30.05.2021, 13:54

Vali Köşger ne demek istedi?

Kentte uzun süredir devam eden trafik sorunu son günlerde İzmirlilerin en şikayetçi olduğu konuların ilk sırasında yer almaya başladı. Bundan birkaç yıl önce, haftanın belirli günlerinde belirli saatlerinde yaşanan trafik sıkışıklığı artık haftanın her günü neredeyse sabahtan akşama kadar günün her saatinde yaşanıyor. Özellikle Konak Alsancak, Bayraklı, Bornova, Karşıyaka ve Gaziemir’e giden tüm yollar sabah 7’den akşam 9’a kadar felç olmuş durumda. Son birkaç aydır; 15 dakikada gideceğiniz mesafeye 1 saatte varabiliyorsanız vatandaş olarak şükrediyorsunuz. İzmirlileri isyan etme noktasına getiren İzmir’in ulaşım sorunu haliyle İzmir Büyükşehir Belediyesi meclisinin de en çok tartışılan konuları arasında yer alıyor. Gerek kent yöneticilerinin gerekse büyük kitlelerin takip ettiği sosyal platformların en çok tartışılan konusu olan trafik fobisini tabi ki işin çözüm noktasına doğru ilerlemesi açısından medyanın da gündemine alması gerekiyor. İzmir’de yaşayan 4 buçuk milyon insanın mustarip olduğu ulaşım sorununu; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve belediye yetkilileri pandemi sebebiyle insanların toplu ulaşımı tercih etmemesiyle, trafiğe çıkan araç sayısının artmasıyla ilişkilendiriyor. Yetkililer, trafik sorununun farkında olduklarını bu kapsamda da, belli kavşak ve trafiğin yoğun olduğu noktalarda önemli dokunuşlar gerçekleştirdiklerini ifade ediyor. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Özuslu son belediye meclis toplantısında, İzmir’in trafik sorununa dair AK Parti kanadından yapılan eleştiriler doğrultusunda “Çözümü olan, önerisi bulunan varsa söylesin” çağrısında bulunmuştu. İzmir’de muhalefet görevi üstlenen AK Parti grubu ise İzmirliler adına alternatif yollar ve Başkan Soyer’in seçim vaatlerini hatırlatarak; İzmir’in trafik sorununun çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtmişlerdi. İzmirlilerin çözüm beklediği, İzmir’in altyapı, ulaşım, dönüşüm sorunlarını çözmek için İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bulunan dört partinin temsilcileri zaman zaman uzlaşarak zaman zaman da tartışarak bir çözüm aramaya devam ediyor. Ben de bu kapsamda, kentin mülki idare amiri Cumhurbaşkanı’nın İzmir’deki temsilcisi İzmir Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger’i arayarak, İzmir’de düşen vaka sayılarını, pandemiyle mücadeleyi, kentsel dönüşümü, İzmir’in en önemli sorunu olan ulaşım sıkıntısını ve bu alanda ne yapılması gerektiğini sordum. Vali Köşger İzmir’de yaşanan depremin ardından daha da elzem olan kentsel dönüşümün önemine vurgu yaptığı açıklamasında; kent içi ulaşım ağlarının yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söyledi. İzmirlilerin şikayetlerini ilettiğim Vali Köşger; İzmir’de altyapı eksikliğinin yanında, kent içi ulaşımın, ana arterlerin, kavşakların, alışveriş merkezleri güzergahlarının belirlenmesi noktasında yeni, günümüz koşullarına uygun çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yerel yönetimlerinde bu kapsamda değerlendirme yapması gerektiğini dile getiren Vali Köşger, ulaşımı doğrudan etkileyen kentsel altyapının İzmir nüfusunun ihtiyaçlarına yanıt veremediğini belirtti.

“İZMİR’E KAYBETTİRİR”

Atandığı günden itibaren başta basın mensupları olmak üzere herkesin ulaşabildiği bir kimlik olan Vali Bey’in yoğurt yiyişini artık herkes öğrendi. Bir yıllık görev süresi dolmak üzere olan Vali Köşger’in devlet adamı kimliği kentin idaresine de yansımış durumda. Devlet adamı olmanın gerekliliğini tüm uygulamalarıyla hayata geçiren Vali Bey’in ilk kez yerel ölçekli değerlendirme yapması da zaten kaçınılmaz bir durumdu. Çünkü valilik makamı; mülki idare amiri olmanın gerektirdiği sorumlulukla ve bilinçle aynı zamanda kenti yönetmek ve belediyeler dahil tüm kurumlarla ilgili söz söyleme hakkını da elinde bulunduran bir otoriteydi. İdare hukuku açısından bakıldığında da siyasi pencereden bakıldığında da görünen gerçeklik bu yöndeydi. Ne yazık ki Vali Köşger’in herkesin yaşadığı bir sorunla ilgili değerlendirme yapması başta CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel olmak üzere bazı kesimleri rahatsız etti. Konunun doğrudan muhatabı dururken, bir siyasi kimliğin valilik makamında bulunan bir kişiyi siyasi parti temsilcisi gibi göstermesi zaten abesle iştigaldi. Konuyu bağlamından kopartan açıklamalarla duruma yön vermeye çalışmak da siyaset yapmanın ta kendisiydi. Siyasi parti koltuklarında oturan kişilerin yapması gereken şey; bürokrasinin koltuğunda oturan kişilere ayar vermek değildir. Siyaset makamı bürokrasiye yön verebilir, şekillendirebilir, önerilerde bulunabilir ancak kesinlikle üst perdeden bakamaz, bakmamalıdır. Burada yapılması gereken şey karşılıklı olarak kentin daha iyi yönetilmesi için birbiriyle dayanışmaktır. İzmir’in ruhu, yaşam felsefesi, iklimi, öğretileri ve yaşam şekli bunu gerektirir. İzmir’in ve İzmirlilerin konforunu artıracak, yaşam kalitesine katkı sağlayacak öneri ve görüşleri siyasi malzeme yapmak sade ce sadece İzmir’e, İzmirlilere kaybettirir.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@