"Vakalar azalıyor ama tedbir şart”

1 Mart'tan itibaren Koronavirüs yasaklarının gevşetilmesi beklenirken İzmir'deki durum hakkında değerlendirme yapan Dr. Ülkümen Rodoplu, “Alınacak kararlar dengeli ve bilimsel olmalı” dedi.

Güncel 25.02.2021 - 09:05 25.02.2021 - 09:05

Furkan İLHANCAN/YENİGÜN- Koronavirüs kısıtlamalarıyla ilgili normalleşme süreci 1 Mart'tan itibaren başlıyor. İllerdeki kısıtlamalar, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak belirlenen dört risk kademesine göre esnetilecek ya da genişletilecek. İlk normalleşme süreci düşük ve orta riskli olarak belirtilen illerde başlayacak. Kriterlere göre 100 binde 10 vakanın altındaki iller düşük, 11-35 arası ise orta riskli sayılacak. Yüz binde 36-100 arası vakası bulunan iller yüksek, 100'ün üzerinde vakası olan iller ise çok yüksek riskli kategorisinde bulunacak.

 

“ADİL VE DENGELİ OLMALI”

1 Mart'tan itibaren tedbirlerin gevşetilmesi konusunda açıklamalarda bulunan Dr. Ülkümen Rodoplu, "İzmir yeni duruma adapte olduğu için 1 Mart'ta çıkacak kararlara uyum sağlayacaktır. İzmir'de haftalık vaka sayısı yüz binde 42.67. Mesafe, maske ve hijyene biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor. Ancak kararların bilimsel akla uygun ve adil dengeli olması gerekiyor. Bir tarafta HES uygulaması yok, kontrol yok, sosyal mesafe yok, maske yok öbür tarafta var. İzmir'e ve insanlığa uygun bi durum değil bu. Eğer birlikte mücadele edeceksek herkes elini taşın altına koyması gerekiyor. Kapalı olan yerler açılabilir. Ancak bunun için önemli olan şey gerekli tedbirleri ve önlemlerin alınıp kısıtlamalar kaldırılmalıdır." dedi.

 

“HERKES AŞI YAPTIRMALI”

Rodoplu, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde gelen aşı hızla uygulanıyor. Çünkü Cumhuriyet döneminden itibaren çok iyi bir sağlık alt yapımız var. Keşke o sağlık ocaklarımız ve sağlık evlerimiz olsaydı daha hızlı olurdu. Ama sağlık personellerimizin hızla bu işe konsatre olmasını kutluyorum. Ama yeterli aşı var mı? O tartışılır. 50 milyon aşıdan bahsediliyor. İkinci doz ve üçüncü doz için ihtiyaç duyulduğunda bu da yeterli olmayacak. Türkiye'deki aşı çalışmaları da iyi gitmiyor, kaplumbağa hızında ilerliyor. Keşke Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitümüz 2011 yılında yok olmasaydı, belki onlar zamanında aşı bulacaktı. Bazı yerleri kapatırken çok iyi düşünüp çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Bugüne kadar yapılan aşı çalışmaları arasında SinoVac aşısı komlikasyon, yüksek ateş gibi hiç bir yan etki ile karşılaşmadık. Bu çok iyi haber. İnaktif yani ölmüş bir virüsten yapılıyor. Vatandaşlarımızında sırası geldiğinde bu aşıyı koşarak yaptırmalarını ısrarla tavsiye ediyorum. Çünkü hastalık ciddi bir hastalık. Tartışması dahi yok bunun mutlaka herkes aşısını yaptırmalı. Aşıya çoğu kişi ne yazık ki güvensizlik oluştu. Bu aşıyı olduğumuzda düşük doz olduğu için vücudumuzun bağışıklık sistemi hafızasına alıyor. Bir kere daha onunla karşılaşırsa ona karşı tedbirlerini alıyor. Dolayısıyla 3 ay 5 ay 10 yıl gibi sürelerde vücutta kalmıyor. Kimse korkmadan aşısını yaptırsın" diyerek uyarıda bulundu.

 

"Bir çok hastalığı beraberinde getiriyor"

Koronavirüs'ün bir çok hastalığa neden olduğunu belirten Rodoplu "Virüsün insana etkisi oldukça yüksek. Bir çok fiziksel hastalığı kalp damar hipertansiyon diyabet ve kanser hastalığı getiriyor. Depresyon kaygı ve gelecek sorunları da beraberinde geliyor. Türkiye'yi 10 yıllık süre içerisinde çok ciddi sağlık sorunları bekliyor. Üstelik koronavirüs mutasyona da uğruyor. Bir yıl içerisinde bir çok kez mutasyona uğruyor. Koronavirüsle ve bulaşıcı hastalıklarla yaşamayı öğreneceğiz. Maskeden artık vazgeçemeyiz sosyal mesafeden yakın gelecekte vazgeçemeyiz. Ekonomik yıkıntılar beraberinde başka sağlık sorunlarına da neden oluyor" dedi.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@