- G:

“Aday olduğumuz yerlerde ÇEDES’i uygulatmayacağız”

Türkiye Komünist Hareketi’nin 28 yaşındaki İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Deniz Çelik, Yenigün TV’de Pınar Teke'nin sunduğu Namzet programına konuk oldu. Çelik, kazanmaları halinde ÇEDES projesi dahilindeki çalışmaların önüne geçeceklerini söyledi.

Serhat Sincar
Serhat Sincar Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Türkiye Komünist Hareketi’ne partinin kurulduğu 2015 yılından beri üye olduğunu anlatan Çelik, “Lisedeyken tanıştım sosyalizm mücadelesiyle. Kadın aday olmanın bazı zorlukları var. Düzen siyaseti adını verdiğimiz düzenin refahı ve devamı için şekillenen bir siyaset anlayışı, kadını biraz daha arka plana atıyor. İktidarın da bunda etkisi büyük. 30 büyükşehir ve bazı ilçelerde aday çıkardık. Orana bakınca büyük çoğunluğu kadın diyebiliriz. Komünistler açısından şaşırtıcı değil bu” diye konuştu.

“İstanbul’da doğdum. 2019’dan beri Karşıyaka’da yaşıyorum. Partimin kadın çalışmalarında daha çok yer alıyorum. Kendimi hep emekçilerden yana bir siyasetin ülkede şekillenmesi için mücadele edilen alanlarda buldum” diyen Çelik, “2012 yılından beri, özellikle 2013 Gezi Direnişi ile gençlik açısından önemli bir şeyin görüldüğünü düşünüyorum. Gençlikten ümidi kesenlere bir şey göstermiş oldu o dönem. ‘Okumuş insan emekçi halkına karşı sorumludur’ anlayışıyla hareket ettik” açıklamasını yaptı.

Özel bir kurumda İngilizce öğretmenliği yapan Çelik, “Partimizde adayların belirlenmesinde isimlerin öneminden ziyade, bu isimlerin partiyle olan ilişkisi, sosyalizm mücadelesinin neresinde yer aldığı çok önemli. Siyasi birlik, akıl birliği çok önemli. Adaylığı görev ve sorumluluk olarak görüyorum. Partim görev verdiğinde de, ‘Başım üstüne’ dedim. Bu dönem sosyalist mücadeleyi ne kadar büyütürsek o kadar iyi. Görevi büyük bir gururla karşıladım” şeklinde konuştu.

“Sahada, ‘Çok gençsin’ demiyorlar, ‘Helal olsun’ diyorlar”

“Komünist” ifadesinin sanıldığının aksine halkı korkutmadığını vurgulayan Çelik, “AKP’nin cemaat ve tarikat eliyle örgütlemeye çalıştığı gericiliğin ilk yaptığı işlerden biri komünizmle mücadele derneği kurmak oldu. Fetullah Gülen’in de içinde bulunduğu bir örgütlenme. Komünistleri öcü gibi göstermeye çalıştılar. Son dönemde bunun böyle olduğunu düşünmüyoruz. Emekçilerden, kadınlardan yana ne varsa, işçi direnişlerinde, 8 Martlarda bulunmuş bir ideolojik anlayıştır komünizm. Halkın en korkmayacağı, kendine yakın hissedeceği ideolojidir aslında. Alan çalışmalarında korkan bir tepki almıyoruz. İttifak içinde bulunduğumuz Fatih Mehmet Maçoğlu’nun da bu konuda etkisi vardır. Halktan, ‘Keşke siz yönetseniz. İhaleye dur dersiniz, ranta izin vermezsiniz’ diyorlar. Mecliste temsil edilen bir siyasi parti değiliz. Hazine’den yardım alan, devlet fonlarından yardım alan bir parti değiliz. Daha fazla sokak çalışması yapıyoruz kendi imkanlarımızla. Düzen partileri bir yana ama komünistler en çok halkla temas eden noktadadırlar. Onlar seçim sathı mahalline girildiğinde halkla temas etmeye çalışırlar, biz seçimden sonra, 1 Nisan’da nerede sokağa çıkacağımızı düşünürüz. Sokakta, ‘Çok gençsin’ değil, daha çok, ‘Helal olsun’ tepkisi alıyorum” ifadelerini kullandı.

“Aday olduğumuz yerlerde ÇEDES’i uygulatmayacağız”

“Aday olduğumuz yerlerde ÇEDES’i uygulatmayacağız”

İzmir’de Büyükşehir’in yanı sıra Aliağa’da Cem Gözüaçık’ın aday gösterildiği hatırlatan Çelik,
partisinin seçim bildirgesine ilişkin şunları söyledi:

Ben eğitim emekçisiyim, Cem Gözüaçık hizmet emekçisi. Mega projeler üzerine bir bildirgemiz yok, ilkelerimiz var. Halktan alınan vergilerden oluşuyor bütçeler. Halk için kullanılmıyorsa bir sorun var demektir. Kimin yöneteceği tartışması, belediye seçimlerini ortaya çıkarıyor. Düzen partileri tarafından kamucu şekilde kullanıldığını düşünmüyoruz. Halk ulaşımı kullanmak için belli bir vergi ödüyor. Bu vergiler belediye bütçelerine gidiyor ama ulaşım hala çok pahalı. En pahalı suyu kullanıyoruz. Halk için kullanılması gereken bütçe nereye aktarılıyor ki biz hala en pahalısını kullanıyoruz? Emekçilerin bugün yaşam koşulları ortada. Dolar kuru tırmanıyor. Bu bütçeler tarikatlara ve cemaatlere gönderiliyor. ÇEDES’le birlikte bugün imamlar okullarda. ÇEDES’in uygulanmaması için elimizden geleni yapmalıyız adaylığımızı koyduğumuz yerlerde. Belli okullarda bunun mücadelesini vermek zorunda kalan meslektaşlarım var. Pedagojik formasyonu olmayan kişiler tarafından okuldan çocuklar çıkarılamaz. İmam çocukları camiye götürmüş, namaz kılma eğitimi veriyor, ‘Annenin öldüğünü düşün, nasıl hissedersin?’ diyor. Bunun sonu yok. Nasıl önlem alırız? Önce sokakta mücadele ederiz. Tarikat ve cemaatleri kovmanın mücadelesini vermemiz lazım.

CHP sadece seçim döneminde solcu”

“Düzen partilerinden kendini muhalefet olarak tanımlayanlar da var. CHP AKP’ye karşı zıt konumda olduğunu ifade ediyor ama sadece seçim dönemlerinde solcu ifadeler duyuyoruz” diyen Çelik, “Sol gösterip sağ vuranlara mahkum değiliz, diyoruz. Kadın hakları lağvedilirken bunca sene ne yaptınız, hangi yasalara onay verdiniz, kadın haklarına dair sokak mücadelesi örgütlediniz mi, diye sormak lazım. Pozitif ayrımcılık kadın haklarının onların zaten hakları olduğunu reddetmek aslında. Kadının evde olması bir tartışma konusu. Gündüz kuşağı programları kadın programı olarak geçiyor. Kadınlar niye çalışmıyor? Emekçi kadınların kendi alın teriyle kazanabileceği paralar çocuklarının kreşine gittiği için çalışmamayı tercih ediyorlar. Bir diğer ayağı da gericilik. Belediyelerde, her mahallede ücretsiz kreş olmalı. Çocuk bakımını profesyonel bir şekilde kamu yapmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Halkın yerel yönetimlere doğrudan katılımı da diğer önemli mesele” diyen Çelik, “Belediye meclisleri belediyenin kararlarını denetliyor. Orada tartışılan şeyler ihalenin hangi şirkete verileceği üzerine bir kurgu. Bu kurgu sendika, iş yeri ve mahalle temsilcileriyle yapılır. Halk komiteleri kuracağız. O belediyenin taşeron iş verip vermediğini, ihale açıp açmadığını, hangi projenin halk yararına olduğunu denetleyecek bir mekanizma” açıklamasını yaptı.

“Su ve ulaşım ücretsiz olacak, taşeronu tamamen kaldıracağız”

Suyun ve ulaşımın ücretsiz olması gerektiğini söyleyen Çelik, “Kent içi ulaşım herkesin hakkı; cendere ve zulüm haline gelmemeli” dedi.

“Taşeronu kaldıracağız” diyen Çelik, “Bir inşaat şirketini zengin etmek üzere halkın alanları peşkeş çekilemez. Kimlerin zengin olacağına belediyeler karar veriyor. Bizim yönetim anlayışımızda ihalecilik geçemez. Belediye başkanının kapısı olmaz. Halka açık bir belediyecilik anlayışının olması gerekir” şeklinde konuştu.

“Biz bambaşkayız, kimi zenginleştireceğimizi düşünmüyoruz”

“İzmir’in pahalı olması, ulaşımın pahalı olması en sık aldığımız şikayet” diyen Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: Kiralar ve yurt sorunu… Öğrenciler sosyal hayata katılmakta zorlanıyor. Eve çıkmanın maliyeti çok yüksek. Esnafta kasanın hemen üstüne A4 yapıştırıp o ay elektrik faturasının kaç geldiği yazıyor. Bunu halka göstermek istiyorlar. Düzen partilerinin programına bakıyoruz. Yeni ihale ve ranta dair projeler var hep. Bu projelerin emekçi halka faydası var mı? Renkleri, sloganları farklı olabilir ama öz itibarıyla hepsi hangi sermaye grubunun zenginleşeceği konusuna kafa yoruyor. Emekçiler kentin dışına itilmiş durumda. Kent merkezinde sosyalleşmelerini sağlayacak alanlar özelleştirildi. Bir sermaye grubunun ve ancak zenginlerin gidebileceği projeler de kapıda. Sermaye, ihale, rantın yarıştığı seçimde yalnızca kamucu anlayışı yarıştırıyoruz. Biz bambaşkayız. O yüzden seçimlerde bizim de olmamız gerekiyor. Düzen partilerinde sizi seçmiyorlarsa yanınıza alıyorsunuz yüz kişiyi, başka partiye geçiyorsunuz. Demek ki bunların bir ilkesi yok. Küçücük bir ilde 100-200 kişi istifa edip başka partiye geçiyor. 30 büyükşehirde adaylıklarımız var. Hiçbiri bir inşaat şirketinin patronu değil, hepsi maaşlı çalışanlar. Bundan çok mutluyuz. Pusulada orak çekici görecek halkımız. Halkımızdan kamucu anlayışa, sağa değil, gerçek sola oy vermelerini istiyoruz.

20 Mar 2024 - 15:01 İzmir- İzmir Haberleri

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.