18.06.2021, 05:18

Veli ‘Göçer’ ama bunlar da ‘çıkar’

Kötü anılardan kurtulmak için birçok kişi bir sürü para harcayarak EMDR terapisi adında bir yönteme başvurur.
İnsanların yaşadığı kötü travmatik şeyleri hızlı unutması psikiyatride olumlu kabul gören iyi bir durumdur.
Biz millet olarak bu konuda bence oldukça başarılıyız, öyle EMDR falan gibi şeylere de çok fazla ihtiyacımız yok.
Yaşadığımız kötü olayları çok çabuk üzerimizden atıyoruz.
Hele bu anılar, kötü olaylar direkt bizim hayatımızı etkilemediyse, sevdiklerimizden
koparmadı ve ekonomik sarsıntı yaratmadıysa ne olduğunun hiçbir önemi yok.

*

30 Ekim depreminin üzerinden 8 ay geçti biz depremi unuttuk çok şükür ki deprem de bizi.
Hasan Sözbilir hoca bir kaç gün önce konuyu tekrar gündeme getirme, hazırlıklı olma çabasıyla uzun yıllar aktif olmayan fayları inceleyip deprem yaratma risklerini ortaya koysa da medyada gerekli karşılığı ne yazık ki bulamadı.
Depremler için önlem almak, hazırlık yapmak bunlar konunun bizi ilgilendiren ve elimizde olan kısmı. Ben bugün bizi daha çok ilgilendiren ama elimizde olmayan kısmını yazmak istedim.
*
Şu an gazeteleri takip ediyorsanız İzmir depreminin müteahhitleri için hapis istemiyle iddianameler hazırlanıyor.
Bilirkişi raporlarında birçok ihmal, eksik ve yanlış tokat gibi yüzümüze vuruluyor.
Her birisi için 20’şer yıl hapis cezası isteniyor.
Buraya kadar her şey güzel ve normal.

ÜZERİNDEN 21 YIL GEÇTİ
Hepimizi derinden etkileyen, deprem deyince akla ilk gelen Gölcük depreminin üzerinden 21 yıl geçti.
18.373 vatandaşımız, canımız depremde hayatını kaybetti.
O dönemde de yine raporlar hazırlandı, ihmaller gün yüzüne çıkartıldı müteahhitleri tek tek tutuklandı.
Bu işin sorumluları cezalarını çekecek, bir daha hiç kimse bu işlere cesaret edemeyecek diye bir nebze yüreğimize su serpildi.
Tabii tutuklanan onlarca müteahhit içerisinden birisinin ismi o dönem sorumlu olduğu can kayıpları nedeniyle epey popüler olmuştu.
Veli Göçer.
195 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Göçer, 6 Eylül 1999 günü saklandığı İstanbul'da yakalanmış ve 'Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek' suçundan 18 yıl 9'ar ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
İddialara göre mahkemede kendini savunan Göçer, hakime ‘ben müteahhit değil şairim’ demişti.
Peki sonrasında ne mi oldu?
195 vatandaşımızı yitirmemizde etkisi olduğu mahkeme ve yargıtay kararıyla sabit bulanan Veli Göçer sadece 12 yıl içeride kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
Bunların hepsi yetmiyormuş gibi yaptığı binalarla insanların ölümüne sebebiyet veren Göçer cezaevinden çıkar çıkmaz inşaat sektörüne geri döndü.

ZAMAN AŞIMINA UĞRADI
Resmi rakamlara göre yaklaşık 18 bin kişinin öldüğü 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremleri sonrasında yapım hatalarından çöken binaların müteahhitleri ve teknik sorumlularına 2 bin 100 dava açıldı.
Bu davalardan 1800'ü, Rahşan Affı olarak bilinen Cezaların Ertelenmesi ve Şartla Salıverme Yasası ile cezasız sonuçlandı. Geriye kalan 300 davanın birçoğunda ise sanıklara verilen cezalar ertelendi.
Bunun dışında kalan davalar ise 16 Şubat 2007 tarihinde 7.5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğu için düştü.

*

Yani yaptıkları suçlar birçoğunun yanına kar kaldı.
Şimdi gözler İzmir depreminin sanıklarında... Ceza alacaklar mı, kaç yıl olacak, ne kadarını yatacaklar, çıktıklarında müteahhit mi olacaklar şair mi hep birlikte göreceğiz.

Yorumlar