- G:

Aytekin Aktaş: “CHP’nin ceket siyaseti yüzünden Urla’da aday çıkarmak zorunda kaldık”

“CHP’nin aday belirleme sürecinde daha katılımcı olmasını beklerdik” diyen TİP Urla Belediye Başkan Adayı Aytekin Aktaş, “Urla eşrafının rızasının alındığı bir süreç olsaydı belki alternatif geliştirmek zorunda kalmayacaktık. Aday olmak icap etti” ifadelerini kullandı.

Serhat Sincar
Serhat Sincar Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

TİP Urla Belediye Başkan Adayı Av. Aytekin Aktaş, Pınar Teke’yle Yenigün’de Sabah programına konuk oldu.
“Urla’yla organik bağlarımız ilçenin problemlerini çözmeye yetecek kadar kuvvetli” diyen Aktaş, “İş başa düştüğü için aday olmak icap etti. Adalet ve Hukukçular İzmir Sekreterliği görevini yürüttüm. Bu da bizim için bir görev. Belediye başkanlığına herhangi bir görevden çok farklı bir gözle bakmıyorum. Urla’da kadın aday olmasını çok istedik. Bir şekilde inisiyatif almak gerekti. İlçe örgütünün de kuruluş sürecinde yer aldım. Urla’da bir şeyler yapabileceğimizi biliyorduk. Bizde isimler, kadın-erkek önemli değildir. TİP bir halk hareketidir. Sosyalist mücadelenin, halkçı, kamucu belediyecilik ilkelerine göre hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Halk bu cendereye, deli gömleğine sığmaz”

“Urla’da kayyımdan önce de problemler vardı” diyen Aktaş, “Şimdiye kadar dokunulmayan kamusal hizmetlere dokunmuş bulundu. Halk plajını açtılar mesela. Tabii ki kayyımın her türlüsüne karşıyız. Bu not alınmalı. Neden batıda kayyım atanan tek ilçe Urla? Yargı muhalefete gelince çalışması gerektiği gibi çalışmaz. Can Atalay’dan biliyoruz. Yerel seçimlere yerel seçimler gözüyle bakmıyoruz. ‘Memleketin bütün kaleleri zapt edilmiş’ diyebileceğimiz zamanları yaşıyoruz. CHP aday belirleme sürecinde daha özenli olmalıydı. Kayyım sürecinde doğru bir yerden siyaset yürütmedi. Kayyımdan önce de sorunlar devam ediyordu. ‘İzmir’de ceketimi koysam seçilirim’ anlayışı var. Taş koysa seçilecek yerler de var gerçekten. Türkiye siyasetini şu cendereye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Şunlar gelirse böyle öcüler gelir, bunlar gelirse böyle canavarlar gelir. Siyaset böyle bir şey olamaz. Bu halk bu cendereye sığmaz. Bu bir deli gömleği işin aslı. Aday olmak zorunda kalmamızın gerçek sebebi bu. Gerçekten halkçı, şeffaf, katılımcı demokrasiye inanan, kimseye eyvallahı olmayan gerçekten toplumcu bir harekete ihtiyacı var bu halkın. Her görüşten insan belediye meclisinde halkın çıkarlarını en iyi siz savunursunuz diyor. Tabii ki de CHP’nin ciddi kazanımları var. AKP’yi muhatap bile kabul etmiyoruz zaten. İzmir Büyükşehir’in bile zora sokulduğu bir başarısızlıktan bahsediyoruz. AK Parti’nin İzmir’de CHP’nin ensesinde olması bence başarısızlıktır. Hatay dışında bütün büyükşehirlerde CHP’nin karşısına aday çıkarmadık. 38 milletvekili vermiş bizden az oy alan partilere CHP. Toplumsal muhalefetin en geniş anlamda kazanmasını istiyoruz. O yüzden hassas davrandık. Emanet ettiğimiz oyları geri alıyoruz. Ceket anlayışı hakim olduğu için 30 yıldır Urla’yı CHP yönetiyor. Kapı kapı gezdik. Bazı yerlere çivi çakılmamış. Kanalizasyon ihtiyacı konuşuyoruz cumhuriyetin yüzüncü yılında. Bunu ne cumhuriyetçi ne halkçı anlayışa yakıştırmıyoruz” açıklamasını yaptı.

Aytekin Aktaş: “CHP’nin ceket siyaseti yüzünden Urla’da aday çıkarmak zorunda kaldık”

“Halk, ‘Belediye ne iş yapar bilmiyoruz’ diyor”

Aktaş sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Beş yılda bir seçimde gelirler’ diyorlar, biz, ‘Belediyeden ne bekliyorsunuz?’ dediğimizde şaşırıyorlar. ‘Belediye ne iş yapar, bilmiyoruz’ diyorlar. Aday belirleme süreçlerinin daha katılımcı olmasını beklerdik. Urla eşrafının rızasının alındığı bir süreç olsaydı belki yine alternatif geliştirmek zorunda kalmayacaktık. Ne saray rejimine ne de potansiyelini gerçekleştirmeyen yerel yönetime razıyız. İlk seçim olduğu için belki en iddialı pozisyonda değiliz belki ama en azından belediye meclislerinde güçlü bir şekilde olabilirsek eleştirdiğimiz hususlarda pasif agresif eleştiriden ziyade taşın altına elimizi sokabiliriz.”

“Biz değil, Hatay İttifakı Gökhan Zan’ı aday olarak seçti”

Hatay’ın Türkiye’nin özeti olduğunu belirten Aktaş, “Siyasi, ahlaki, ekonomik çok komplike bir deprem yaşanıyor son yirmi yıldır. Türkiye aynı Hatay gibi enkaz altında. Depremin on günü sahada olan biri olarak şunu söyleyebilirim. Neredeyse hiçbir hizmet, merkezi devlet kurumlarını görmedik. Yerel yönetimin de dolaylı olarak saray rejimi kadar olmasa bile halkçı anlayıştan uzak olduğunu, organize olmadığını gördük. Yerel yönetimler de sınıfta kaldı. Teknik inceleme devam ediyor montaj süreciyle alakalı. Kesin sonuca ulaşmak için yargı sürecini beklemek zorundayız. Hatay İttifakı oluşmuştu. Zan aslında TİP’in adayı değildi. Savaş’ın tekrar aday gösterilmesi küfür gibi oldu. Bütün görüşmeler sonlandıktan sonra Hatay’ın bütün bileşenleri bu seçimde CHP’nin adayını kabul etmeyeceğini söyledi. Üzülerek söylüyorum sosyalist bir ittifak değil bu. Keşke tek başımıza kazanma şansımız olsaydı. Bunun için inisiyatif aldık. Savaş açıklandığında partimiz, ‘Halkımızı seçeneksiz bırakmayacağız’ dedi. Hatay İttifakı kendi içinde Gökhan Zan’ı aday olarak belirlemişler ve bizim kapımızı çaldılar. Destekleme pozisyonunda kaldık. Sevilen bir milli sporcu. Sonradan çıkan ses kayıtları doğru mu bilmiyorum. Kayıtlar çok gerçekmiş gibi gelmiyor ama sonucu beklemek durumundayız. Partimizin kabul edemeyeceği ilişkiler gerçekleştiği için parti desteğini çekti. Bunu hasır altı da edebilirdik. Bu şeffaf siyasettir. Biz hesabını veremeyeceğimiz bir ilişkinin içine girmeyiz” ifadelerini kaydetti.

“Bir avuç siyasi kan emiciye teslim olmayacağız”

“Urla halkı sizi nasıl karşıladı?” sorusunu yanıtlayan Aktaş, “Urla halkının çok ciddi bir teveccühü oldu. Urla’da yıllardır avukatlık yaptığım için ilişkimiz vardı zaten. TİP’in ilkeli ve halkçı siyasetin karşılığı tabii ki. Halk olumsuzluklardan yorulmuş. Genel seçimlerden sonra yılgınlık da sinmiş. Çok anlaşılır. Genç ve tanıdıkları biri olmam itibarıyla olumlu karşılık aldım. Halkın umutsuzluğu aralanır oldu. ‘Ben sandığa gitmeyecektim ama siz adaysanız yine gideceğim’ diyen çok insan oldu. Psikolojik anlamda karanlıktan kurtulmaya dair inanç azaldı. Aday olmamızın çok doğru bir karar olduğunu gördük. Rant için yapılan siyasete bozuk düzen diyoruz. Halk da bozuk düzenden sıkılmış. Eğitim seviyesi yüksek bir ilçe. TİP Gezi’de halkın ne istediğini doğru anladı. Biz aslında bunu hatırlatıyoruz. Bu halkın sahipsiz olmadığını, inatçı olduğunu, zamanında yedi düvele karşı bağımsızlığını koruduğunu, bir avuç siyasi kan emiciye teslim olmayacağını hatırlatmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Halkın sesi olacak çok cevval yoldaşlarımız var”

“Belediye meclisi listemiz Urla’nın en kaliteli listesi” diyen Aktaş, “En az beş üyemizi belediye meclisine sokarak, bu sayı ona kadar da çıkabilir, eleştirdiğimiz rant düzenine, hizmet göstermeme anlayışına son vermek istiyoruz. Halkın sesi olacak çok cevval yoldaşlarımız var. Zaten bizi tanıyorlar. Belki 50 bin insana doğrudan temas ettik. Halkın bilincine, yurtseverliğine güveniyoruz. Bu sefer elini vicdanına koyup halkçı bir anlayışı destekleyecektir” diye konuştu.

“Önce mevcut değerleri koruyacağız”

Projelerinden bahseden Aktaş, “Urla’da bir savunma ayağı olacak. Savunulması gereken SİT alanları var. Yarımada Projesi kısmen atlatıldı. Sermayeyi kapıdan kovuyoruz, bacadan geri geliyor. Ciddi rantın söz konusu olduğu bir yer. Enginar bugün Urla’da yetişmez hale geldi. Önce mevcut Urla’mızı tarihi ve doğal dokusuyla korumak istiyoruz. Arıtma sıkıntısı var denizler için. Ciddi betonlaşma var. Yer altı suları tükeniyor. Bir dönem belki bu koruma projeleriyle geçecek. Meclis toplantılarını canlı yayınlamak istiyoruz. Ciddi bir tarım potansiyeli var ama kooperatifler desteklenmiyor yeterince. Makas açık gelir konusunda. Belediye tesislerini her mahallede yaygınlaştırmak istiyoruz. Üreticiyle tüketiciyi bir araya getirip herkesin kazandığı projelerimiz var. Halk plajı sıkıntısı var. Kayyımın yaptığı plaj var yakın zamanda. Ne kadar kızsak da istendiği zaman bir şeyler yapılabiliyormuş demek ki. Mahallelerde halk meclisleri oluşturacağız. Sivil toplum bilincinin noksan olduğunu gördük Urla’da. Katılımcı ve denetlenebilir yönetim anlayışına sahibiz. Halkı birlikte yönetmeye davet ediyoruz. İmece evleri öngörüyoruz. Hem yardım hem eğitimde fırsat eşitliği alanında bütün ihtiyaçları muhtarlıkla koordineli bir şekilde mahallede çözmek istiyoruz. Üniversite öğrencileri için gençlik kartı çıkarıp ulaşım ve kültürel faaliyetlerden olabildiğince ücretsiz yararlanmaları sağlamak istiyoruz. Üniversite kenti havasında değiliz. Yüzüncü yılda ülkeyi demir ağlarla örememiş olmamız bizi üzüyor. Kamu kaynakları doğru şekilde kullanılırsa, peşkeş çekilmezse yeteceğini düşünüyoruz. Turizmden de faydalanmıyor Urla. Bütün kıyılarda deniz turizmi, tekne turları çok meşhur. Bununla ilgili de yapılması gereken şeyler var.

Urla’yı birlikte yönetmek istiyoruz. Bu düzen değişmez, demeyelim. Urla çok güzel bir yönetimi hak ediyor” açıklamasını yaptı.

26 Mar 2024 - 11:30 İzmir- İzmir Haberleri

Mahreç  Pınar Teke


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.