, ortamlardan uzak durun. Sınav hakkında olumsuz konuşmalardan kaçının. Sınavı olumlu düşüncelerle eşleştirin. Örneğin; istediğiniz okulda, üniversitede eğitim görmek, yeni arkadaşlıklar, parlak bir gelecek vb. Sınavı hayallerinize ulaşmanın bir aracı olarak değerlendirin” dedi.

“HATALARA ODAKLANMAYIN”
Yavuz sözlerine şöyle devam etti: “Deneme sınavlarında hatalarınıza odaklanmayın. Hatalara, eksiklik ve başarısızlıklara odaklanmak özgüveninizin düşmesine, sınav sırasında yüksek kaygı ve panik yaşamanıza neden olur. Paniğe kapılmak, endişelenmek yerine bunu güdülenmek, ders çalışmak için bir fırsat olarak değerlendirin. Deneme sınavlarında belli bir konuda hatalarınız fazla çıkıyorsa, kısaca o konuyu tekrarlayıp, deneme sınavı çözmeye devam edin. Kendinizi kesinlikle başkalarıyla kıyaslamayın. Her bireyin, yetenek, ilgileri, ders başarısı, sınav hazırlık süreci birbirinden farklıdır. Kendinizi sadece yine kendinizle kıyaslayın. Hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissedebilirsiniz. Bu gayet normal bir durumdur. Endişeye kapılmayın. ‘Ya başaramazsam ya yapamazsam!’ gibi içsel konuşmalar yapmayın. Sınava giderken gerekli belgeleri (Sınava Giriş Belgesi ve Kimlik Belgesi) akşamdan hazır edip uygun bir yere koyun. Sınava gireceğiniz yeri bir gün öncesinden mutlaka görün, ulaşım yollarını kontrol edin. Sınav esnasında, cevabını bulmakta zorlandığınız sorularda vakit kaybetmeden diğer soruya geçiniz. Tüm sorular bittikten sonra cevabını bulamadığınız sorulara dönebilirsiniz” diye konuştu.

Yalnız hissetmemeliler”
Başka Bir Okul Mümkün İzmir Kooperatifi Renkli Orman Okulları Psikoloğu Gözde Alper ise; adaylara şu tavsiyelerde bulundu: “Sınav başlı başına bir stres sebebi. Dolayısıyla aileler ve gençler bu durumdan etkilenebiliyorlar. Son zamanlarda neye dikkat edilmeli? Çalıştığım ve gözlemlediğim bazı aileler ile çocuklarda, son dönemde, son haftada, son günlerde rutinlerinde, fizyolojik gereksinimlerinde değişikliğe gidebiliyorlar. Buna örnek verecek olursak, konu yetiştirme kaygısıyla daha az uyuma, yemek yeme vaktinden bile kısarak konu yetiştirme telaşına düşme gibi… Hayatında hiç olmayan rutinleri katarak, biraz da aslında rahatlamak amacıyla biraz yaşam koşullarını değiştirmek gibi… Aslında baktığımızda değişiklikler özellikle yaş dönemi gereği YKS’ye girecek gençlerin hayatında önemli ve kıymetli bir yerde olabilir fakat sınav gibi değişik ve uzun süre devam eden bir çabanın olduğu süreçte aslında değişiklik pek de iyi gelmiyor. Eğer mümkünse fizyolojik koşullarını sağlayacak kadar, kendi gereksinimlerine iyi bakmalılar. Yeterince uyumalılar, dengeli beslenmeliler. Rutinlerinde çok değişiklik yapmamalılar ve yalnız olmadıklarını hissetmeliler.”

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@