- G:

Özgür Kaplan: Hayallerim var, hayalperest değilim

CHP Konak Belediye Başkan Aday Adayı Özgür Kaplan, Yenigün TV ekranlarında Sıla Arabacıoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Namzet programında projelerini paylaştı. “Ayaklarım yere basıyor. Hayallerim var, hayalperest değilim” diyen Kaplan, eğitimci kimliğiyle sosyal yaşam, kültür ve turizm alanlarına öncelik vereceğini belirterek, “İnsanlar İspanya, İtalya ve Yunanistan’a yüksek binaları görmeye değil, tarihi dokuya dokunmaya gidiyor” dedi.

Haktan Yağız Akçay
Haktan Yağız Akçay Tüm Haberleri

CHP Konak Belediye Başkan Aday Adayı Özgür Kaplan, Yenigün TV ekranlarında Sıla Arabacıoğlu'nun sunumuyla ekranlara gelen Namzet programına konuk oldu.

Sözlerine kendini tanıtarak başlayan CHP Konak Belediye Başkan Aday Adayı Özgür Kaplan, “ İzmir’de doğdum. Öğretmenlik kariyerimin ardından yayıncılık yapmaya başladım. Okul öncesi eğitim, ders kitapları, yardımcı kaynaklar, hikaye, ilköğretim gençlik edebiyatı kitapları basan bir yayınevimiz var. 78 kuşağı geleneğinden geliyoruz. Bizim kuşakta insanlar doğal olarak kendini siyasetin içinde buldu. CHP’ye üye oldum. Ailemiz de o gelenekten geliyor. Bu dönem CHP’den Konak Belediye Başkan Aday Adayı olarak halkımızı temsil etmek için yola çıktık” dedi.

“Belediyelerin düşüncesiyle halkın görüşü örtüşmüyor”

Konak’ın öncelikli sorunlarından kentsel dönüşüm konusuna değinen Kaplan, “Konak’ta kentsel dönüşümün parsel bazında olan yerlerinde problem görülmüyor. Önceden çoğunluk yüzdesi farklıydı, şimdi yüzde 51’lik çoğunluk arayan şartta kentsel dönüşüm kolaylaştırıldı. Şehrin daha yukarı mahallelerinde; Gültepe, Yenişehir, Zeytinlik, Boğaziçi, Kadifekale, Ballıkuyu gibi 25 kadar mahallede farklı bir yöntem var. Yeniden planlama yapılarak yeni yönetmelik dahilinde dönüşüm öngörülüyor. Bu konu 11-12 senelik bir geçmişe sahip bazı teknik aksaklıklar yüzünden. Bu şekilde de güç görülüyor. O dönem belediyemizle ilgili odaların kendi aralarındaki bazı protokol maddelerini yerine getirmemekten ve uygulama farklarından mahkemeleşmeler oldu. Belediyenin düşüncesiyle halkın düşüncesi örtüşmüyor. İnsanların 50’li, 60’lı yıllarda dedeleri gelip yerleşmiş, o günün şartlarına göre barınacak bir yer yapmışlar. Bu konutlar hem sağlık anlamında hem güvenlik anlamında yaşaması zor, güncel konfor olanaklarından uzak. Burada yaşamı kolaylaştırmak için halkın beklentilerine biraz daha yakından bakmak gerekir. Üç beş katlı evler yapmışlar. İnsanlar aynı daireleri geri kazanmak istiyorlar. Önerilen daire sayısı farklı olunca herkesin keyfini kaçıran durumlar oluşmuş. Yalnızca yerinde, plan dahilinde yeniden planlama yapmak değil, farklı isteklere göre dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılmış uygulamalar var. Hiroşima, Beyrut, Rio, Berlin örnekleri var. Benzer örnekler çoğaltılarak halkın da beklentilerine yanıt verecek çözüm önerilerimiz mevcut” diye konuştu.

“Sosyal yaşamın gelişmesine öncelik vereceğiz”

Konak’ın gündüz ve gece nüfusu arasındaki farka değinen Kaplan, “Bir ucumuz Mehmet Ali Akman Mahallesi, Üçkuyular’dan bir önceki durak, sahil boyunca giderek Alsancak ve limanı içine alıp Umurbey Mahallesi, Çınarlı ile son buluyor. Mersinli’den dönerek Buca ve Bornova ilçelerine komşu Gültepe bölgesi, Kadifekale, Çimentepe, Eşrefpaşa, Hatay Caddesi, yine Üçkuyular’a uzanan geniş bir bölge. Resmi kurumların, iş yerlerinin çok olduğu bir yer. Gündüz nüfusu 1.5 milyon, gece nüfusu 400 bin olan bir yer. Sosyal yaşamla ilgili tüm muhtarları ziyaret ettim hemen hemen. Bölgelerini en iyi tanıyan insanlar. Genellikle park ve bahçelerde vakit geçirmeyi, yazı da uzun yaşıyoruz, halkımız sever. Konak’ın bir özelliği vardır. Şehrin en az ve en çok kazanan kesimlerinin bir arada yaşadığı bir yer. İzmir içerisinde 30 ilçemiz var. İzmir’in sosyoekonomik ve kültürel gelişmişlik anlamında birinci ilçesidir. Türkiye’nin de 11’inci ilçesi. Öncelik sosyal beklentilere karşılık vermek, parkları ve yeşil alanları yeniden düzenlemek istiyoruz. İnsanların daha ucuza yiyip içebilecekleri, rahat hareket edecekleri mekanlarla işe başlamayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

“Gençleri memleketlerinde tutacak iş olanakları sağlanmalı”

Nüfusumuz yaşlandığını hatırlatan Kaplan, “Yaşlı bakım evlerine gereksinim var. Nüfusun yaşlanmasının bir nedeni de gençlerimizin ülkelerini terk etmesi. Yaş ortalaması böyle yükseliyor. Gençleri memleketlerinde tutacak iş olanakları sağlanmalı. Bazı düşüncelerim var. En önemlilerinden biri yabancı dil eğitimi. Belediyelerin halk eğitim merkezleri ve özel kurslar var ama özellikle belediyelerin bunları daha uygun fiyata, hatta para almadan yapmaları mümkün. Eğitim kurumu anlamında yer ve öğretmen de var. Önceliği buna vereceğiz. Yaşlı bakım evlerinin sayısı artırılmalı. Büyüklerin konforlu bir şekilde hayatlarına devam etmelerini sağlayacağız. Gençlerin etüt evlerinde hem ödev yapabileceği isterse müzik dinleyeceği bilgisayar kullanabileceği geniş kütüphaneler kurmak istiyoruz. Aile olarak üç kütüphane kurduk, bir kültür evi açtık. Biz zaten gönüllüyüz. Maaşımın önemli bölümüyle bu kütüphaneleri açmayı sürdüreceğim. İzmir’in yukarı kesimlerinden başlayarak eksikleri tespit edeceğiz. Sporun içinde oldum hep. Spor yapmayan insanların toplum sporlarına yönelmesini istiyorum. 50-100 binlik statlar yapmamız lüks projeler. 15-20 kişinin spor yapmasını izlemek de keyif ama 50-100 bin insana spor yaptırabilmek de çok güzel. Kitle ve takım sporları. Belediyeler sporu teşvik etmek için takım sporlarını liglerde temsil etmek istiyor. Bu da bir girişim ama belediyeler takım çıkaracağına başarılı ve köklü takımlarımız var, bunlara destek vererek altyapısına sporcu yetiştirebilir. Beden eğitimi öğretmenleri hazırdır zaten. Açık havada spora uygun bir şehir. Geniş kitlelere rahatlıkla spor yaptırılabilir. Suya atılan bir taş gibi bu halka büyütülür” ifadelerini kullandı.

“Halkın içinde olacağım”

“Aday olup kazanması halinde Konak’ı nasıl bir başkan profili bekliyor?” sorusunu yanıtlayan Kaplan, “Belediye başkanları halkın içinde yaşamalı. Halkın içinde olursanız sorunları görürsünüz. Camdan sarayda yaşarsanız gerçeklik birbirinden farklı olur. İşim itibarıyla hep halkın içinde oldum. Sorunlara odaklı olmak istiyorum. Sorunları bildiğim için çözmek daha kolay. Bunlara yakın olmak önemli. Muhtarlar elbette belediye başkanımızı buraya beklemiyoruz ama en azından yardımcıları, meclis üyeleri gelsin diyor. Belediye başkanının da muhtarların yakınında olup bunları dinleyerek çözebileceklerini düşünüyorum” dedi.

“Hayallerim var, hayalperest değilim”

“Başkan olursanız neyi farklı yapacaksınız?” sorusuna cevap veren Kaplan, “Bazı insanlar hayal kurar, bazıları hayalperest olur. Ben hayalperest değilim. Şapkadan tavşan çıkarmak yok planlarımda. Gerçekçi projelerin peşinde olurum her zaman. Kamuoyu araştırmalarına göre toplumun en güvendiği insanların başında öğretmenler gelir. Ben öğretmen hem de öğretmen çocuğuyum. Toplumun içinde olan birisiyim. Neyi farklı yaparım, bunun sözünü kimseye veremem ama elimden gelenin en iyisini, en doğrusunu sürdüreceğime söz veriyorum” şeklinde konuştu.

“Turistler yüksek binaları değil, tarihi yapıları görmeye gelir”

“Hayalinizde nasıl bir Konak var?” sorusunu yanıtlayan Kaplan, şunları söyledi:

“Hayalperest olmasın. Ulaşım, altyapı sorunları var. Yerleşimin de 50-100 yıllık olmasından dolayı rahatlıkla yerine getirilemeyen bazı şeyler var. Şehir planlaması önemli. Özellikle bazı şeyler gözümüzden kaçmış. Gençlerin, çocukların iyi eğitildiği, spor yaptığı, uyuşturucunun içine düşmediği, insanların mutlu olduğu bir Konak. Orta yaşlı insanlar iyi bir emeklilik hayal eder. Konak İzmir’in en güzel yeri diyebilirim. Sahilde yürüyüş, balık tutma, parklarda dinlenmek… Bunları yapmak için halkın gelir düzeyinin yükselmesi, iş olanaklarının yaratılması gerekli. Eğitim tesislerinin yapılması belediyenin en önemli görevlerinden. Arsa azlığı, yokluğu sorun. Uygun arsalar sağlanırsa rahatlıkla yerine gelir. 100-150 yıllık binaların sayısı çok fazla. Sahibi olmayanlar kamulaştırılıp turizme yönelik hamleler yapılmalı. Hayallerimden biri bu. Projesi devam eden, Konak sınırları içinde 290 metre yüksekliğe ulaşan binalar var. Cebelitarık’a kadar tüm kıyılara bakın, bizim gibi yüksek binalar yoktur. Kentin bileşenleri izin vermez. Bizde ticari amaçlı binalar yükseliyor. Önceliğim bunların yerine İzmir’in eski binalarını turizme kazandırmak. İspanya, İtalya ve Yunanistan’a neden turist geliyor? Tarihi dokuya dokunmak için gidiyorlar. Turistik mekanların kazandırılmasını, yurt dışından charter değil, tarifeli uçakların inmesini hayal ediyorum. OSB’lerde iyi iş olanakları var. İnsanların yetişmiş ara eleman sorunu çözülmeli. Herkes mühendis olmak ister ama ara eleman yoktur. Bunlar para kazandıran meslekler. Eğitimlerinin verildiği bir şehir hayal ediyorum. Bunların hepsi de ulaşılabilir hayaller.”

Kemeraltı’ndaki otopark sorunu

“Kemeraltı’nda otopark sorunu var. Ne müşteri ne esnaf park edebiliyor. Deprem gerekçesiyle Çankaya’daki otopark da yıkılacak. Bununla ilgili bir projeniz var mı?” sorusu üzerine Kaplan, “İş yerim orada. 70’li yılların sonundan itibaren oradaydım. Dünyanın en büyük çarşısı. İzmir’in nefes aldığı, bazı zanaatlar yok oldu ama onların son temsilcileri de orada. Yurt dışından gelen konuklarımızın Büyükşehir Belediyesi önünde park edecekleri bir alan açıldı. Kemeraltı’na gelenler artık ciddi otopark paraları ödüyor. Otoparkların mülkiyet sorunları var. Çoklu hisseli yerler var, belediyenin hissesi olan yerler var. Bir SİT alanında temelli yapılar yapılamaz, dolayısıyla çelik konstrüksiyondan katlı otopark yapılması söz konusu. İyi projelendirmek gerekir. Avrupa’nın tarihi doku taşıyan hemen hemen her yerine araç girişi yoktur aslında. Zaman içinde çözmek gerekir ama öncelikle otopark kapasitesini iki üç katına çıkaracak konstrüksiyonlu otoparklar yapılabilir. Kahramanlar’da çok katlı bir otopark var. Buraya bıraktığınız zaman kapıda bekleyen şoför ring yaptırıyor. Günde on on iki sefer yapabiliyorum dedi. Çok fonksiyonel değil şu ana ama yavaş yavaş ivme kazanabilir” değerlendirmesini yaptı.

“Kemeraltı 24 saat yaşayacak”

Kemeraltı’ndaki altyapı çalışmalarıyla ilgili esnafın görüşünün sorulduğu Kaplan, “1999 yılında farklı bir proje için Eskişehir’deydim. Büyükerşen seçilmişti. Ulaşım imkansız haldeydi çünkü bütün şehir delik deşik oldu. Tramvay yolları, Porsuk Nehri’nin kenarında istinat duvarları yoktu, çay gibi akıp gidiyordu. Fabrika atıkları atılıyordu. Çok homurtu yükseldi. Keşke oy vermeseydik dediler ama altyapı bitince Eskişehir bugün insanların imrenerek baktığı, turizmin geliştiği, esnafın yüzünün güldüğü bir yer. Üniversitenin cıvıl cıvıl gençleriyle dolu bir yer. İzmir’de de bu sıkıntıları yaşayacağız. Biraz da uzadı çalışmalar. Zaten gece çalışması sınırlı. Verim olarak aynı olmuyor gündüz yapılan işle. Yaya trafiği, iş akışı olan bir yer, gündüz devam edilemiyor. Sona gelindi. Yağmur olumsuz etkiledi çalışmaları, insanların moralini bozdu ama biraz sabır. Kemeraltı çok daha canlı olacak. Gece yaşayan bir yer olması gerekir. Buna önem veriyorum. Işıklandırma çalışmaları başladı. Gece iş yapmak isteyen esnaf var orada. Eğlence hayatı oraya yönlenecek. 24 saat yaşayacak canlı bir yere dönüşecek. Güvenlik tedbirlerinin de artırılması lazım. Emniyetle ortaklaşa çalışma yapılabilir. Kısmi olarak esnafın kendi aralarında kurduğu özel güvenlik teşkilatından arkadaşlar da var. Onların görev sahaları da genişletilebilir. Gerçek anlamda İzmir’in en gözde yeri olacaktır” cevabını verdi.

Ön seçime evet, ithal adaya hayır

“Ön seçim tartışması var. Olmalı mı? Olursa örgütün güvenini alabilir misiniz?” sorusunu yanıtlayan Özgür Kaplan, “Kesinlikle olmalıdır. Tüzüğümüzün de gereği budur. Seçim çalışmalarını aksatacağı düşüncesiyle eylül ayına ertelendi. Ön seçim tek seçim yöntemi olmalı. Yapılacak listeler çarşaf liste olmalı. Güven esaslı bir şey yapmak istiyorsanız kantara çıkmaktan korkmayacaksınız. Ön seçim yapmadığınız zaman, atamayla geldiğiniz zaman seçim kazanmış olmazsınız. Hepimiz İzmirliyiz. Aslen Konya’dan gelmiş bir ailenin çocuklarıyız ama babam 10 yaşında öğrenci olarak şehir dışına çıkmış, şehriyle bağlantısı kalmamış. Kendimi İzmirli olarak görüyorum ama Konya’dan geldiğimiz de gerçek. Ben gidip İstanbul’dan aday olsam, Konyalıyım deyip Akşehir’den aday olsam oradaki insanlara daha acayip gelir. Hakim olduğunuz coğrafyadaki insanların sorunlarını bilirsiniz. Ankara’dan gelen bir belediye başkanı olsa, ‘15 dakika sonra Kale Arkası’nda buluşalım’ desek Kadifekale’yi bilir, belki bilmez bile. Siz örneğin gazeteci olarak bunu bilirken karşınıza gelen adayın semtleri bilmemesi uygun değildir. Bir şehri yönetirken her yeri bilmeniz gerekir. Muhtarı tanımalısınız. Bunu yapmayı bilmeyen bir insan şehre hakim olmayan bir insanın başarılı olması mümkün değildir” dedi.

“İthal bir aday Konak’ta CHP’nin kazanmasını zora sokar mı?” sorusunu yanıtlayan Kaplan,
“Kesinlikle zorlaştırır. Oy avcılığı yapmamalıyız. İnsanların oyunu çantada keklik görüp kendi insanınızı görmezden gelirseniz, kendi insanınızın seçmek istediği insanı seçmezseniz bu çaba ne kadar hedefini bulur, tartışılır. Diğer partiye gönül verenlere de sesleniyoruz tabii ki, onların iradesi başımızın üstündedir ama öncelikle kendi partimizin seçmenine hitap etmek gurur ve onur kaynağımdır” değerlendirmesinde bulundu.

“İzmir’e haksızlık yapıldı”

İzmir’e haksızlık yapıldığını sözlerine ekleyen CHP Konak Belediye Başkan Aday Adayı Özgür Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:

“İzmir’deki vatandaşların topladığı vergi Türkiye ölçeğinde önemli yeri var. Özellikle tahakkuk edilen verginin çoğunu ödeyen, vergi sıralamasında üçüncü, vergi sadakatinde ikinci şehir. Zamanında ödeme konusunda İstanbul’dan sonra geliyor. Belediyelerimizin eli çok daha rahat olsa daha büyük yatırım bütçeleri olur. Yatırımda ödediği verginin karşılığını alamıyor. Yatırım sırasında ilk 5’te bile değiliz. CHP’den öncelikle aday adayı oldum, bunu adaylığa döndürmek ve Konak adayı olarak bu seçimi kazanmak niyetiyle yola çıktım.”

06 Ara 2023 - 15:10 İzmir- Tv Yenigün

Mahreç  Nedim Kirtiş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.